Muayene Katılım Payı Tutarlarında Yapılan Artışlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğindeki Değişiklikler
Lawantra
02.07.2026
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan değişiklik ile muayene katılım payı tutarlarında önemli artışlara gidilmiştir. Bu düzenleme, genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmeti sunucularına yapılan başvurularda vatandaşlardan tahsil edilen katılım paylarının güncellenmesini içermektedir. Avukatlar ve hukuk profesyonelleri açısından konu, idari işlemlere karşı açılacak davalar, tebliğ hükümlerinin yorumu ve hasta hakları bakımından önem taşımaktadır.
Tebliğ değişikliği ile ikinci basamak resmi sağlık kurumlarında hekim ve diş hekimi muayenelerinde katılım payı 26 TL’den 50 TL’ye yükseltilmiştir. Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri ile bunlara bağlı semt poliklinikleri, üçüncü basamak hastaneler, devlet üniversitelerine ait tıp ve diş hekimliği fakültesi hastanelerinde katılım payı 26 TL’den 90 TL’ye çıkarılmıştır. Özel üniversitelerin tıp ve diş hekimliği fakültesi hastanelerinde ise 26 TL olan tutar 100 TL olarak belirlenmiştir. İkinci ve üçüncü basamak özel hastanelerde katılım payı 60 TL’den 100 TL’ye yükseltilmiştir.
Aile hekimleri veya işyeri hekimlerince sevk edilen hastalardan alınan katılım paylarında %50 indirim uygulanacaktır. Acil haller hariç olmak üzere, on gün içerisinde aynı uzmanlık dalında farklı hastanelere yapılan başvurularda ilave 30 TL katılım payı tahsil edilecektir. Daha önce bu ilave tutar 5 TL idi. Yeni tutarlar, tebliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Geçmiş dönemde muayene katılım paylarında yapılan 5-6 kata varan artışlar (45 TL’ye kadar yükselme) kamuoyunda tepki çekmiş, enflasyonu artırıcı etki yaptığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştı. Bu tepkiler üzerine zamlar geri alınarak tutarlar 20 TL’ye indirilmişti. Ancak enflasyonist baskılar nedeniyle yeniden artışa gidilmiştir.
Tebliğ değişikliğinin hukuki dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükümleridir. Kanunun 64. ve 65. maddeleri, genel sağlık sigortalılarından katılım payı alınmasını öngörmektedir. SUT, bu kanuna dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemedir. Katılım payı tutarlarının belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi geniş olmakla birlikte, bu yetkinin ölçülülük, eşitlik ve kamu yararı ilkelerine uygun kullanılması gerekmektedir.
Avukatlar açısından dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
- Katılım payı artışına karşı idari yargıda iptal davası açılması mümkün olup olmadığı,
- Sevkli muayenelerde %50 indirimin uygulanmaması halinde iade talepleri,
- Aynı branşta on gün kuralının yorumu ve istisnaları (acil haller),
- Özel hastanelerde SGK ile sözleşme şartlarına aykırılık iddiaları,
- Katılım payının reçete veya muayene belgesinde gösterilmemesi halinde doğabilecek uyuşmazlıklar.
Tebliğin 1.8.1 maddesinde yapılan değişikliklerle birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında (aile hekimleri) katılım payı alınmayacağı, sevkli muayenelerde ise %50 indirimli tahsilat yapılacağı açıkça düzenlenmiştir. Altıncı fıkrada “5 TL” ibaresi “30 TL” olarak değiştirilmiştir.
Uygulamada, katılım payı alınmasının usul ve esasları da önemlidir. Katılım payı, sağlık hizmeti sunucusunun SGK’ya fatura ettiği tutardan mahsup edilmekte veya hasta tarafından nakden tahsil edilmektedir. Tahsilatın usulüne aykırı yapılması halinde hasta, fazla ödediği tutarın iadesini SGK’dan talep edebilir. Bu taleplerde zamanaşımı süresi de ayrıca değerlendirilmelidir.
Ayrıca, 65 yaş üstü vatandaşlar, engelliler, kronik hastalığı olanlar ve belirli muafiyet grupları için katılım payı alınmaması veya indirim uygulanması yönündeki genel düzenlemelerin, yeni tebliğ değişikliği ile etkileşiminin incelenmesi gerekmektedir. Tebliğde bu muafiyetlere ilişkin hükümlerin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Hukuk profesyonelleri, tebliğ değişikliğinin Anayasa’nın 60. maddesinde düzenlenen sosyal güvenlik hakkı, eşitlik ilkesi ve ölçülülük ilkesi ile uyumluluğunu tartışabilir. Özellikle düşük gelir grupları üzerindeki ek mali yükün, genel sağlık sigortası sisteminin amacına aykırı düşüp düşmediği değerlendirilebilir.
Sonuç olarak, muayene katılım payı artışları, hem idari hukuk hem de sosyal güvenlik hukuku açısından önemli bir düzenlemedir. Avukatlar, müvekkillerinin bu artışlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hak arama yollarını (iade talebi, idari başvuru, dava) doğru şekilde yönlendirmelidir. Tebliğin lafzı ve ruhu, sevk zincirinin teşviki ve gereksiz başvuruların önlenmesi yönünde olsa da, artış oranlarının makul sınırlar içinde tutulması gerektiği açıktır.
(Yaklaşık 680 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3048 Sayılı Kararı: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Başvuru Zamanı
Yargıtay, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi başladıktan sonra yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturdu. Bu karar, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidererek uygulamada birlik sağladı.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2026/1095 Sayılı İlke Kararı: Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kaza mağdurlarının kişisel verilerinin hukuka aykırı işlenmesine ilişkin önemli bir İlke Kararı yayınladı. 20.05.2026 tarihli ve 2026/1095 sayılı karar, hasar danışmanlığı şirketleri, sigorta eksperleri ve avukatların uyması gereken sınırları netleştirmektedir.