Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler Yapıldı
Lawantra
23.06.2026
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SED DK), Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) Yönetmeliğinde köklü değişiklikler yapan yeni bir yönetmelik yayımlamıştır. 9 Ağustos 2008 tarihli ve 26962 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan orijinal yönetmelikte 21 maddelik değişiklik paketi ile birçok temel kavram yeniden tanımlanmış, veri iletim zorunlulukları sıkılaştırılmış ve idari yaptırımlar güçlendirilmiştir. Bu değişiklikler, sigorta sektörünün şeffaflığını artırmak, veri kalitesini yükseltmek ve tüketicinin korunmasını güçlendirmek amacıyla hazırlanmıştır.
Temel Kavramlarda Yapılan Değişiklikler
Yönetmeliğin 3. maddesinde “Kurum” tanımı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu olarak güncellenmiştir. “Özellikli kuruluş” kavramı ise Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, emeklilik gözetim merkezi, Doğal Afet Sigortaları Kurumu, Tarım Sigortaları Havuzu ve sektördeki diğer kurumları kapsayacak şekilde genişletilmiştir. “Yetkili kullanıcı” tanımı da sigorta şirketleri, acenteler, brokerler, eksperler ve ilgili kişi ve kuruluşları içerecek biçimde yeniden düzenlenmiştir. Bu tanımlar, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile uyumlu hale getirilmiştir.
Merkez’in İstanbul merkezli olmak üzere şube açabilmesine imkân tanınmış, tüm sigortalara ilişkin verilerin Kurumca belirlenen esaslara göre veri tabanında tutulacağı hükme bağlanmıştır. Yönetim Komitesi’nin başkanlık yapısının da Kurum tarafından belirlenen üyelerden biri olacağı açıkça düzenlenmiştir.
Veri İletim ve Güncelleme Yükümlülüklerinde Radikal Değişiklik
Yönetmeliğin en dikkat çeken yönü, veri iletim sürelerindeki revizyondur. Daha önce “en çok bir günlük gecikme” ile kabul edilen üretim verileri artık “eş zamanlı” olarak Merkeze iletilecektir. Muallak tazminat verileri gün sonuna kadar, diğer hasar verileri ise eş zamanlı iletilmek zorundadır. Bu değişiklik, 10., 12., 14., 16. ve 23. maddelerde yer alan birden fazla hükümle pekiştirilmiştir. Trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için Birliğin talebi üzerine Merkez bünyesinde tutanak değerlendirme komisyonları kurulması öngörülmüştür. Komisyonların çalışma usul ve esasları Kurum tarafından belirlenecektir.
Bu düzenlemeler, özellikle trafik sigortası hasar süreçlerinde hızlı ve doğru veri akışını sağlayarak, kusur oranlarının daha adil tespit edilmesine katkı sunacaktır. Avukatlar açısından, hasar dosyalarında veri tutarsızlığından kaynaklanan uyuşmazlıkların azalması beklenmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleriyle bağlantılı olarak, kusur tespitine ilişkin idari ve hukuki süreçler daha güvenilir veriye dayandırılabilecektir.
Finansal Yükümlülükler ve Aşım Bedeli Sistemi
Yönetmeliğin 21., 22. ve 23. maddelerinde önemli mali düzenlemeler yer almaktadır. Merkez’in giderleri, üye sigorta şirketlerinin katılım payları, yatırım gelirleri, aşım bedelleri ve diğer gelirlerle karşılanacaktır. Yeni fıkralarla, yetkili kullanıcıların ve özellikli kuruluşların sistem kullanım sınırlarını aşmaları halinde “aşım bedeli” alınması imkânı getirilmiştir. Sürekli aşım halinde ise Sigortacılık Verilerinin Toplanması, Saklanması ve Paylaşılmasına Dair Yönetmelik’in 13. maddesi uyarınca işlem tesis edilecektir.
Aşım bedeline itirazlar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Merkeze yapılabilecek, Yönetim Komitesi itirazları 30 gün içinde karara bağlayacaktır. Bu mekanizma, veri tabanının etkin kullanımını teşvik ederken, aşırı yüklenmeyi de caydırıcı bir maliyetle dengelemektedir. Sigorta hukuku uygulayıcıları için bu düzenleme, poliçe ve hasar veri kalitesinin artması anlamına gelmekte, tazminat davalarında delil gücünü yükseltmektedir.
Yürürlük ve Geçiş Süreci
Yönetmeliğin 16. maddesine ilişkin değişiklikler 1 Ağustos 2026 tarihinde, diğer maddeler ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu kademeli yürürlük, sektörün uyum sürecini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Kurum Başkanı, yönetmeliğin yürütülmesinden sorumlu tutulmuştur.
Avukatlar ve Hukuk Profesyonelleri İçin Değerlendirme
Bu değişiklikler, sigorta uyuşmazlıklarında veri bütünlüğünün ve zamanındalığının hukuki önemini artırmıştır. Özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 1479 ve devamı maddeleri ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun veri paylaşım hükümleri bağlamında, avukatların hasar dosyalarını hazırlarken SBM verilerini daha etkin kullanmaları gerekecektir. Kusur tespit komisyonlarının kurulması, trafik kazası tazminat davalarında (2918 sayılı Kanun md. 85-92) delil değerlendirmesini etkileyebilir.
Ayrıca aşım bedeli ve itiraz mekanizmaları, sigorta şirketlerinin veri sorumluluğunu artırırken, veri sahiplerinin (sigortalıların) 6698 sayılı KVKK kapsamında haklarını da dolaylı olarak güçlendirmektedir. Hukuk profesyonelleri, yönetmeliğin getirdiği yeni yükümlülükleri müvekkillerine karşı danışmanlık verirken dikkate almalı, olası idari para cezaları ve itiraz süreçlerini yakından takip etmelidir.
Sonuç olarak, SBM Yönetmeliği’ndeki değişiklikler, sektörde dijital dönüşümü hızlandıran, veri kalitesini yükselten ve hukuki uyuşmazlıkları azaltmayı hedefleyen önemli bir adımdır. Avukatlar, bu düzenlemelerin pratikteki yansımalarını UYAP, e-Devlet ve SBM portalı üzerinden izleyerek mesleki yetkinliklerini güncellemelidir.
(Toplam kelime sayısı: 912)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı Kararı: Karakolda Darp ve Hakaret İddiasının İftira Suçu Olarak Değerlendirilmesi
Yargıtay, karakolda ifadesi alınırken darp ve hakaret gördüğünü iddia eden sanığın, tanık beyanları ve sağlık raporlarıyla çelişen şikayetinin iftira suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, isnat kastının belirlenmesinde tanık ve rapor delillerinin önemini vurgulamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı Kararı: İnfaz Kurumunda Darp İddiası ve İftira Suçu
Yargıtay, infaz kurumunda kavga olayına karışmadığı halde memurlara darp isnadında bulunan hükümlü sanığın eylemini zincirleme iftira suçu olarak nitelendirmiş ve mahkumiyet hükmünü onamıştır. Karar, kamera görüntüleri ve raporların isnat kastının belirlenmesindeki rolünü vurgulamaktadır.