Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nde Değişiklik: Türk Uyruklu Olmayan Gerçek Kişilerde Uzaktan Kimlik Tespiti
Lawantra
27.06.2026
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 30 Nisan 2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19), 32 sayılı tebliğ ile önemli değişikliklere uğramıştır. Bu değişiklikler özellikle Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin uzaktan kimlik tespiti sürecini detaylı bir şekilde düzenlemekte ve yükümlülere yeni yükümlülükler getirmektedir.
Temel Değişiklikler ve Kapsamı
Tebliğin 3. maddesinin (b) bendinde “finansal kuruluş” tanımı, Yönetmeliğin 3. maddesinin (f) bendinde sayılan yükümlüleri kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmıştır. En önemli yenilik ise Tebliğe eklenen “4/C” maddesidir. Bu madde, Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespitinin, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) 9303 sayılı standardına uygun, yakın alan iletişimi (NFC) özelliği olan pasaport kullanılarak uzaktan kimlik tespiti yoluyla yapılabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu yöntemle kimlik tespiti yapılan gerçek kişiler, Tebliğin 3. maddesinin (ç) bendi kapsamında “müşteri” olarak kabul edilmektedir. Uygulama, özel eğitim almış personel tarafından görüntülü görüşme yoluyla gerçekleştirilmek zorundadır. Ancak canlılık testi veya fotoğraf karşılaştırma amacıyla yapay zekâ temelli uygulamaların kullanılmasına engel teşkil etmemektedir.
Teknik ve Hukuki Gereklilikler
Pasaportun yongasında yer alan kimlik bilgilerinin pasaport üzerindeki bilgilerle eşleşmesi, yakın alan iletişimi (NFC) kullanılarak doğrulanmalıdır. Bu doğrulama yapılamadığı takdirde uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi kurulması mümkün değildir. 4/A maddesinde kimlik belgesi için öngörülen esaslar (kimlik paylaşım sisteminden doğrulama hariç), pasaport için de uygulanır. Ayrıca pasaportun ICAO 9303 standardına uygunluğu yönünden gerekli kontrollerin yapılması zorunludur.
Görüntülü görüşme sürecinde kişiyi ve pasaport üzerindeki bilgileri gösteren görüntüler alınmalıdır. Adres teyidi ise; yerleşim yeri belgesi, son üç ay içinde düzenlenmiş fatura, kamu kurumunca verilen belge veya ilgili ülkenin kamuya açık veri tabanları üzerinden risk bazlı yaklaşım çerçevesinde en geç üç ay içinde yapılmalıdır. Adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim işlemi gerçekleştirilemez.
Kimlik tespiti sürecinde elde edilen teknik veriler (IP, port, cihaz kimliği, coğrafi konum, tarayıcı bilgileri vb.) pasaporttaki bilgilerle risk temelli yaklaşım kapsamında değerlendirilir. Şüpheli bir durum tespit edildiğinde süreç derhal sonlandırılmalıdır.
Tüzel Kişiler ve Risk Yönetimi
Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişilerde, temsile yetkili Türk uyruklu olmayan gerçek kişinin kimlik tespiti de aynı esaslara göre yapılabilir. Yükümlüler, bu kapsamda risklerin tanımlanması, derecelendirilmesi, izlenmesi ve azaltılması için gerekli tedbirleri almak ve bir uygulama rehberi oluşturmak zorundadır. Uyum programı oluşturmakla yükümlü olanlar, bu tedbirleri kurum politika ve prosedürlerine dâhil etmelidir.
Riskli ülkelerin vatandaşları pasaportla uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edilemez. Müşteri kabulüne başlandıktan itibaren bir ay içinde alınan tedbirler, prosedür ve rehberler Başkanlığa bildirilmelidir.
Müşterinin Türk vatandaşlığı kazanması veya vergi mükellefiyeti tesis edilmesi halinde, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı veya vergi kimlik numarası elektronik ortamda alınarak müşteri bilgileriyle ilişkilendirilmelidir.
Yüksek Risk Grubu Tedbirleri
Bu yöntemle edinilen müşteriler yüksek risk grubunda değerlendirilir ve buna uygun izleme ve kontrol tedbirlerine tabi tutulur. Tebliğin 6. maddesi ile Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 26/A maddesindeki tedbirlerin yanı sıra şu ilave tedbirler uygulanır:
- Müşteri profiline ve iş ilişkisi amacına uygun olmayan işlemler tespit edildiğinde gerekli tedbirler alınır.
- Kimlik bilgilerinin doğrulanması için yurt içi veya yurt dışında mukim bir banka hesabından veya banka/kredi kartından para transferi zorunludur. Bu transferin ayırt edici bilgileri kontrol edilir ve müşteri hesabından başka işlem yapılmadan önce tamamlanır. Makul süre içinde tamamlanmazsa Yönetmeliğin 22. maddesine göre işlem tesis edilir.
- Hesaba yalnızca kişinin yurt dışında kendi adına açılmış banka hesaplarından para gönderimi yapılabilir. Hesaptan yurt dışına para çıkışı da yalnızca aynı kişiye ait hesaplara yapılabilir.
- Nakit yatırma ve çekme işlemlerinde Yönetmeliğin 18. maddesi göz önünde bulundurulur.
Bu kapsamda alınan müşterilere ilişkin istatistiki bilgiler her üç aylık dönemde Başkanlığa gönderilir. Pasaportla uzaktan kimlik tespitinde Tebliğin diğer kontrolleri de aykırı olmayan hükümleriyle birlikte uygulanır.
Diğer Değişiklikler
Tebliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasındaki atıf “4/A maddesinin birinci” şeklinde, 5/A maddesinde “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar” ibaresi eklenerek kapsam genişletilmiş, 6. maddenin üçüncü fıkrasında ise “Yükümlüler” ifadesi kullanılmıştır.
Avukatlar ve Uyum Sorumluları İçin Değerlendirme
Bu değişiklikler, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 4. ve 5. maddeleri ile ilgili yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında önemli pratik sonuçlar doğurmaktadır. Yükümlü kuruluşların uyum programlarını güncellemeleri, risk temelli yaklaşım politikalarını revize etmeleri ve eğitim süreçlerini buna göre düzenlemeleri zorunlu hale gelmiştir.
Uzaktan kimlik tespiti sürecinde oluşabilecek şüpheli işlem bildirimleri (ŞİB) açısından da yeni prosedürler geliştirilmesi gerekmektedir. Özellikle yüksek riskli müşteri segmentinde uygulanacak izleme ve kontrol faaliyetlerinin, MASAK’ın beklediği standartları karşılaması kritik öneme sahiptir.
Tebliğdeki düzenlemeler, uluslararası standartlara (özellikle FATF tavsiyelerine) uyum açısından da önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir. Avukatlar, müvekkillerine bu yeni yükümlülükler konusunda danışmanlık verirken, hem idari yaptırımları hem de olası cezai sorumlulukları (TCK m. 282 ve 283) göz önünde bulundurmalıdır.
Bu değişikliklerin yürürlük tarihi tebliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihtir. Yükümlülerin en kısa sürede iç prosedürlerini güncelleyerek Başkanlığa bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekmektedir.
(Makale yaklaşık 850 kelimedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2021/232 E., 2022/415 K. Sayılı Kararı: Hakimlerin Tahliye Kararlarında Takdir Hakkı ve Görevi Kötüye Kullanma Suçu
Ceza Genel Kurulu, MİT tırları soruşturmasında verilen tahliye kararının yargı takdiri kapsamında kaldığını belirterek görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükmünü onamıştır. Karar, delil standardı, CMK 100-101 maddeleri ve yargı bağımsızlığını detaylı incelemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/551 E., 2010/598 K. Sayılı Kararı: Hakimlerin Hukuki Sorumluluğu ve Tutuklama Kararlarının Gerekçelendirilmesi
Hukuk Genel Kurulu, hakimlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin HUMK 573/2 maddesi ile CMK 141-144 maddeleri arasındaki ilişkiyi incelemiş, tutukluluğun devamına ilişkin gerekçesiz kararın ağır kusur oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, yargı bağımsızlığı, masumiyet karinesi ve AİHS hükümlerini detaylı analiz etmektedir.