Kira Bedelinin Tespiti Davalarında Net/Brüt Belirsizliği ve Yargıtay’ın Yaklaşımı
Lawantra
09.06.2026
Kira hukuku uygulamalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, kira bedelinin net mi yoksa brüt mü olarak belirlendiğinin hükümde açıkça ifade edilmemesidir. Bu belirsizlik, özellikle kira tespiti kararına dayalı icra takiplerinde ciddi uyuşmazlıklara yol açmakta ve hem kiraya veren hem de kiracı tarafı için önemli mali sonuçlar doğurmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/1717 Esas, 2022/8408 Karar sayılı ilamı, bu konudaki yerleşik içtihadı bir kez daha teyit etmekte ve avukatlar açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Olayda, davacı 1.850 m²’lik bir taşınmazı 01.09.1998 başlangıç tarihli dört yıllık kira sözleşmesiyle davalılara kiraladığını, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1883 Esas sayılı dosyasında verilen ve Yargıtay’ca onanan karar ile 01.09.2007 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 22.000 TL olarak tespit edildiğini ileri sürmüştür. Bu karara dayanarak 01.09.2007 – 27.02.2012 dönemi için eksik ödenen 549.044 TL’nin yasal faiziyle tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, davalıların itirazı üzerine itirazın iptali davası açılmıştır.
Davalılar ise taşınmazı 17.01.2012 tarihinde tahliye ettiklerini, kira tespit kararında brüt/net ayrımının yapılmadığını, bu nedenle bedelin brüt kabul edilmesi gerektiğini, stopaj düşüldükten sonra net 17.600 TL talep edilebileceğini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesi, kira bedelinin brüt kabulüyle davayı kısmen kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, kira bedelinin net olduğu kabulüyle ilk derece kararını kaldırmış ve itirazın daha yüksek bir miktar üzerinden iptaline hükmetmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur. Daire, yerleşik içtihadına göre kira bedelinin tespiti davalarında kira bedelinin brüt olarak tespitine karar verileceğini, hüküm fıkrasında net veya brüt ibaresi bulunmaması halinde brüt olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, stopaj ve vergi yükümlülüklerinin doğru分配 edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Kararda ayrıca, aynı taraflar arasında görülen tazminat davasında Daire’nin 2020/2108 Esas, 2021/5839 Karar sayılı ilamı ile de 22.000 TL’nin brüt kabul edildiğinin ve tahliye tarihinin anahtar teslim tarihi olan 19.01.2012 olarak belirlendiğinin altı çizilmiştir. Bu bağlamda, Bölge Adliye Mahkemesi’nin net kabulü ve tahliye tarihini 27.02.2012 olarak değerlendirmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Avukatlar açısından kararın mesleki önemi büyüktür. Kira tespiti davalarında hüküm fıkrasının net/brüt ayrımını açıkça içermesi büyük önem taşımaktadır. Belirsizlik halinde Yargıtay’ın brüt kabulü esas alması, icra takiplerinde faiz ve stopaj hesaplamalarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle 2007-2012 dönemi gibi uzun süreli alacaklarda, brüt/net farkı nedeniyle ortaya çıkan yüz binlerce TL’lik farklar söz konusu olabilmektedir.
Karar aynı zamanda tahliye tarihinin belirlenmesinde anahtar teslim tarihinin esas alınması gerektiğini de teyit etmektedir. Bu husus, kiracının fiili kullanımının sona erdiği anın tespiti bakımından kritiktir. Avukatların, kira tespiti kararlarını hazırlarken “aylık kira bedeli brüt … TL’dir” şeklinde açık ibare kullanmaları, ileride doğabilecek uyuşmazlıkları büyük ölçüde önleyecektir.
Sonuç olarak Yargıtay, kira bedelinin tespiti davalarında brüt kabul esasını bir kez daha vurgulamış, Bölge Adliye Mahkemesi’nin net kabulüne dayalı kararını bozmuştur. Bu içtihat, kiraya veren ve kiracı vekili avukatların icra ve dava stratejilerini şekillendirmede önemli bir referans niteliğindedir. Özellikle stopaj kesintisi, yasal faiz hesaplaması ve tahliye tarihinin belirlenmesi konularında titiz bir inceleme yapılması gerektiği açıktır.
Uygulamada benzer uyuşmazlıklarla karşılaşan meslektaşlarımızın, Yargıtay’ın bu kararını ve önceki emsallerini dikkate alarak hareket etmeleri, müvekkilleri lehine daha etkin savunma ve takip stratejileri geliştirmelerine katkı sağlayacaktır. Karar, aynı zamanda kanun koyucuya da kira tespit kararlarında net/brüt ayrımının zorunlu kılınması yönünde bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.