TBB Başkanı Erinç Sağkan’dan Kayseri Barosu Ziyareti: Medeni Kanun’un 100. Yılı ve Cumhuriyet Değerleri
Lawantra
06.06.2026
Türk Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Erinç Sağkan’ın Kayseri Barosu’nu ziyaret etmesi, hukuk camiası açısından önemli bir gündem oluşturdu. Ziyaret sırasında düzenlenen sempozyumda, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı vesilesiyle Cumhuriyet’in temel değerleri ve laik hukuk devleti ilkeleri detaylı biçimde ele alındı.
Sağkan, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun kabulünü, Cumhuriyet’in ilanı ile eşdeğer bir devrim olarak nitelendirdi. Kanunun, eşit yurttaşlık ilkesinin hukuki temeli olduğunu vurgulayan TBB Başkanı, “Medeni Kanun’un taşıdığı değerlerin mücadelesi, yüz yıllık bir mücadeledir ve bugün de sürmektedir” ifadelerini kullandı. Bu vurgu, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için özellikle önemlidir; zira Medeni Kanun, sadece bireysel hakları düzenlemekle kalmamakta, aynı zamanda toplumsal dönüşümün de anahtarı konumundadır.
Konuşmasında kişilik haklarının korunması, mülkiyet hakkının güvencesi, dernek ve vakıf özgürlüğü, vesayet ve koruma mekanizmaları gibi temel hukuki kurumların Medeni Kanun’un kurucu çerçevesi içinde düzenlendiğini hatırlatan Sağkan, kanunu “sosyal hayatın hukuki omurgası” olarak tanımladı. Yüz yıl önce atılan bu adımın, bireyi cemaat içinde eriyen bir varlık olmaktan çıkarıp, hak sahibi, eşit ve sorumlu bir özne haline getirdiğini belirtti. Bu yaklaşım, Cumhuriyet’in toplumsal sözleşmesi niteliğindedir.
TBB Başkanı, Türkiye Barolar Birliği olarak Cumhuriyet devrimlerinin, kadınların ve çocukların kazanılmış haklarının, laik ve demokratik hukuk devletinin yanında durmaya devam edeceklerini açıkça ifade etti. Bu beyan, özellikle günümüzde kadın ve çocuk haklarına yönelik tartışmaların yoğun olduğu bir dönemde, meslektaşlarımıza önemli bir mesleki duruş hatırlatması niteliğindedir.
Sempozyumun açılışında Kayseri Barosu Başkanı Av. Murat Tolga Özsoy, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Adıgüzel ve Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç da birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmacılar, Medeni Kanun’un tarihsel önemine ve günümüzdeki yansımalarına değinerek, hukukun toplumsal dönüşümdeki rolünü vurguladılar.
Etkinlik öncesinde “Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet Sergisi”nin açılışı da yapıldı. Sergi, Medeni Kanun’un kabul sürecini, hazırlık çalışmalarını ve toplumsal etkilerini belgeleyen önemli bir arşiv niteliği taşımaktadır. Bu tür etkinlikler, genç avukatlar ve hukuk öğrencileri için tarihsel perspektif sunmanın yanı sıra, mesleki aidiyet duygusunu da güçlendirmektedir.
Medeni Kanun’un kabulüyle birlikte Osmanlı’dan kalan Mecelle’nin yerini alan yeni kanun, özellikle kadınların miras, evlilik ve boşanma haklarında köklü değişiklikler getirmiştir. Kanun, bireysel hak ve özgürlükleri merkeze alarak, laik bir hukuk sisteminin temelini atmıştır. Avukatlar olarak bu kanunun uygulanmasında karşılaşılan güncel sorunlar –örneğin aile içi şiddet, miras uyuşmazlıkları, vesayet uygulamaları– bağlamında, kanunun ruhuna uygun yorumların yapılması büyük önem taşımaktadır.
Sağkan’ın konuşmasında altını çizdiği “yüz yıllık mücadele” ifadesi, Medeni Kanun’un zaman içinde çeşitli siyasi ve toplumsal baskılarla karşı karşıya kaldığını da ima etmektedir. Özellikle son yıllarda aile hukuku alanında yapılan yasal değişiklikler ve yargı kararları, kanunun temel ilkelerini koruma açısından meslektaşlarımızın dikkatli olmasını gerektirmektedir.
Kayseri Barosu ziyaretinin, barolar arası dayanışmayı güçlendirmesinin yanı sıra, Cumhuriyet’in temel değerlerini savunma konusunda ortak bir irade ortaya koyması da önemlidir. TBB’nin bu tür ziyaretler ve sempozyumlar yoluyla baroları bir araya getirmesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin korunmasında kritik rol oynamaktadır.
Sonuç olarak, bu ziyaret ve sempozyum, avukatlara Medeni Kanun’un sadece bir kanun metni olmadığını, aynı zamanda bir medeniyet projesi olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Meslektaşlarımız, günlük pratiklerinde bu kanunun taşıdığı değerleri savunmak ve geliştirmekle yükümlüdür. Laik, demokratik ve sosyal hukuk devletinin korunması, yalnızca siyasi bir tercih değil, aynı zamanda mesleki bir sorumluluktur.
Hukuk profesyonelleri olarak, Medeni Kanun’un 100. yılında onun getirdiği eşitlik, özgürlük ve laiklik ilkelerini her platformda savunmaya devam etmeliyiz. Bu mücadele, sadece geçmişin mirasını korumak değil, gelecek nesillere daha güçlü bir hukuk devleti bırakmak anlamına da gelmektedir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.