İhtiyari Arabuluculuk Tutanağındaki İşçilik Alacağı Miktarının Gerçek Ücret ve Kıdemle Örtüşmemesi Halinde Gabin Nedeniyle İptali
Lawantra
04.06.2026
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10.02.2026 tarihli ve 2025/9390 Esas, 2026/1065 Karar sayılı ilamı, iş hukuku uygulamalarında önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, ihtiyari arabuluculuk yoluyla düzenlenen anlaşma tutanağının, işçinin gerçek ücret düzeyi ve hizmet süresiyle örtüşmeyen bir ödeme miktarı içermesi halinde gabin (aşırı yararlanma) nedeniyle iptal edilebileceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Uyuşmazlık, davacının 14.05.2018 ile 04.09.2024 tarihleri arasında davalı şirkette üretim elemanı olarak çalışmasından kaynaklanmaktadır. İş sözleşmesinin feshiyle birlikte aynı gün içerisinde arabuluculuk süreci başlatılmış ve net 156.058,70 TL ödeme yapılması hususunda anlaşma sağlanmıştır. Ancak davacı, son net ücretinin 51.750,00 TL olduğunu, 6 yılı aşkın kıdemi göz önünde bulundurulduğunda bu miktarın oldukça düşük kaldığını ileri sürerek tutanağın gabin nedeniyle iptalini talep etmiştir. Davacı ayrıca ruhsal rahatsızlıkları nedeniyle kullandığı ilaçların zihinsel kapasitesini olumsuz etkilediğini, bu durumun tıbbi raporlarla da sabit olduğunu belirterek iradesinin fesada uğratıldığını savunmuştur.
Davalı işveren ise sürecin usulüne uygun yürütüldüğünü, işçinin kendi iradesiyle işten ayrılmak istediğini ve kendisine makul bir ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanları, ücret bordroları ve kıdem karşılaştırmalarını dikkate alarak tutanağın geçersizliğine karar vermiştir. Mahkeme özellikle, aynı işyerinde 3 yıllık kıdemi olan başka bir işçiye 162.000,00 TL ödeme yapılırken, 6 yıldan fazla hizmeti bulunan davacıya daha düşük bir miktar ödenmesinin irade fesadını gösterdiğini vurgulamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi de istinaf incelemesinde İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Kararda şu hususlar ön plana çıkmaktadır:
- Arabuluculuk sürecinin fesih tarihiyle aynı gün başlatılıp tamamlanması,
- İşçiye makul düşünme ve müzakere süresi tanınmaması,
- Sürecin işveren tarafından dayatılarak yürütülmesi ve aynı arabulucunun birden fazla işçi için kullanılması,
- Gerçek anlamda müzakere aşamasının yaşanmaması,
- Arabulucunun aydınlatma yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediğinin kabulü,
- Ödeme miktarının işçinin kıdemi ve ücretiyle orantısız olması nedeniyle gabin unsurlarının oluşması.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların iddia ve savunmalarını, dosyadaki delilleri, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu’nun amir hükümlerini ve gabin kurumuna ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 28’i birlikte değerlendirerek temyiz başvurusunu reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Daire, arabuluculuğun temel amacının mevcut uyuşmazlığın müzakere edilerek çözülmesi olduğunu, bu kurumun işçinin dava hakkını engellemek amacıyla istismar edilemeyeceğini özellikle vurgulamıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Avukatlara Yönelik Mesleki Notlar
Bu karar, iş hukuku pratiğinde ihtiyari arabuluculuk anlaşmalarının hazırlanması ve denetlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Avukatlar, müvekkilleri adına arabuluculuk sürecine katıldıklarında şu hususlara özellikle dikkat etmelidir:
-
Makul Yarar Unsuru: İkale veya arabuluculuk anlaşması niteliğindeki düzenlemelerde, işçiye hak ettiği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve diğer alacaklarının dışında makul bir ek yarar sağlanması gerektiği içtihatlarla sabittir. Aksi halde gabin iddiası güçlü bir şekilde ileri sürülebilir.
-
İrade Serbestisi ve Aydınlatma: Arabulucunun 6325 sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca aydınlatma yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirdiğinin tutanakta ve süreçte açıkça belgelenmesi zorunludur. Özellikle sağlık sorunu bulunan işçilerde bu yükümlülüğün daha titizlikle yerine getirilmesi gerekir.
-
Zamanlama ve Süre: Fesih tarihiyle arabuluculuk görüşmesinin aynı güne denk getirilmesi, işçiye düşünme süresi tanınmaması mahkemeler nezdinde olumsuz değerlendirilmektedir. Avukatlar, müvekkillerine en az 48-72 saatlik değerlendirme süresi önermelidir.
-
Delil ve Tanık Stratejisi: Kararda tanık beyanlarının belirleyici rol oynadığı görülmektedir. İşyerinde aynı dönemde işten çıkarılan diğer işçilerin kıdem ve ödeme tutarlarının karşılaştırılması, gabin iddiasını somutlaştırmaktadır.
-
Tazminat Hesaplamaları: Kararda işçinin brüt ücreti 51.808,50 TL olarak belirtilmiştir. Bu rakam üzerinden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, birikmiş izin ve fazla mesai alacaklarının yaklaşık tutarının 156.000 TL’nin oldukça üzerinde olduğu açıktır. Avukatların arabuluculuk öncesi detaylı alacak hesabı yapması, müvekkilin bilinçli karar vermesini sağlayacaktır.
Sonuç olarak Yargıtay, ihtiyari arabuluculuğun bir “serbest irade” ve “gerçek müzakere” süreci olması gerektiğini, aksi halde Türk Borçlar Kanunu’nun gabin hükmü çerçevesinde iptal edilebileceğini bir kez daha teyit etmiştir. Bu karar, özellikle büyük ölçekli işverenlerin arabuluculuk kurumunu “toplu çıkış” mekanizması olarak kullanma eğilimlerine karşı önemli bir hukuki güvence oluşturmaktadır.
Avukatlar, müvekkillerini temsil ederken arabuluculuk tutanaklarını imzalatmadan önce detaylı hukuki değerlendirme, alacak hesabı ve psikolojik durum incelemesi yapmalıdır. Aksi takdirde ileride gabin, irade fesadı veya arabuluculuk usulüne aykırılık iddialarıyla karşılaşma riski artacaktır.
Karar No: Yargıtay 9. HD, 2025/9390 E., 2026/1065 K., 10.02.2026 İlgili Mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 15, 17; 6098 sayılı TBK md. 28; 4857 sayılı İş Kanunu ilgili hükümleri.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sporcuların Vergi Tevkifatlarının Mahsubunda Vergi Sorumlusunun Ödeme Şartı Anayasa Mahkemesi Tarafından İptal Edildi
Anayasa Mahkemesi, Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 72/2’de yer alan “tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla” ibaresini mülkiyet hakkına orantısız müdahale oluşturduğu gerekçesiyle iptal etmiştir.
Gizli Kalması Gereken Bilgileri Açıklama Suçu (TCK md. 330)
Prof. Dr. Ersan Şen’in incelemesiyle TCK’nın 330. maddesinde düzenlenen “gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçunun unsurları, cezai sonuçları ve özel kast gerekliliği detaylı olarak ele alınmıştır.