İzinsiz Kazı ve Define Araştırması Suçlarının Ayrımı - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/96 E., 2025/1538 K.
Lawantra
01.07.2026
Türkiye'de kültürel ve doğal mirasın korunması, anayasal bir ödev olmanın ötesinde, uluslararası taahhütlerin de gereğidir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu alanda temel düzenlemeleri içermektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/96 Esas, 2025/1538 Karar sayılı ilamı, Kanun'un 74. maddesinde düzenlenen iki ayrı suç tipi arasındaki ince ayrımı somut bir olay üzerinden analiz etmesi bakımından ceza hukuku pratiğinde önemli bir yere sahiptir.
Olay, Eskişehir'de bir inşaat alanında 15-20 metre derinliğinde kuyu kazılması ve hafriyatın nemli olması nedeniyle şüphe üzerine başlamıştır. Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, ancak BAM bu kararı kaldırarak sanıkları 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırmıştır. Sanıklar temyiz etmiştir. Yargıtay, temyiz istemlerini esastan reddederek BAM kararını onamıştır.
Suç Tiplerinin Unsurları ve Yargıtay Yorumu
Kararda, 2863 sayılı Kanun m. 74'ün iki fıkrası detaylı biçimde incelenmiştir. Birinci fıkra, kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapanları 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırmaktadır. Sit alanı veya korunması gerekli yerlerde bu ceza artırılamaz, aksine indirim uygulanır. İkinci fıkra ise izinsiz define araştırmasını düzenlemekte, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Ancak bu suçun oluşabilmesi için fiilin, Kanun m. 6 kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında, koruma alanlarında veya sit alanlarında gerçekleşmesi zorunludur.
Daire, yerleşik içtihadına atıfla, izinsiz define arama suçunun araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen yüzeysel araştırma faaliyetlerini kapsadığını, fiziki kazı varlığında ise izinsiz kazı suçunun oluşacağını vurgulamıştır. Somut olayda, motorlu asansör, nemli hafriyat, derin kuyu ve bilirkişi raporundaki bulgular (asansör boşluğunun doldurulması, projeye aykırılık) fiziki kazı yapıldığını göstermektedir. Alanın sit alanı olmadığı tespit edilmiş olsa da, izinsiz kazı suçunun unsurları oluşmuştur.
Sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, inşaat alanında izinsiz derin kazı yapılmasının olağan hayat akışına uymadığı belirtilmiştir. Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri, yüklenici konumundaki sanığın bilgisi dışında böyle bir kazının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Kararın Avukatlar ve Uygulama Açısından Önemi
Bu karar, avukatlara kültürel miras suçlarında suç vasfının doğru tespit edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. İddianamede "define araştırmak" suçu vasfı ile açılan davada, BAM'ın vasfı "izinsiz kazı" olarak düzelterek mahkumiyet kararı vermesi usul ve esasa uygun bulunmuştur. TCK m. 53'te düzenlenen hak yoksunlukları da uygulanmıştır.
Yargılama sürecindeki usul işlemlerinin (CMK m. 298/1, CMK m. 302/1) kanuna uygun olduğu, iddia ve savunmaların delillerle birlikte tartışıldığı belirtilmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiş, tebliğnameye uygun olarak onanmıştır.
Avukatlar, bu tür davalarda bilirkişi raporlarının (arkeolog, mimar, statik uzmanı), olay yeri tutanaklarının ve inşaat projelerinin önemini göz ardı etmemelidir. Savunma stratejilerinde, kazı amacının inşaat faaliyetiyle ilgili olduğunu kanıtlamak veya sit alanı unsuru bulunmadığını vurgulamak kritik rol oynayabilir. Ancak karar, korunması gerekli alan dışında da izinsiz kazı suçunun oluşabileceğini net biçimde ortaya koymuştur.
Sonuç olarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/96 E., 2025/1538 K. sayılı kararı, 2863 sayılı Kanun'un 74. maddesindeki suç tiplerinin unsurları arasındaki farkı somutlaştırmakta ve fiziki müdahale içeren kazı fiillerinin izinsiz kazı suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini içtihatlaştırmaktadır. Bu yaklaşım, kültürel varlıkların korunmasında caydırıcılığı artırmakta, ceza hukuku uygulayıcılarına net ölçütler sunmaktadır. Karar, aynı zamanda delillerin bütüncül değerlendirilmesi, sanık savunmalarının vicdani kanaatle tartılması ve suç vasfının doğru belirlenmesi ilkelerini pekiştirmektedir.
Okuma süresi: 8 dakika
Etiketler: 2863 Sayılı Kanun, İzinsiz Kazı, Define Araştırması, Kültürel Varlık Suçları, Suç Vasfı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi, TCK 53
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İzinsiz Define Araştırması Suçunda Keşif ve Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3392 E., 2024/4975 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kanun kapsamında izinsiz define araştırması suçunda, suçun işlendiği yerin 6. madde kapsamındaki korunması gerekli alan olup olmadığının fen ve arkeolog bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek mahkumiyet kararını bozmuştur.
2863 Sayılı Kanun Kapsamında İzinsiz Kazı Suçunda Teşebbüs ve Hazırlık Hareketleri - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9709 E., 2025/1555 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırılık suçunda, henüz kazı çukuru oluşmamış ve fiziki müdahalenin sınırlı kaldığı durumlarda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul ederek beraat kararını bozmuştur.