Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik: Hukuki Çerçeve ve Mesleki Değerlendirme
Lawantra
23.06.2026
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 6931 sayılı Kanun ile onaylanan 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesi (Sözleşme) temel alınarak hazırlanan “Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik, avukatlar ve hukuk profesyonelleri açısından özellikle idari hukuk, çevre hukuku ve denizcilik hukuku alanlarında önemli bir referans metin niteliği taşımaktadır. Yönetmeliğin amacı, tesislerin Sözleşme kapsamında yetkilendirilmesine, faaliyetlerine ve ihlallere yönelik yaptırımların belirlenmesine ilişkin usul ve esasları ortaya koymaktır.
Yönetmeliğin kapsamı, Türkiye’de faaliyet gösteren gemi geri dönüşüm tesislerini içermektedir. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilen ve Sözleşme kapsamı dışında kalan gemilerin geri dönüşümünü yapan tesisler, aksi belirtilmedikçe Yönetmelik hükümlerine tabi değildir. Dayanağını ise 618 sayılı Limanlar Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 6931 sayılı Kanun, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili maddelerinden almaktadır.
Tanımlar bölümünde “Bakanlık”, “Genel Müdürlük”, “Hak lehtarlığı”, “İTDK (İnceleme, Tespit ve Denetim Komisyonu)”, “Kıyı tesisi uzmanı”, “SRFP (Gemi Geri Dönüşüm Tesisi Planı)”, “SRP (Gemi Geri Dönüşüm Planı)”, “Tesis yetkilisi” gibi kritik kavramlar detaylı biçimde tanımlanmıştır. Bu tanımlar, uygulamada ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümünde avukatlara önemli bir çerçeve sunmaktadır.
Yetkilendirme süreci, Yönetmeliğin ikinci bölümünde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Tesis yetkilisi, bir geminin geri dönüştürülmesinden önce rehberler dikkate alınarak gemiye özgü SRP hazırlamakla yükümlüdür. SRP, Türkçe hazırlanır ve onaylandıktan sonra İngilizce, Fransızca veya İspanyolca’ya tercüme edilir. Başvuru, gemiyi geri dönüştürecek tesis tarafından Bakanlığa yapılır. Bakanlık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ve diğer ilgili bakanlıkların uygun görüşünü alarak SRP’yi onaylar veya reddeder. SRP değerlendirme sürecinde kıyı tesisi uzmanı tarafından rehberlere uygunluk kontrolü yapılır.
SRFP ise gemi geri dönüşüm yetki belgesi talebinde bulunan tesis yetkilisi tarafından hazırlanır. Bu plan, tesisin yönetim kurulu veya uygun idari organı tarafından onaylanır ve tesisin tüm faaliyetleri SRFP’ye uygun şekilde yürütülür. SRFP’de yapılan değişiklikler yetki belgesinin yenilenmesini gerektirmez ancak Bakanlığa bildirilmelidir. Yetki belgesi başvurusu için ticaret sicil tasdiknamesi, SRFP ve İTDK ücret makbuzu gibi belgeler sunulur. Başvuru üç ay içinde değerlendirilir; belge ve saha denetimi yapılır. Saha denetiminin amacı, sunulan belgelerle tesiste gerçekleştirilen operasyonların Yönetmelik, Sözleşme ve rehberlere uygunluğunu doğrulamaktır.
Yönetmelik, tesis gerekliliklerini üçüncü bölümde detaylı biçimde ele almaktadır. Yetkilendirilen tesiste insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkilerin önlenmesi amacıyla prosedürler geliştirilmesi zorunludur. Tesisin tasarımı, inşası ve işletilmesi güvenli ve çevreye duyarlı olmalıdır. Tehlikeli maddelerin ve atıkların yönetimi Atık Yönetimi Yönetmeliği’ne uygun şekilde yapılmalı, acil durum planları hazırlanmalı, çalışanların eğitimi ve kişisel koruyucu donanım kullanımı sağlanmalıdır. Tesis güvenliği, giriş-çıkış kontrolü, kapalı devre kamera sistemi ve kayıt saklama yükümlülüklerini içermektedir. Saha düzeni, gemilerin emniyetli yanaştırılması, işaret levhaları, tesis içi yollar ve sızıntı önleme tedbirleri gibi unsurları kapsamaktadır.
İnsan sağlığı ve çevreye yönelik olumsuz etkilerin önlenmesi için kaldırma makineleri, basınçlı kaplar, yangın sistemleri gibi teçhizatın periyodik muayeneleri Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite kuruluşlara yaptırılır. Yıllık deniz çevresi izleme çalışmaları Çevre Bakanlığı kriterlerine göre yapılır ve sonuçlar sunulur. Bildirim yükümlülükleri arasında kaza bildirimi (en geç bir saat içinde), olay raporu ve idari inceleme süreçleri yer almaktadır. İTDK, en az üç kişiden oluşur ve üyelerin en az ikisi mühendis olmalıdır. Denetimler, yetki belgesi süresince en az bir kez orta noktada ve program dışı olarak yapılabilir.
Gemi geri dönüşüm faaliyeti dördüncü bölümde düzenlenmiştir. Ön bildirim Liman Başkanlığına yapılır. Geminin yanaştırılması sırasında emniyet, güvenlik ve çevre riski tespit edilirse liman başkanlığı izin vermez. Geri dönüşüm tamamlandığında tamamlama beyanı on dört gün içinde Bakanlığa iletilir ve ilgili idareye bildirilir.
Genel esaslar ve yaptırımlar beşinci bölümde yer almaktadır. Uzman kişilerin görevleri SRFP ve SRP’de belirtilir. Gemi geri dönüşüm tesisi dışında işlem yapılamaz; zorunlu hallerde yerinde geri dönüşüm Çevre Bakanlığı uygun görüşüyle mümkündür. Yaptırımlar, 655 sayılı KHK’nın 28. maddesine dayanılarak belirlenmiştir. SRP’ye uymama, SRFP’ye aykırı faaliyet, bildirim yapmama, veri tabanı güncellememe gibi fiiller için 100.000 TL’den 1.000.000 TL’ye kadar idari para cezaları öngörülmüştür. Tekrar halinde cezalar artırılır, üçüncü tekrarda yetki belgesi üç ay askıya alınır. Ciddi risk tespitinde iş durdurma kararı verilebilir. Yetki belgesinin askıya alınması, iptali veya geçerliliğini yitirmesi halleri de detaylı biçimde düzenlenmiştir.
Yönetmelik, kıyı tesisi uzmanının nitelik ve görevlerini ayrı bir maddede düzenlemiş, eski Gemi Söküm Yönetmeliği’ni yürürlükten kaldırmış ve yerinde gemi geri dönüşümü usullerinin bir yıl içinde belirlenmesini öngörmüştür. Bazı maddeler 31/12/2028 tarihinde yürürlüğe girecek olup, diğer hükümler yayımı tarihinde uygulanmaya başlanmıştır.
Avukatlar açısından bu Yönetmelik, müvekkil tesislere yetki belgesi başvurularında, idari yaptırımlara itirazlarda, SRP ve SRFP hazırlık süreçlerinde, denetimlerde ve olası ceza davalarında kritik rol oynamaktadır. Özellikle idari para cezalarının 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsili, iş durdurma kararlarına karşı açılacak davalar ve yetki belgesinin iptaline ilişkin uyuşmazlıklar, çevre hukuku pratiğinde önemli yer tutacaktır. Yönetmelik, Sözleşme’nin ulusal mevzuata uyumlu biçimde uygulanmasını sağlayarak Türkiye’nin uluslararası taahhütlerini yerine getirmesine katkı sunmaktadır. Hukuk profesyonelleri, tesis yetkililerinin yükümlülüklerini, İTDK raporlarının hukuki niteliğini ve idari yaptırımların orantılılık ilkesine uygunluğunu titizlikle değerlendirmelidir.
Sonuç olarak, Yönetmelik gemi geri dönüşüm sektöründe çevresel sürdürülebilirlik ile ekonomik faaliyetleri dengeleyen kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Avukatların bu yeni düzenlemeyi yakından takip etmesi, müvekkillerine proaktif hukuki danışmanlık sunabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. (Toplam kelime sayısı: 1280)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı Kararı: Karakolda Darp ve Hakaret İddiasının İftira Suçu Olarak Değerlendirilmesi
Yargıtay, karakolda ifadesi alınırken darp ve hakaret gördüğünü iddia eden sanığın, tanık beyanları ve sağlık raporlarıyla çelişen şikayetinin iftira suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, isnat kastının belirlenmesinde tanık ve rapor delillerinin önemini vurgulamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı Kararı: İnfaz Kurumunda Darp İddiası ve İftira Suçu
Yargıtay, infaz kurumunda kavga olayına karışmadığı halde memurlara darp isnadında bulunan hükümlü sanığın eylemini zincirleme iftira suçu olarak nitelendirmiş ve mahkumiyet hükmünü onamıştır. Karar, kamera görüntüleri ve raporların isnat kastının belirlenmesindeki rolünü vurgulamaktadır.