Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2026/1095 Sayılı İlke Kararı: Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesi
Lawantra
02.07.2026
Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), son dönemde artan şikayetler üzerine “Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesi Hakkında” 20.05.2026 tarihli ve 2026/1095 sayılı İlke Kararını kamuoyu ile paylaştı. Bu karar, özellikle trafik kazaları ve iş kazaları sonrası mağdurların kişisel verilerinin “hasar danışmanlığı”, “sigorta takip merkezi” gibi unvanlarla faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından izinsiz kullanılmasına karşı önemli düzenlemeler getirmektedir.
Kararın Temel Dayanakları
Karar, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) 4., 5., 6., 12. ve 18. maddeleri ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Ek Madde 6’sına dayanmaktadır. Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135-136. maddeleri de kararın cezai boyutunu oluşturmaktadır.
Kurula ulaşan ihbarlarda, kaza mağdurlarının kişisel verilerinin (telefon, adres, kaza tutanağı, sağlık raporu vb.) sigorta şirketlerinden hukuka aykırı yollarla elde edilerek, avukat olmadığı halde kendisini avukat gibi tanıtan kişiler veya hasar danışmanlık firmaları tarafından rahatsız edici aramalar yapıldığı belirtilmiştir. Bu durum, hem KVKK’ya hem de TCK’ya aykırılık teşkil etmektedir.
Sigortacılık Kanunu ve Tazminat Alacaklarının Devri
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Ek Madde 6’sına göre, sigorta tazminat alacakları yalnızca hak sahibine veya onun resmi vekili olan avukatına ödenebilir. Bu alacakların avukat olmayan üçüncü kişilere veya hasar danışmanlık şirketlerine devredilmesi hukuken geçersizdir ve Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir. Bu nedenle mağdurlar, verilerinin hukuka aykırı paylaşıldığını tespit ettiklerinde Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunabilecekleri gibi, KVKK’ya da 13. ve devamı maddeleri uyarınca şikayette bulunabilirler.
Sigorta Eksperlerinin Sorumlulukları
Sigorta eksperleri, 5684 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat çerçevesinde hasar tespiti, raporlama ve tazminat süreçlerini yürütmekle görevlidir. Bu kapsamda KVKK’nın 5. maddesindeki işleme şartlarına dayanarak kişisel veri işleyebilirler. Ancak bu verileri yalnızca görevleriyle sınırlı amaçlar için kullanmak, yetkisiz üçüncü kişilerle paylaşmamak, veri güvenliğine ilişkin teknik ve idari tedbirleri almak ve mesleki sır saklama yükümlülüğüne uymak zorundadırlar. Aksi halde hem idari para cezası hem de TCK m. 136 uyarınca cezai sorumlulukla karşılaşabilirler.
Veri Sorumlularının Yükümlülükleri
Kararda özellikle vurgulanmaktadır ki, kaza mağdurlarına ait kişisel verileri uhdesinde bulunduran veri sorumluları:
- Çalışanlarına kişisel verilerin korunması konusunda düzenli eğitim vermek,
- Erişim yetkilerini “asgari yetki prensibi” ile sınırlamak,
- Rol tabanlı erişim kontrolleri ve log mekanizmaları oluşturmak,
- KVKK m. 12 uyarınca gerekli tüm teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.
Bu tedbirleri almayan veri sorumluları hakkında KVKK m. 18 uyarınca idari para cezası uygulanacaktır.
Avukatlar ve Hukuk Profesyonelleri İçin Mesleki Değerlendirme
Bu İlke Kararı, özellikle sigorta hukuku, kişisel verilerin korunması ve ceza hukuku ile uğraşan avukatlar için kritik öneme sahiptir. Avukatlar, müvekkilleri olan kaza mağdurlarına şu konularda hukuki destek sağlamalıdır:
- Verilerinin izinsiz işlendiğini düşünen mağdurların KVKK’ya şikayet hakkı ve TCK m. 136 kapsamında suç duyurusu imkânı.
- Hasar danışmanlık şirketleriyle imzalanan vekâletname benzeri sözleşmelerin hukuki geçersizliği.
- Sigorta şirketlerinin verileri hangi hukuki dayanakla paylaştığının incelenmesi.
- Eksperlerin mesleki sır yükümlülüğünün ihlali halinde açılabilecek tazminat davaları.
Karar aynı zamanda, veri sorumlusu sıfatını haiz sigorta şirketleri, eksper firmaları ve avukatlık bürolarına da önemli yükümlülükler getirmektedir. Özellikle “rol tabanlı erişim” ve “log takibi” mekanizmalarının kurulması, ileride doğabilecek idari ve cezai sorumlulukları önemli ölçüde azaltacaktır.
Sonuç ve Öneriler
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2026/1095 sayılı İlke Kararı, kaza mağdurlarının özel hayatlarının korunması açısından önemli bir kilometre taşıdır. Hukuk profesyonelleri, bu kararın gereklerini titizlikle uygulamalı, müvekkillerini hem idari hem cezai koruma mekanizmaları konusunda bilgilendirmelidir.
Veri koruma hukuku giderek daha kritik bir alan haline gelmektedir. Avukatların, KVKK’nın 5., 6. ve 12. maddelerini, Sigortacılık Kanunu’nun ilgili hükümlerini ve TCK’nın veri suçlarına ilişkin düzenlemelerini yakından takip etmeleri, mesleki başarı ve risk yönetimi açısından zorunludur.
Bu İlke Kararı, aynı zamanda sigorta sektöründe etik standartların yükseltilmesi ve mağdur haklarının güçlendirilmesi bakımından da önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.
(Toplam kelime sayısı: 943)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3048 Sayılı Kararı: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Başvuru Zamanı
Yargıtay, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi başladıktan sonra yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturdu. Bu karar, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidererek uygulamada birlik sağladı.
Adalet Bakanlığı’nın 2026 İlk Yarı İade Bilançosu: 31 Ülkeden 197 Suçlu Türkiye’ye Getirildi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine göreve gelen Bakan Gürlek, 2026 yılının ilk altı ayında 31 farklı ülkeden 197 firari suçlusunun Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı. Bu rakam, uluslararası adli işbirliğinin ve mütekabiliyet ilkesinin ne kadar titizlikle uygulandığını göstermektedir.