İzinsiz Define Araştırması Suçunda Keşif ve Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3392 E., 2024/4975 K.
Lawantra
01.07.2026
Kültürel mirasın korunması amacıyla kabul edilen 2863 sayılı Kanun, izinsiz araştırma ve kazı fiillerini farklı suç tipleri halinde düzenlemektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/3392 Esas, 2024/4975 Karar sayılı ilamı, bu suçlarda delil toplama usullerinin titizlikle uygulanması gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır. Karar, özellikle suçun işlendiği yerin Kanun m. 6 kapsamındaki korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi bakımından önemli usul kurallarını içermektedir.
Olay, Pınarhisar'da dedektörle define araştırması yapan sanıkların yakalanması üzerine başlamıştır. İlk yargılamada beraat kararı verilmiş, Yargıtay tarafından bozulmuş, bozma sonrası mahkeme 1500 TL adli para cezasına hükmetmiştir. Sanık müdafii, eksik bilirkişi raporu ve keşif yapılmamasını gerekçe göstererek temyiz etmiştir.
Yargıtay, üç ayrı bozma nedeni tespit etmiştir. İlk olarak, hükümden sonra 7188 sayılı Kanun ile TCK m. 75/6'da yapılan değişiklik sonucu 2863 sayılı Kanun m. 74/2'de düzenlenen izinsiz define arama suçunun önödeme kapsamına alınması nedeniyle, lehe kanun ilkesi (TCK m. 7/2) gereğince önödeme prosedürünün uygulanması ve sonucuna göre hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İkinci bozma nedeni, suçun niteliğiyle ilgilidir. 2863 sayılı Kanun m. 74/2'de düzenlenen izinsiz araştırma suçu, araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen yüzeysel faaliyetleri kapsar. Somut olayda kazı izi bulunmadığı tespit edilmiş, bu nedenle izinsiz define arama suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının, yerin sit alanı veya korunması gerekli alan olup olmadığının fen ve arkeolog bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak kesinleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Daire, önceki bozma kararına (2015/16059 E., 2017/8980 K.) atıf yaparak bu gerekliliği tekrarlamıştır.
Üçüncü bozma nedeni usule ilişkindir. Dairemizin önceki bozma ilamı sanık aleyhine olmasına rağmen, sanığın bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması, savunma hakkının (CMK m. 307, 1412 sayılı CMUK m. 326) ihlali sonucunu doğurmuştur.
Kararın Hukuki ve Pratik Boyutları
Karar, avukatlar için kültürel miras davalarında delil toplama stratejisinin önemini ortaya koymaktadır. Bilirkişi raporlarının yetersiz kalması halinde yeniden keşif ve geniş kapsamlı bilirkişi incelemesi talep edilmesi zorunludur. 29.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda alanın Geç Roma ve Bizans dönemine ait yerleşim olabileceği belirtilmiş, ancak bu husus şüpheden uzak biçimde tespit edilmemiştir.
Yargıtay, 2863 sayılı Kanun m. 6 ve m. 74/2 arasındaki ilişkiyi netleştirmiştir. İzinsiz define arama suçunun oluşabilmesi için fiilin korunması gerekli alanlarda işlenmesi şarttır. Fiziki kazı yoksa ve alan korunması gerekli değilse suç unsuru oluşmayabilir. Bu ayrım, savunma avukatlarının suç vasfını tartışırken kullanabilecekleri önemli bir argümandır.
Ayrıca karar, lehe kanun ilkesinin (TCK m. 7) ve önödeme kurumunun (TCK m. 75) zaman bakımından uygulanmasına ilişkin prensipleri hatırlatmaktadır. Hükümden sonra yürürlüğe giren lehe düzenlemelerin infaz aşamasında da gözetilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Sonuç ve Avukatlara Öneriler
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararı, 2863 sayılı Kanun uygulamalarında usul kurallarına riayetin ne denli kritik olduğunu göstermektedir. Keşif, bilirkişi incelemesi ve savunma hakkının eksiksiz kullanılması, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, CMK m. 160 vd.) vazgeçilmez unsurlarıdır. Avukatlar, benzer davalarda:
- Suçun işlendiği yerin niteliğinin (sit alanı, korunması gerekli alan) mutlaka keşif ve uzman heyetiyle belirlenmesini talep etmeli,
- Bilirkişi raporlarının yetersiz kaldığı durumlarda ek rapor veya yeni bilirkişi talebinde bulunmalı,
- Lehe kanun değişikliklerini yakından takip ederek müvekkilleri lehine kullanmalı,
- Bozma kararlarına karşı savunma hakkı prosedürünün eksiksiz işletilmesini sağlamalıdır.
Bu içtihat, kültürel varlıkların korunması ile savunma hakkının dengeli biçimde korunması arasında bir köprü kurmaktadır. Kararın, benzer uyuşmazlıklarda mahkemelere ve avukatlara rehberlik etmesi beklenmektedir.
Okuma süresi: 7 dakika
Etiketler: 2863 Sayılı Kanun, İzinsiz Define Araştırması, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Lehe Kanun, Savunma Hakkı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İzinsiz Kazı ve Define Araştırması Suçlarının Ayrımı - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/96 E., 2025/1538 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinde düzenlenen izinsiz kazı ve define arama suçları arasındaki farkı somut olayda inceleyerek, fiziki kazı varlığında izinsiz define arama suçunun değil, izinsiz kazı suçunun oluşacağına hükmetmiştir.
2863 Sayılı Kanun Kapsamında İzinsiz Kazı Suçunda Teşebbüs ve Hazırlık Hareketleri - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9709 E., 2025/1555 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırılık suçunda, henüz kazı çukuru oluşmamış ve fiziki müdahalenin sınırlı kaldığı durumlarda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul ederek beraat kararını bozmuştur.