İstanbul Barosu'ndan Genç Avukatları Koruyan Tavsiye Niteliğinde Tevkil Ücret Tarifesi
Lawantra
09.06.2026
İstanbul Barosu, meslekte artan işçileşme ve genç avukatların karşılaştığı güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekerek önemli bir adım attı. Baro tarafından yayımlanan açıklamada, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatların önemli bir bölümünün işçi avukat statüsünde veya 35 yaş altı genç avukatlardan oluştuğu vurgulandı. Meslekte giderek artan emek sömürüsü nedeniyle serbest çalışmaya yönelen genç meslektaşların, geçimlerini sağlayabilmek için hukuk bürolarında yarı zamanlı veya parça başı işlerle çalıştığı ve dosyaların büyük kısmını tevkil yoluyla takip ettiği belirtildi.
Bu görünürdeki bağımsız çalışma modelinin aslında başka avukatlara sürekli bağlılığı beraberinde getirdiği ve düzenli tevkil yapan avukatların geçim sıkıntısı yaşadığı ifade edildi. Sürekli tevkile başvuran avukatların ise farkında olmadan meslektaş emeğini ucuzlattığı ve istihdam ihtiyacını bu yolla kapattığına işaret edildi. Güç dengesinin bozulduğu bu ilişkide, iş sahibi avukatın ekonomik ve mesleki konumu belirleyici hale gelmekte; genç avukatlar güvencesizlik, denetimsizlik ve iş süreksizliği gibi temel sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Baro açıklamasında, bu durumun Avukatlık Kanunu’nun temel ilkeleriyle çeliştiği özellikle vurgulandı. Mesleğin serbest ve bağımsız niteliği gereği, bir işin asli olarak iş sahibi avukat tarafından takip edilmesi esastır; tevkil ise istisnai bir yöntem olarak kabul edilmelidir. Bu asli-tali ayrımı, Avukatlık Kanunu’nun 171. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Kanun, tevkil ve buna ilişkin ücretlendirmeyi meslektaşlar arasında ve müvekkilden bağımsız bir mesele olarak ele almaktadır. Benzer şekilde, Kanun’un 56. maddesinde düzenlenen yetki belgesi uygulaması da bu anlayışla uyumludur.
Bugün gelinen noktada hem işçi avukatlık hem de atipik serbest çalışma biçimleri, işin avukat tarafından bizzat takip edilmesi ilkesini aşındırarak büyüyen bir emek sömürüsünü ortaya çıkarmaktadır. Tevkil ilişkisinin meslektaşlar arası eşitlikten uzak yapısının görmezden gelinmesi, her geçen gün artan genç avukat sayısını, onların yaşadığı güçlükleri ve mesleğin genel yapısal sorunlarını yok saymak anlamına gelmektedir.
İstanbul Barosu, bu tabloya kayıtsız kalmayarak “Tavsiye Niteliğindeki Tevkil Ücret Tarifesi” ile “Tevkil Tarifesine İlişkin Dikkate Alınacak İlkeler” başlıklı iki önemli doküman hazırlamıştır. Bu dokümanlar, mesleğin asli çalışma biçimini göz ardı etmeden hiçbir meslektaşın emeğinin karşılıksız bırakılmamasını, uygulamadan kaynaklanan sorunlara çözüm üretilmesini hedeflemektedir.
Avukatlar açısından bu gelişme, özellikle genç meslektaşların ekonomik haklarını korumada ve mesleki bağımsızlığı güçlendirmede kritik öneme sahiptir. Tevkil ücret tarifesinin tavsiye niteliğinde olması, baro üyelerini bağlayıcı bir zorunluluk getirmese de, meslek içi etik standartların yükseltilmesi ve adil ücretlendirme kültürünün yerleşmesi bakımından önemli bir referans oluşturmaktadır. Avukatlık Kanunu md. 171’in tevkil ücretinin meslektaşlar arası bir mesele olduğu yönündeki hükmü, bu tarifenin hukuki dayanağını oluşturmaktadır.
Mesleki açıdan değerlendirildiğinde, bu tarifenin genç avukatların serbest çalışmaya geçişini desteklemesi, hukuki temsil kalitesini artırması ve mesleğin itibarını koruması beklenmektedir. İşveren-avukat ile serbest çalışan avukat arasındaki güç dengesizliğini azaltmayı amaçlayan ilkeler, aynı zamanda Avukatlık Kanunu’nun temel felsefesiyle uyumlu bir mesleki dayanışma modeli önermektedir.
İstanbul Barosu’nun bu girişimi, Türkiye genelindeki diğer barolar için de emsal teşkil edebilecek niteliktedir. Özellikle büyükşehir barolarında artan genç avukat nüfusu ve buna bağlı olarak yükselen işsizlik ve güvencesizlik sorunu göz önüne alındığında, tevkil ücret standartlarının belirlenmesi, mesleki örgütlenmenin önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu yaklaşım, avukatların hem ekonomik hem de mesleki bağımsızlığını koruma açısından stratejik bir adımdır.
Sonuç olarak, tavsiye niteliğindeki tevkil ücret tarifesi, avukatlık mesleğinin etik ilkelerini güçlendirmekte, genç meslektaşların emeğinin hakkını teslim etmekte ve uzun vadede daha adil bir meslek ortamı yaratmayı hedeflemektedir. Hukuk profesyonelleri olarak bu gelişmeyi yakından takip etmek, tarifenin uygulanabilirliğini değerlendirmek ve benzer uygulamaları kendi barolarımızda gündeme getirmek, mesleki sorumluluğumuzun bir parçasıdır. Bu düzenleme, Avukatlık Kanunu’nun 171. ve 56. maddelerinin ruhuna uygun olarak, tevkilin istisnai niteliğini korurken meslektaşlar arası adaletin sağlanmasına katkı sunmaktadır.
Uygulamada avukatların bu tarifeyi referans alarak tevkil sözleşmeleri hazırlaması, ücretlendirme konusunda yazılı anlaşmalar yapması ve olası uyuşmazlıklarda baro nezdinde çözüm araması, mesleki uyuşmazlıkların azalmasına yardımcı olacaktır. İstanbul Barosu’nun bu proaktif yaklaşımı, avukatlık mesleğinin geleceğini şekillendirmede önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilmelidir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.