Tahliye Taahhütnamesinin Hukuki Niteliği, Geçerlilik Şartları ve Yargıtay Uygulaması
Lawantra
26.05.2026
Tahliye taahhütnamesi, kiraya veren lehine düzenlenen ve kiracının belirli bir tarihte kiralanan taşınmazı boşaltmayı taahhüt ettiği yazılı bir hukuki belgedir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında kira hukukunun en önemli enstrümanlarından biri olan bu taahhüt, hem adi yazılı şekilde hem de noterde düzenlenebilmektedir. Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşılan zorluklar, taahhütnamenin geçerlilik şartlarının titizlikle incelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Tahliye taahhüdünün hukuken geçerli sayılabilmesi için öncelikle yazılı olması şarttır. Sözlü taahhütler Yargıtay içtihatları uyarınca kabul edilmemektedir. Noter huzurunda düzenlenen taahhütnamelerde kiracının imza veya tarihin sonradan doldurulduğuna ilişkin itiraz hakkı bulunmamaktadır. Bu durum, noter onaylı belgelerin ispat gücünü önemli ölçüde artırmaktadır. Taahhütnamede tahliye tarihinin gün, ay ve yıl olarak açık ve kesin biçimde belirtilmesi zorunludur; belirsiz veya muğlak ifadeler taahhüdü baştan itibaren geçersiz kılacaktır.
Yargıtay’ın köklü içtihatlarından biri, tahliye taahhüdünün kiralanan taşınmazın tesliminden sonra düzenlenmesi gerektiğidir. Kira sözleşmesiyle aynı anda veya öncesinde düzenlenen taahhütler, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 04.10.1944 tarihli ve Esas No: 1944/15-20, Karar No: 1944/28 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile geçersiz kabul edilmiştir. Bu kararda, ilk kira sözleşmesine konulan tahliye taahhütlerinin, kira sözleşmesinin kanunen uzamasını sağlayan hükümleri etkisiz kıldığı ve bu nedenle hukuka aykırı olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Boş olarak imzalanan tahliye taahhütnamelerinin kiraya veren tarafından sonradan doldurulması, belgenin geçerliliğini otomatik olarak ortadan kaldırmamaktadır. Kiracı, taahhüdün kiralananın tesliminden önce veya kira sözleşmesiyle aynı tarihte doldurulduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını yazılı delille ispat etmek zorundadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2009/12238 Esas, 2010/2452 Karar sayılı ilamı bu hususu netleştirmektedir. Kiracının belgeyi imzalarken boş kısımların nasıl doldurulacağını peşinen kabul ettiği kabul edilmekte, bu nedenle iddianın ispat yükü kiracıya düşmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/975 Esas, 2021/1108 Karar sayılı ve 2021 yılında verilen önemli kararında, adi yazılı tahliye taahhütnamesinde ispat yükünün doğru biçimde dağıtılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemenin ispat yükünü ters çevirerek davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Kararda, TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca ispat yükünün, iddia ettiği vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu bir kez daha hatırlatılmıştır.
Tahliye taahhütnamesinde düzenleme (tanzim) tarihinin boş bırakılması, belgenin geçersizliğine yol açmamaktadır. Ancak düzenleme tarihi yazıldığında kiracı, fiili imkânsızlık, kiralananın teslim edilmediği veya kira sözleşmesiyle aynı tarihte taahhüdün alındığı yönündeki iddialarını ileri sürme imkânı bulur. Özellikle kiracının pasaport kayıtlarıyla yurt dışında olduğunu kanıtlaması, Yargıtay tarafından belgenin geçersizliği için kesin delil kabul edilmektedir. Bu durum, taahhütnamenin gerçeğe aykırı biçimde ve baskı altında düzenlendiğinin somut kanıtı olarak değerlendirilmektedir.
Tahliye taahhütleri şarta bağlı olarak da düzenlenebilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 170. maddesi uyarınca tarafların borcun doğumu veya sona ermesini bir şartın gerçekleşmesine bağlama özgürlüğü bulunmaktadır. Yargıtay, şartlı tahliye taahhütlerini ilke olarak geçerli kabul etmekle birlikte, kiraya verenin şartın gerçekleştiğini kesin delillerle ispat etmesini zorunlu kılmaktadır. İspat yükümlülüğünün yerine getirilememesi halinde taahhüt geçersiz sayılacaktır.
Uygulamada yaşanan en büyük sorunlardan biri, boş taahhütnamelerin sonradan doldurulması nedeniyle kiracıların hakkaniyete aykırı biçimde tahliye edilmesidir. Özellikle kira bedelini ödemeyen veya sözleşmeye aykırı davranan kiracıların tahliye süreçlerinde yerel mahkeme, istinaf ve temyiz aşamalarının uzaması, 1 Eylül 2023 itibarıyla getirilen dava öncesi zorunlu arabuluculuk uygulamasının yarattığı gecikmeler, kiraya verenin hukuki hakkını önemli ölçüde zedelemektedir.
Hukuk sistemimizde hak ve nesafet ilkeleri (TBK m. 4) göz önünde bulundurulduğunda, kiracı ile kiraya veren arasındaki menfaat dengesinin adil biçimde kurulması gerekmektedir. Bu bağlamda, tahliye taahhütlerinin yalnızca noter huzurunda düzenlenmesi, kira kaynaklı uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartının kaldırılması, istinaf ve temyizdeki parasal sınırların günümüz ekonomik gerçeklerine göre yeniden belirlenmesi ve yargı süreçlerinin hızlandırılması, avukatlar açısından önemli mesleki ve sistemik talepler olarak öne çıkmaktadır.
Tahliye taahhütnamesi uygulaması, kira hukukunun hem teorik hem pratik boyutlarını bir arada barındıran karmaşık bir alandır. Avukatların bu konuda müvekkillerine vereceği hukuki danışmanlık, taahhütnamenin düzenlenme aşamasından itibaren titiz bir incelemeyi gerektirmektedir. Özellikle ispat yükü, delil değerlendirmesi ve Yargıtay’ın güncel içtihatlarının yakından takip edilmesi, dava stratejilerinin başarısı açısından kritik öneme sahiptir.
Sonuç olarak, tahliye taahhütnamesi mekanizması, kira ilişkilerinde dengeyi sağlamak üzere tasarlanmış olsa da uygulamadaki aksaklıklar, hem kiracı hem de kiraya veren açısından adaletin tecellisini zorlaştırmaktadır. Hukuk profesyonelleri olarak bu alandaki güncel Yargıtay kararlarını yakından izlemek, müvekkillerimize daha etkin hukuki hizmet sunmamızı sağlayacaktır.
(Makale yaklaşık 850 kelime olup, avukatların dava takibi ve sözleşme hazırlığı süreçlerinde referans olarak kullanabilecekleri detaylı bir analiz sunmaktadır.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Türkiye'de Hukuki Otonomi ve Gizlilik Standartları
Türkiye'de hukuki otonomi, güncel KVKK reformları,yapay zekada gizlilik standartlarını keşfedin. Dijital dönüşüm ve veri güvenliği rehberimizi hemen inceleyin
En Yeni Hukuk Yazılım Güncellemeleri ve Faydalı Özellikler
Modern hukuk büroları için en yeni yazılım güncellemeleri! Yapay zeka, UYAP entegrasyonu ve zaman kazandıran LegalTech çözümleriyle süreçlerinizi hızlandırın.