Helal Uygunluk Belgeli Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/35) – Avukatlar İçin Değerlendirme
Lawantra
25.06.2026
Ticaret Bakanlığı tarafından 2026/35 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği, helal uygunluk işareti taşıyan ürünlerin ithalatına ilişkin önemli usul ve esasları belirlemiştir. Bu tebliğ, özellikle gümrük hukuku, ürün güvenliği ve tüketici koruma mevzuatı ile uğraşan hukuk profesyonelleri açısından titiz bir incelemeyi gerektirmektedir.
Amaç ve Kapsam
Tebliğin temel amacı, iç piyasaya arz edilecek ürünlerde helal uygunluk işaretlerinin ve belgelerinin haksız ticari uygulama oluşturmasını önlemek, aldatıcı ticari uygulamalara karşı tüketicileri korumak ve ilgili teknik düzenlemelere uyumu sağlamaktır. Kapsam bakımından, Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi ile Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimine tabi tutularak ithal edilen ve Helal Akreditasyon Kurumu’nun (HAK) akreditasyon hizmeti verdiği uygunluk değerlendirme alanlarına giren ürünler tebliğ hükümlerine tabidir. Ek’te listelenen GTİP’li ürünler bakımından helal ibaresi taşıyanlar denetim kapsamındadır.
Dayanak ve Tanımlar
Tebliğ, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Kararnamesi’nin 455. maddesi, 7060 sayılı Helal Akreditasyon Kurumu Kanunu, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, 6038 sayılı Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararı ve Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler Yönetmeliği’ne dayandırılmıştır. Tanımlar bölümünde “helal uygunluk belgesi”, “TAREKS”, “fiili denetim”, “Ticaret Denetmeni” gibi kavramlar açıkça tanımlanmıştır. Bu tanımlar, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda yorum aracı olarak büyük önem taşımaktadır.
Temel Uygulama İlkeleri ve Denetim Süreci
Türkiye’de helal uygunluk değerlendirmesi gönüllülük esasına dayanmakla birlikte, piyasaya arz edilecek ürünlerde helal ibaresi kullanacak kuruluşların HAK tarafından veya karşılıklı tanıma anlaşmaları çerçevesinde akredite edilmiş olması zorunludur. İthalatta helal işareti, markası veya herhangi bir helal ibaresi taşıyan ürünlerin, bu akredite kurumlarca belgelendirilmesi esastır. HAK, yetkili kurum ve kuruluş listesini internet sitesinde yayımlamaktadır.
İthalatçılar, 2025/28 sayılı TAREKS Tebliği çerçevesinde sistemde tanımlanmak zorundadır. Denetim başvuruları, yetkili kullanıcılar tarafından TAREKS üzerinden yapılır ve helal ibaresine ilişkin belgelerin yüklenmesi zorunludur. Risk analizi neticesinde fiili denetime sevk edilen ürünlerde, Ticaret Denetmeni tarafından belge ve fiziki denetim gerçekleştirilir. Firma, denetim sırasında hazır bulunmak ve tüm bilgi-belgeleri sunmakla yükümlüdür.
Fiili denetim sonucunda mevzuata uygunluk tespit edildiğinde TAREKS referans numarası oluşturulur. Risk analizi sonucunda fiili denetime gerek görülmeyen ürünlerde ise doğrudan referans numarası verilir. Referans numarasının gümrük beyannamesinin 44. hanesine kaydedilmesi zorunludur. Aksi halde ithalata izin verilmez. Referans numarası veriliş tarihinden itibaren 1 yıl süreyle geçerlidir.
Kapsam Dışı Beyan ve Reddedilme Halleri
Helal ibaresi taşımayan ancak GTİP itibarıyla Ek’te yer alan ürünler “kapsam dışı” olarak beyan edilebilir. Bu durumda gümrük beyannamesinin 44. hanesine özel referans numarası (26003523652311236520036) kaydedilir. Şüphe halinde gümrük idaresi TAREKS’e yönlendirebilir ancak beyanın doğruluğu ithalatçının sorumluluğundadır.
Denetim sonucunda mevzuata aykırılık tespit edildiğinde ürünün helal beyanıyla ithalatına izin verilmez. Helal ibaresinin uygun yöntemle ambalajdan çıkarılması halinde ithalata izin verilebilir. Aksi takdirde mahrecine iade, üçüncü ülkeye transit, ihraç kaydıyla satış veya masrafları ithalatçıya ait olmak üzere imha seçenekleri gündeme gelir.
İthalatçının Sorumluluğu ve Yaptırımlar
Tebliğ, ithalatçının TAREKS’e beyan edilen bilgi ve belgelerin doğruluğundan sorumlu olduğunu vurgulamaktadır. Referans numarası verilmesi, ürünün mevzuata uygun olduğu anlamına gelmez. Bu numara, ithalat dışında başka amaçlarla kullanılamaz. Aykırı hareket edenler hakkında 7060 sayılı Kanun, Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararı ve 2025/28 sayılı Tebliğ hükümleri ile diğer ilgili mevzuat uygulanır.
Hukuki Değerlendirme ve Avukatlara Öneriler
Bu tebliğ, özellikle gümrük müşavirliği, ithalat hukuku ve tüketici davaları ile uğraşan avukatlar için önemli bir düzenlemedir. Helal uygunluk iddiasının haksız kullanılması halinde doğabilecek tazminat ve idari para cezası uyuşmazlıklarında tebliğ hükümleri doğrudan uygulanacaktır. İthalatçılar adına TAREKS başvurularının hazırlanması, itiraz yollarının takibi ve olası idari yaptırımlara karşı savunma stratejilerinin oluşturulmasında tebliğin detaylı analizi şarttır.
Ayrıca, helal akreditasyonunun zorunlu kılındığı bu sistem, Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve teknik engeller anlaşması (TBT) ile uyum açısından da incelenmelidir. Avukatlar, müvekkillerine yönelik risk analizi raporlarında TAREKS sürecinin, belge yükümlülüklerinin ve olası ret nedenlerinin detaylı biçimde ele alınmasını tavsiye etmelidir.
Tebliğ, yayımından üç ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu süre içerisinde ithalatçı firmaların sistem tanımlamalarını tamamlaması, akredite kuruluş listesini takip etmesi ve iç prosedürlerini güncellemesi gerekmektedir. Hukuk profesyonelleri, bu geçiş sürecinde müvekkillerine proaktif danışmanlık hizmeti sunarak olası uyuşmazlıkları en aza indirebilir.
Sonuç olarak, 2026/35 sayılı Tebliğ, ürün güvenliği ve teknik düzenlemeler alanında önemli bir adım olup, helal ticaretin kurumsallaşmasına katkı sağlamaktadır. Avukatlar açısından ise hem idari denetim süreçlerinin hem de olası yargısal uyuşmazlıkların hukuki altyapısını oluşturan kritik bir metindir. (Word count: 872)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay Kararı: Babaanne ve Dedenin Torunlarla Kişisel İlişki Talebi Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babaanne ve dedenin torunlarla kişisel ilişki talebini reddetmiştir. Karar, babanın yurt dışında yaşamasının olağanüstü hal sayılmayacağını, babaya tanınan kişisel ilişki süresinin yeterli olduğunu vurgulamaktadır.
AYM'nin 2022/6576 Başvuru Numaralı Kararı: Yetki Belgesine Aykırı Taşıma ve İdari Yaptırım
Anayasa Mahkemesi, D2 yetki belgesine aykırı yolcu taşımacılığı nedeniyle verilen idari yaptırımın suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, 4925 sayılı Kanun'un 26 ve 34. maddeleri ile Yönetmelik hükümlerinin kanunilik şartını taşımadığını vurgulamaktadır.