İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/23) – Fotovoltaik Paneller İçin Alüminyum Çerçevelerde Dampinge Karşı Kesin Önlem
Lawantra
24.06.2026
Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma neticesinde, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 8541.90.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP) altında kayıtlı 'fotovoltaik paneller için alüminyum çerçeveler' ürünü ithalatında damping tespit edilmiş ve yerli üretim dalı üzerinde zarara yol açtığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda 25 Mayıs 2025 tarihli ve 32910 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ (No: 2025/10) ile başlatılan soruşturmanın tamamlanmasını müteakip, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/23) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Tebliğin hukuki dayanağını 14 Haziran 1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20 Ekim 1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ile 30 Ekim 1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik oluşturmaktadır. Bu mevzuat çerçevesinde oluşturulan İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu (Kurul), soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu’nu değerlendirmiş ve Ticaret Bakanı onayı ile dampinge karşı kesin önlem uygulanmasına karar vermiştir.
Karara göre, belirtilen GTİP kapsamındaki ürünün Türkiye’ye ithalatında menşe ülke Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere firma bazında farklı oranlarda dampinge karşı kesin önlem uygulanacaktır. Jiangyin Haihong New Energy Technology Co., Ltd. için %38,26; Jiangsu Yuejia Metallic Technology Co., Ltd., Anhui Krant Aluminum Products Co., Ltd., Jiangyin Yuanshuo Metal Technology Co., Ltd., Yangzhou Yu Xin Metal Products Co., Ltd., Zhejiang Twinsel Electronic Technology Co., Ltd. ve diğer tüm firmalar için ise %45,99 oranında CIF bedel üzerinden dampinge karşı kesin önlem getirilmiştir.
Tebliğin 5. maddesi uyarınca, daha önce 13 Aralık 2025 tarihli ve 33106 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ (No: 2025/41) ile yürürlüğe konulan teminat şeklindeki geçici önlemler, bu kesin önleme dönüştürülmüştür. 3577 sayılı Kanun’un 14 ve 15. maddeleri çerçevesinde tahsil edilecek olan bu önlemler bakımından, kesin önlemin geçici önlemden yüksek olması halinde fark tahsil edilmeyecek, düşük olması halinde ise fark iade edilecektir. Bu husus, ithalatçı firmaların ve temsil ettikleri müvekkillerin haklarını yakından ilgilendiren önemli bir uygulamadır.
Uygulama bakımından gümrük idareleri, Tebliğ’de belirtilen GTİP, eşya tanımı ve menşe ülke bilgileri doğrultusunda serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatta dampinge karşı kesin önlemleri tahsil etmekle yükümlüdür. Bilgilendirme Raporu’nda yer alan açıklamalar genel nitelikte olup, uygulamaya esas olan yürürlükteki Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde (TGTC) yer alan GTİP ve Tebliğ ekindeki tablo esas alınacaktır. Tarife pozisyonunda veya tanımında yapılacak değişiklikler Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.
Yönetmelik’in 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Tebliğ kapsamındaki dampinge karşı kesin önlemler yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl sonra kendiliğinden yürürlükten kalkacaktır. Ancak aynı maddenin ilgili hükmü gereğince, sona erme tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatılması halinde önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam edecektir. Bu düzenleme, yerli üreticilerin korunması ile uluslararası ticaret kurallarının dengeli biçimde uygulanması açısından kritik öneme sahiptir.
Avukatlar açısından bu Tebliğ, özellikle uluslararası ticaret hukuku, gümrük hukuku ve rekabet hukuku uygulamalarında önemli bir referans niteliğindedir. Müvekkillerine dampinge karşı önlem uygulanan ürünlerin ithalatı, teminat iadesi, nihai gözden geçirme soruşturmaları ve itiraz yolları konusunda hukuki danışmanlık verecek meslektaşlarımızın, Bilgilendirme Raporu’nu, Kurul kararını ve ilgili mevzuatı detaylı biçimde incelemesi gerekmektedir. Tebliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği ve Ticaret Bakanı tarafından yürütüleceği hususu da dikkate alınmalıdır.
Sonuç olarak, fotovoltaik sektöründe faaliyet gösteren yerli üreticilerin korunması amacıyla alınan bu karar, aynı zamanda ithalatçı firmaların maliyet yapılarını ve rekabet koşullarını doğrudan etkileyecektir. Hukuk profesyonelleri, soruşturma sürecinde elde edilen delillerin değerlendirilmesi, damping marjı hesaplamaları, zarar tespiti ve önlem oranlarının belirlenmesi aşamalarında 3577 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerini titizlikle uygulamalıdır. Bu tür koruma önlemleri, Dünya Ticaret Örgütü kurallarıyla da uyumlu biçimde yürütülmekte olup, olası itiraz ve yargı süreçlerinde uluslararası taahhütlerin de göz önünde bulundurulması zorunludur.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İş Sözleşmesinin Haksız Feshine Karşı İşe İade Davası: Şartları, Usulü ve Sonuçları
İş Kanunu kapsamında belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan ve iş güvencesinden yararlanan işçilerin, geçerli sebep olmaksızın işten çıkarılması halinde açabileceği işe iade davasının hukuki çerçevesi, arabuluculuk şartı, yargılama süreci ve olası sonuçları detaylı biçimde ele alınmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 2023/1011 Başvuru Numaralı Kararı: FETÖ/PDY İlişkisi Nedeniyle Kamu Görevinden Çıkarma ve Özel Hayata Saygı Hakkı
Anayasa Mahkemesi, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan bir emniyet mensubunun bireysel başvurusunu incelemiş; özel hayata saygı hakkı ve masumiyet karinesi iddialarını değerlendirmiştir. Karar, OHAL döneminde alınan tedbirlerin Anayasa'nın 15. maddesi çerçevesinde ölçülülüğünü ele almakta ve kodlama verilerinin delil değeri üzerine önemli tespitler içermektedir.