Esnaf İşyerlerinde Çalışanların İş Kanunu Kapsamındaki Statüsü: Yargı Kararları Işığında Detaylı İnceleme
Lawantra
08.05.2026
Esnaf İşyerlerinde Çalışanların Hukuki Statüsü: İş Kanunu mu, Borçlar Kanunu mu?
İş hukukunda en tartışmalı konulardan biri, esnaf işyerlerinde çalışanların hangi yasal rejime tabi olacağıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesi, genel olarak tüm iş ilişkilerini kapsar nitelikteyken, 4. maddesinin (ı) bendi ile Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu kapsamındaki işyerlerinde üç kişiyi aşmayan durumlarda bu kapsama alınmamıştır. Bu ayrım, uygulamada sıkça dava konusu olmakta ve mahkemelerce detaylı inceleme gerektirmektedir.
Yasal Çerçeve ve Esnaf Tanımı
Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu'na göre esnaf, ekonomik faaliyetini sermayesiyle birlikte bedeni çalışmasına dayandıran, kazancı tacir niteliği kazandırmayacak düzeyde olan ve basit usulde vergilendirilen kişidir. İşyerinin esnaf sayılabilmesi için yalnızca çalışan sayısı değil, işverenin vergilendirme usulü, ekonomik büyüklüğü ve faaliyet şekli birlikte değerlendirilmelidir. Kanunda 'üç işçi' değil, 'üç kişi' ifadesi kullanılmıştır; bu nedenle işverenin bizzat bedeni emeğiyle çalışması da toplam sayıya dahildir.
Toplam kişi sayısı üçü aştığında, işyeri otomatik olarak İş Kanunu kapsamına girer. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/6082 E., 2021/10468 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, esnafın bedeni gücüyle çalıştığı dahil toplam çalışan sayısı üçü aşarsa 4857 sayılı Kanun uygulanır.
Yargı Uygulaması ve Bozma Nedenleri
Mahkemeler, işyerinin statüsünü belirlerken kapsamlı araştırma yapmalıdır. SGK kayıtları, vergi beyannameleri, tanık beyanları ve denetim raporları celp edilmeden karar verilmesi hukuka aykırıdır. Örneğin, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2023/7480 E., 2023/11884 K. sayılı kararında, minibüs işletmesinde çalışan sayısının araştırılmadan Borçlar Kanunu uygulanması bozma nedeni sayılmıştır. Mahkemece, fesih tarihi itibarıyla SGK kayıtları, işverenin Bağ-Kur statüsü, vergileme usulü ve bedeni çalışıp çalışmadığı incelenmelidir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/1271 E., 2025/372 K. sayılı kararında, üçten fazla çalışan ispatlanamayınca ve SGK kaydı bildirilmeyince İş Kanunu dışı kabul doğru bulunmuştur. Ancak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi (2022/3224 E., 2025/956 K.), SGK denetim raporu tek başına yeterli görmemiş; tanıkların yeniden dinlenmesi, bordro ve sicil kayıtları celbi emredilmiştir.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi (2025/1160 E., 2025/2166 K.) ise tanık hizmet dökümleri ve vergi kayıtlarının eksikliğini bozma gerekçesi yapmıştır.
Avukatlar İçin Pratik Öneriler
- Delil Toplama Stratejisi: Davacı İş Kanunu iddiasındaysa, üçten fazla çalışan için SGK prim belgeleri, tanık listesi ve vergi dairesi yazışmaları toplayın.
- İspat Yükü: Üçten fazla çalışan ispatlanamazsa Borçlar Kanunu uygulanır; kıdem tazminatı, ihbar gibi haklar sınırlanır.
- Eksik İnceleme Riski: Mahkemelerce celp edilmeyen deliller için istinaf/temyiz yolunda 'eksik araştırma' gerekçesiyle bozma muhtemeldir.
Bu içtihatlar, iş uyuşmazlıklarında resmi kayıtlara dayalı bütüncül inceleme zorunluluğunu pekiştirmektedir. Avukatlar, müvekkillerini bu ayrımın sonuçları (sosyal haklar, fesih koruma vb.) konusunda bilgilendirmelidir.
(Kaynak içtihatlar ışığında yeniden düzenlenmiştir. Toplam kelime: 652)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
En Yeni Hukuk Yazılım Güncellemeleri ve Faydalı Özellikler
Modern hukuk büroları için en yeni yazılım güncellemeleri! Yapay zeka, UYAP entegrasyonu ve zaman kazandıran LegalTech çözümleriyle süreçlerinizi hızlandırın.
Hukuk Bürolarında Etkili İş Akışları İçin Teknolojik Çözümler
Hukuk büronuzda iş akışlarını dijitalleştirip hataları sıfırlayın. LPM, CRM ve otomasyon gibi teknolojik çözümlerle verimliliğinizi hemen zirveye taşıyın.