HSK Müstemir Yetki Taleplerinin Alınmasına İlişkin Duyuru ve Usul Esasları
Lawantra
13.06.2026
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi, 2026 yılı adli ve idari yargı ana kararnamelerinin yayımlanmasının ardından oluşan yeni kadro durumuna göre müstemir yetki taleplerinin alınma usulünü duyurmuştur. Bu süreç, yargı teşkilatındaki görev dağılımının ve yetki sürekliliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Duyuruya göre;
a) Adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinde görev yapan başkan, üye ve hâkimler, b) İdari yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinde görev yapan başkan ve üyeler,
12 Haziran 2026 tarihinden itibaren 18 Haziran 2026 Perşembe günü saat 17:00’a kadar müstemir yetki taleplerini UYAP personel rolünde bulunan “Müstemir Yetki Talep Formu” ekranı üzerinden göndermek zorundadır.
Özel durumlar için de önemli hükümler getirilmiştir. Doğum izninde olan veya izne ayrılacak olan hâkimlerin, yetki değişikliği talep etmeseler dahi “Mevcut Yetkinin Devamı” talebini seçerek formu doldurmaları ve muhtemel başlama tarihlerini açıklama kısmında belirtmeleri zorunludur. Ücretsiz izin kullanacak veya kullanmakta olanlar da izin durumlarını, sürelerini ve başlama tarihlerini aynı şekilde beyan etmekle yükümlüdür.
Fiziki dilekçe veya belirtilen tarihten sonra gönderilecek taleplerin dikkate alınmayacağı açıkça vurgulanmıştır. Talep türü seçiminin (“Atama Sonrası Talep”, “Müstemir Yetkinin Kaldırılması Talebi”, “Mevcut Yetkinin Devamı Talebi”, “Müstemir Yetkiye İlaveten Talep” vb.) doğru yapılması gerektiği, aksi halde mağduriyet yaşanabileceği belirtilmiştir.
Taleplerin Müstemir Yetki Bürosuna ulaşmasından sonra 24 saat içinde (hafta sonu hariç) doğrulama SMS’i gönderilecektir.
Hukuki Çerçeve ve Mesleki Sonuçlar
Müstemir yetki, bir hâkimin belirli bir mahkemede veya konuda sürekli olarak görev yapmasını sağlayan idari bir statüdür. 2802 sayılı Kanun ve HSK iç düzenlemeleri çerçevesinde düzenlenen bu yetki, yargılamanın sürekliliği, uzmanlaşma ve verimlilik ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir.
2026 kararnameleri sonrası kadro hareketliliği nedeniyle yeniden düzenlenen müstemir yetki talepleri, özellikle ağır ceza, ticaret, fikri ve sınai haklar, aile, iş mahkemeleri gibi uzmanlık gerektiren alanlarda önem kazanmaktadır. Avukatlar, müvekkillerinin dosyalarının görüleceği hâkimlerin müstemir yetki durumunu bilmek suretiyle strateji geliştirebilmektedir.
Duyuruda yer alan “talep türü” seçiminin titizlikle yapılması gerektiği uyarısı, idari işlemlerin hukuka uygunluğu açısından önemlidir. Yanlış talep türü seçimi, idari yargıda iptal davalarına konu olabilecek usul hatalarına yol açabilir.
Ayrıca doğum izni ve ücretsiz izin durumlarının formda beyan zorunluluğu, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki analog düzenlemelerle paralellik göstermekte ve eşitlik ilkesi (Anayasa m.10) ile bağdaşmaktadır.
Sonuç olarak, HSK’nın müstemir yetki taleplerine ilişkin bu duyurusu, yargı teşkilatının idari işleyişinde şeffaflık ve öngörülebilirlik sağlamayı amaçlamaktadır. Hukuk profesyonelleri, yeni atamalar ve yetki düzenlemelerinin dava takibi stratejilerine etkisini yakından izlemelidir.
(Word count: 658)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Yönetmeliği: Telif Hakları, Değerlendirme Kurulları ve Yayımlama Usulleri
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni Yayın Yönetmeliği, Yayın Projeleri Değerlendirme Kurullarının yapısını, eser inceleme usullerini, telif devirlerini ve ısmarlama eser hazırlama prosedürlerini detaylı şekilde düzenlemektedir. 5846 sayılı FSEK ve ilgili mevzuata dayanan Yönetmelik, kültür hukuku uygulayıcıları için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelikte Kapsamlı Değişiklikler: Destek Türleri ve Yeni Kısıtlamalar
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik’te yaptığı değişiklikler, yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası destek türlerini detaylandırırken, dizi film desteği için yeni şartlar getirmekte ve destek iadesi durumunda yeniden başvuru yasağı öngörmektedir. Düzenleme, kültür hukuku ve devlet destekleri hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.