Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik: Ruhsatlandırma, Ambalaj ve Dağıtım Esasları
Lawantra
02.07.2026
Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK), insan sağlığını koruyucu ve tedavi edici etkileri olan tıbbi bitki çaylarının kaliteli, etkili ve güvenli şekilde piyasaya sunulmasını amaçlayan kapsamlı bir Yönetmelik yayımlamıştır. Yönetmelik, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne dayanılarak hazırlanmıştır.
Yönetmeliğin kapsamı, endüstriyel olarak veya eczanelerde majistral olarak hazırlanan ve sadece eczanelerde satılan tek drog veya karışım halindeki tıbbi bitki çaylarını içermektedir. Takviye edici gıdalar ve gıda olarak piyasaya arz edilen bitki çayları ise kapsam dışı bırakılmıştır. Bu ayrım, özellikle 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile kesişen alanlarda avukatlara önemli sınıflandırma sorunları sunmaktadır.
Tanımlar bölümünde “tıbbi bitki çayı”, “temel drog”, “yardımcı drog”, “dolgu drog”, “farmakope”, “elektronik takip sistemi”, “vijilans” gibi kritik kavramlar ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır. Özellikle “iyi bilinen kullanım” kavramı, en az on yıllık kullanım süresi ve bilimsel kanıt zorunluluğu ile Avrupa Birliği mevzuatına uyum açısından dikkat çekicidir.
Ruhsat başvurusu için gerçek kişilerin en az lisans mezunu olmaları, ticaret şirketlerinin ise yetkili kişi istihdam etmeleri zorunludur. Başvuru dosyasında diploma, noter onaylı belgeler, üretim yeri izin belgesi, farmakope uygunluk sertifikası, vijilans belgeleri, ambalaj ve kullanma talimatı örnekleri gibi çok sayıda belge talep edilmektedir. Türkiye’ye özgü endemik bitki türleri için ise taksonomik kayıt, sürdürülebilir temin planı ve CITES belgesi zorunlu tutulmuştur.
Üretim yeri, üretim yöntemi (dekoksiyon, infüzyon, maserasyon, perkolasyon) ve bitmiş ürün kontrolleri ile ilgili ayrıntılı teknik şartlar getirilmiştir. Stabilite testleri, farmakolojik ve toksikolojik veriler, preklinik ve klinik araştırmalar için Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik hükümlerine atıf yapılmıştır.
Ambalaj ve kullanma talimatı hükümleri oldukça katıdır. Dış ambalajda ruhsat numarası, parti numarası, son kullanma tarihi, karekod, Braille alfabesi, “Sadece eczanelerde satılır”, “Kullanmadan önce kullanma talimatını okuyunuz” gibi zorunlu uyarılar yer almalıdır. Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ne uyum da zorunludur.
Dağıtım aşamasında her tıbbi bitki çayı elektronik takip sistemine kaydedilecek, karekod ve paket transfer sistemi kullanılacaktır. Ruhsatlandırma süreci, ön inceleme (30+30 gün), bilimsel değerlendirme (90 gün) ve itiraz mekanizmalarını içermektedir. Ruhsat askıya alma ve iptal halleri 26 maddede ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Vijilans yükümlülükleri, piyasa gözetimi, bilimsel gelişmelere uyum zorunluluğu ruhsat sahibinin temel sorumlulukları arasındadır.
Ruhsat devri prosedürü de ayrıntılıdır. Noter sözleşmesi, taahhütnameler, vijilans yetkilisi belgesi ve üretim yeri izin belgeleri zorunludur. Ortak pazarlama durumunda eş zamanlı varyasyon başvurusu ve taahhütname şarttır.
Avukatlar için bu Yönetmelik, özellikle ruhsat başvurularının reddi, itiraz prosedürleri, endemik bitki kullanımına ilişkin idari davalar, vijilans bildirimlerinden doğan sorumluluklar ve ruhsat devri sözleşmelerinde kritik hukuki inceleme konuları sunmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile kesişen yönleri, ambalajdaki uyarı yükümlülükleri ve eczane satış zorunluluğu da tüketicinin bilgilendirilmesi açısından önem arz etmektedir.
Yönetmelik, tıbbi bitki çaylarının beşeri tıbbi ürünlerden ayrışmasını netleştirmekte ve geleneksel kullanım ile bilimsel kanıt arasındaki dengeyi kurmaya çalışmaktadır. Bu çerçevede hukuk profesyonellerinin, müvekkillerine verecekleri danışmanlıkta monograf zorunluluğu, sürdürülebilirlik taahhütleri ve elektronik takip sistemi yükümlülüklerini titizlikle ele almaları gerekmektedir. (Word count: 812)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3048 Sayılı Kararı: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Başvuru Zamanı
Yargıtay, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi başladıktan sonra yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturdu. Bu karar, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidererek uygulamada birlik sağladı.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2026/1095 Sayılı İlke Kararı: Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kaza mağdurlarının kişisel verilerinin hukuka aykırı işlenmesine ilişkin önemli bir İlke Kararı yayınladı. 20.05.2026 tarihli ve 2026/1095 sayılı karar, hasar danışmanlığı şirketleri, sigorta eksperleri ve avukatların uyması gereken sınırları netleştirmektedir.