Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yeni Yönetmelik Yürürlüğe Girdi
Lawantra
23.06.2026
Sağlık Bakanlığı, evde sağlık (ESH) ve palyatif bakım hizmetlerinin çağın gereklerine uygun şekilde geliştirilmesi amacıyla “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik”i Resmî Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koymuştur. Yönetmelik, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Kararnamesi ve ilgili diğer mevzuata dayanılarak hazırlanmıştır. Önceki “Evde Sağlık Hizmeti Sunumu Hakkında Yönetmelik” (2 Haziran 2023 tarihli) yürürlükten kaldırılmıştır.
Kapsam ve Temel Tanımlar
Yönetmelik, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, belediyeler ve özel sağlık kuruluşlarında sunulan palyatif bakım hizmetleri ile kamu kurumlarında verilen evde sağlık hizmetlerini kapsamaktadır. “Evde sağlık hastası”, cihaza veya eve bağımlı olan ya da yaşlılık nedeniyle evde hizmet ihtiyacı bulunan kişileri; “palyatif bakım hastası” ise yaşamı tehdit eden, kronik ve ilerleyici hastalıkları bulunan, yaşam kalitesi artırılması gereken kişileri tanımlamaktadır. ESKOM (Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi), ESYS (Evde Sağlık Yönetim Sistemi) ve ilgili elektronik kayıt sistemleri, hizmetin dijital altyapısını oluşturmaktadır.
Komisyon Yapılanması ve Planlama
Ülke genelinde Merkez Komisyonu, il düzeyinde Yürütme Komisyonu ve tescil işlemleri için Tescil Komisyonu kurulmuştur. ESH birimleri, kamu hastaneleri hizmet bölgesi esas alınarak planlanmakta, merkezi ve uydu birimler şeklinde yapılandırılabilmektedir. H Tipi ve D Tipi ESH birimleri ayrımı getirilmiş, EK-1’de asgari donanım, personel ve fiziki standartlar detaylandırılmıştır. Palyatif bakım servisleri için yatak kapasite üst sınırları belirlenmiş; örneğin 400 yatak ve üzeri tesislerde toplam yatak kapasitesinin en fazla %5’i palyatif bakım yatağı olarak ayrılabilecektir.
Personel Görevlendirme ve Sorumluluklar
ESH ekipleri ve palyatif bakım ekiplerinin asgari standartları EK-1 ve EK-5’te düzenlenmiştir. ESKOM koordinatörü, ESH birimi sorumlu tabibi ve palyatif bakım sorumlu tabipleri özel yetki ve sorumluluklara sahiptir. Hemşireler için sertifikasyon zorunluluğu getirilmiş, yeni servislerde bu şartın beş yıl içinde tamamlanması öngörülmüştür. Ekip üyelerinin hasta hakları, tıbbi deontoloji ve etik kurallara uyması zorunludur.
Hizmet Sunum Süreçleri
Başvurular e-Nabız, ESHİM veya aile hekimleri aracılığıyla yapılabilmektedir. ESKOM, klinik karar almaksızın ön değerlendirme yaparak hastayı uygun birime yönlendirmektedir. Sürekli ve süreli ESH ayrımı yapılmış, ilk ziyaret sorumlu tabip eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Palyatif bakım yatışlarında semptom kontrolü, terminal dönem ve sosyal şartlar kriterleri esas alınmaktadır. Taburculuk sonrası ESH birimi ve aile hekimliği entegrasyonu zorunludur. Yoğun bakım-palyatif bakım geçiş süreçleri de detaylı algoritmalarla düzenlenmiştir.
Kayıt, Denetim ve İdari Yaptırımlar
Tüm işlemler ESYS üzerinden dijital olarak kaydedilmekte, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Devlet Arşiv Hizmetleri Yönetmeliği’ne uygun arşivleme yapılmaktadır. Kalite standartları, enfeksiyon kontrolü ve denetim kriterleri EK-9 ve EK-10’da belirlenmiştir. İzin alınmaksızın birim açılması, standartlara aykırılık hallerinde idari yaptırımlar (yazılı uyarı, süre verme, disiplin soruşturması) uygulanacaktır. Özel tesisler için ayrıca idari para cezası mekanizması öngörülmüştür.
Geçici Hükümler ve Yürürlük
Mevcut birimlerin bir yıl içinde yeniden tescili, hemşire sertifikasyonunun beş yıl içinde tamamlanması zorunludur. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Sağlık Bakanı yürütme yetkisine sahiptir.
Hukuki Boyut ve Avukatlara Yansımaları
Yönetmelik, hasta hakları (Hasta Hakları Yönetmeliği), tıbbi malpraktis sorumluluğu, tazminat davaları ve idari yargı denetimi açısından önemli düzenlemeler içermektedir. 3359 sayılı Kanun’un ek 11. maddesi, idari yaptırımların dayanağını oluşturmaktadır. Avukatlar, evde sağlık hizmeti alan hastaların ölümü, yaralanması veya ihmali durumunda 6098 sayılı TBK md. 49-50 ve 121-125 çerçevesinde tazminat davaları açarken bu standartları delil olarak kullanabilecektir.
Palyatif bakım servislerinde rıza alma, bilgilendirme ve refakatçi zorunluluğu, aydınlatılmış onamın hukuki geçerliliğini güçlendirmektedir. ESKOM ve ESYS kayıtları, yargılamalarda elektronik delil niteliği taşıyacaktır. Hukuk profesyonelleri, yönetmeliğin getirdiği yeni komisyon kararlarının idari yargıda iptal davalarına konu olabileceğini, tescil reddi veya denetim yaptırımlarının ise Danıştay içtihatları ışığında incelenmesi gerektiğini dikkate almalıdır.
Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 6284 sayılı Ailenin Korunması Kanunu ile bağlantılı olarak, kimsesiz veya ihmal riski altındaki hastalar için sosyal hizmet bildirim yükümlülüğü, avukatların sosyal hukuk alanında da rol almasını gerektirmektedir. Yönetmelik, sağlık hukuku uygulayıcıları için kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
Sonuç olarak, yeni yönetmelik evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini standartlaştırarak hasta güvenliğini ve hizmet kalitesini artırmayı hedeflemektedir. Avukatlar ve hukuk akademisyenleri, bu düzenlemelerin tıbbi sorumluluk, idari işlem ve hasta hakları hukuku alanlarındaki etkilerini yakından izlemelidir.
(Toplam kelime sayısı: 1056)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı Kararı: Karakolda Darp ve Hakaret İddiasının İftira Suçu Olarak Değerlendirilmesi
Yargıtay, karakolda ifadesi alınırken darp ve hakaret gördüğünü iddia eden sanığın, tanık beyanları ve sağlık raporlarıyla çelişen şikayetinin iftira suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, isnat kastının belirlenmesinde tanık ve rapor delillerinin önemini vurgulamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı Kararı: İnfaz Kurumunda Darp İddiası ve İftira Suçu
Yargıtay, infaz kurumunda kavga olayına karışmadığı halde memurlara darp isnadında bulunan hükümlü sanığın eylemini zincirleme iftira suçu olarak nitelendirmiş ve mahkumiyet hükmünü onamıştır. Karar, kamera görüntüleri ve raporların isnat kastının belirlenmesindeki rolünü vurgulamaktadır.