Sporcuların Vergi Tevkifatlarının Mahsubunda Vergi Sorumlusunun Ödeme Şartı Anayasa Mahkemesi Tarafından İptal Edildi
Lawantra
04.06.2026
Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve 2025/219 Esas, 2026/43 Karar sayılı kararıyla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na 5766 sayılı Kanun ile eklenen ve 7194 sayılı Kanun ile değiştirilen Geçici Madde 72’nin (2) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “...tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla...” ibaresini Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Karar, 03.06.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
İtiraz Konusu Kural ve Başvuru Süreci
İtiraz konusu kural, sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden tevkif edilen gelir vergisinin, sporcuların yıllık beyannamelerinde mahsubuna imkan tanırken, bu mahsubun ancak vergi sorumlusu (kulüp veya dernek) tarafından vergi dairesine fiilen ödenmiş olması şartına bağlıyordu. Antalya 1. Vergi Mahkemesi, bir sporcuya ilişkin cezalı tarhiyat davasında bu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna kanaat getirerek iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Başvuru kararında, kuralın sporcuların mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale oluşturduğu, farklı kulüplerle çalışan sporcular arasında eşitsizliğe yol açtığı ve vergi sorumlusunun kusurunu sporcuya yüklediği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Mahkeme öncelikle mülkiyet hakkının Anayasa’nın 35. maddesi kapsamında ekonomik değeri olan her türlü malvarlığını kapsadığını hatırlatmıştır. Vergilendirmenin mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Ancak bu müdahalenin kamu yararı amacıyla ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi, kuralın kanunilik şartını sağladığını ve verginin zamanında tahsilini amaçlayan meşru bir amaca yönelik olduğunu kabul etmiştir. Elverişlilik ve gereklilik alt ilkeleri açısından da kuralın amaca uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak orantılılık incelemesinde Mahkeme farklı sonuca ulaşmıştır. Kararda şu hususlar vurgulanmıştır:
- Ücretlerden kaynağında vergi kesilmesi yükümlülüğü vergi sorumlusuna aittir.
- Mükellef (sporcu), kesinti aşamasında bu vergiler üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisine sahip değildir.
- Kesilen vergilerin ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca vergi sorumlusundan cebren tahsil imkanı mevcuttur.
- Vergi sorumlusunun kusurunu sporcuya yüklemek, sporcuya aşırı külfet getirmektedir.
Bu nedenlerle kuralın mülkiyet hakkına orantısız müdahale teşkil ettiği ve Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkeme, kuralın iptaline oybirliğiyle karar vermiştir.
Kararın Hukuki ve Pratik Sonuçları
Bu iptal kararıyla birlikte sporcular, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde tevkif edilen vergileri, vergi sorumlusunun bunları vergi dairesine ödeyip ödemediğini ispat etmek zorunda kalmaksızın mahsup edebileceklerdir. Bu durum özellikle transfer döneminde birden fazla kulüple çalışan veya kulübün mali sorunları nedeniyle vergi borçlarını ödeyemediği sporcular açısından önemli bir rahatlama sağlamaktadır.
Vergi hukuku uzmanı avukatlar için karar şu mesajları içermektedir:
- Vergi sorumlusu ile mükellef arasındaki sorumluluk ayrımı Anayasa Mahkemesi tarafından bir kez daha korunmuştur.
- Vergi kanunlarında yer alan “şart” ve “kısıtlamalar” ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmektedir.
- Sporcu transferleri ve image right anlaşmalarında vergi planlaması yaparken bu karar dikkate alınmalıdır.
- 193 sayılı Kanun’un Geçici Madde 72’sinin diğer hükümleri yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Tevkifat oranları ve beyanname verme yükümlülüğü değişmemiştir.
İlgili Mevzuat ve Karar Bilgileri
- Anayasa md. 13, 35
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Geçici md. 72
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
- Anayasa Mahkemesi Esas No: 2025/219, Karar No: 2026/43, Karar Tarihi: 12.02.2026
Karar, vergi hukukunda “kusur sorumluluğu” ile “garanti sorumluluğu” arasındaki dengeyi mülkiyet hakkı lehine çevirmiş önemli bir emsaldir. Avukatlar, sporcu müvekkillerinin vergi uyuşmazlıklarında bu kararı referans göstererek mahsup taleplerini güçlü bir şekilde savunabileceklerdir.
Bu iptal ile birlikte vergi idaresinin, ödenmeyen vergileri doğrudan vergi sorumlularından tahsil etme yoluna daha fazla ağırlık vereceği öngörülmektedir. Spor kulüplerinin vergi uyum süreçlerini daha titiz yönetmesi gerekecektir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Gizli Kalması Gereken Bilgileri Açıklama Suçu (TCK md. 330)
Prof. Dr. Ersan Şen’in incelemesiyle TCK’nın 330. maddesinde düzenlenen “gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçunun unsurları, cezai sonuçları ve özel kast gerekliliği detaylı olarak ele alınmıştır.
İhtiyari Arabuluculuk Tutanağındaki İşçilik Alacağı Miktarının Gerçek Ücret ve Kıdemle Örtüşmemesi Halinde Gabin Nedeniyle İptali
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin gerçek ücreti ve kıdemi dikkate alındığında orantısız düşük kalan ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının gabin nedeniyle iptalini gerektirdiğine hükmetti. Kararda arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediği, müzakere aşamasının fiilen uygulanmadığı ve işçinin iradesinin fesada uğratıldığı vurgulandı.