E-Tebligat Kapsamı Genişletildi: Yeni Zorunluluklar, İstisnalar ve Çıkış Usulleri
Lawantra
02.07.2026
1 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) elektronik tebligat rejimini kökten değiştirdi. Yeni düzenleme ile belirli mükellef grupları için elektronik tebligat sistemi zorunlu hale getirilirken, sistemin teknik altyapısı, çıkış usulleri ve tebligatın hüküm tarihi de netleştirildi.
Zorunlu Kullanıcı Grupları
Yeni Madde 107/A’ya göre aşağıdaki kişiler Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kurduğu elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda:
- Kurumlar vergisi mükellefleri,
- Ticari, zirai ve mesleki kazançları nedeniyle gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
- Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler,
- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.
Bu kişiler, VUK m. 93’te sayılan klasik tebligat usullerine bağlı olmaksızın, elektronik ortamda tebligat alabileceklerdir.
İstisnalar ve Çıkış Hakkı
Önemli bir yenilik, engellilik oranı %90 ve üzeri olan malul ve engellilerin elektronik tebligat sistemine dahil edilmemesidir. Bu düzenleme, erişilebilirlik ve eşitlik ilkeleriyle uyumlu bir sosyal koruma yaklaşımıdır.
Çıkış usulleri de detaylı biçimde düzenlenmiştir:
- Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler, sicil kayıtlarının silindiği tarihte sistemden otomatik çıkarılır.
- Gerçek kişilerde ölüm veya gaiplik kararı ile sistemden düşülür.
- Zorunlu mükellefler, mükellefiyetin sona erdiği tarihten sonraki beşinci takvim yılı sonunda talep halinde sistemden çıkabilir.
- İsteğe bağlı katılanlar, herhangi bir zorunluluk yoksa taleple ayrılabilir.
- 65 yaşını dolduran gerçek kişiler, talep etmeleri halinde derhal sistemden çıkma hakkına sahiptir.
Tebligatın Hüküm Tarihi
Elektronik tebligat, sistemde tebliğin muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacaktır. Bu hüküm, tebligatın kesinlik kazanma süresi açısından avukatların dikkat etmesi gereken kritik bir noktadır. Özellikle dava açma süreleri, itiraz ve temyiz hakları bu beş günlük sürenin sonunda işlemeye başlayacaktır.
Geçiş ve İdari Düzenlemeler
Kanuna eklenen Geçici Madde 38 ile, düzenleme yürürlüğe girmeden önce sisteme dahil olanların yeniden başvuru yapmadan devam edebileceği hükme bağlandı. Ayrıca VUK mükerrer 257. maddenin (8) numaralı bendinde yer alan idari para cezası miktarı “iki katı”ndan “beş katına” çıkarıldı. Bu değişiklik, elektronik tebligat yükümlülüğüne uymayanlara uygulanacak yaptırımların caydırıcılığını artırmaktadır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, sistemin teknik altyapısını kurma, mevcut sistemleri kullanma ve usul-esasları belirleme konusunda geniş yetkiye sahip kılınmıştır.
Avukatlar ve Vergi Hukuku Pratiği Açısından Değerlendirme
Bu düzenleme, vergi uyuşmazlıklarında tebligat süreçlerini hızlandıracak ve kağıt tebligat kaynaklı uyuşmazlıkları azaltacaktır. Avukatlar, müvekkillerinin e-tebligat sistemine dahil olup olmadığını düzenli kontrol etmeli, özellikle 65 yaş üstü ve engelli müvekkiller için istisna hükümlerinden yararlanmalıdır.
Kurumlar vergisi ve gerçek usulde gelir vergisi mükellefleri için zorunluluk, vergi incelemeleri, tarhiyatlar ve ceza kesme işlemlerinde sürenin daha hızlı işlemeye başlaması anlamına gelmektedir. Avukatlar, tebligatın beşinci günde hüküm ifade edeceğini göz önünde bulundurarak dava açma, uzlaşma ve itiraz sürelerini buna göre planlamalıdır.
Ayrıca, limited ve anonim şirketlerin vergi vekilleri, sicil kayıtlarının silinmesi halinde otomatik çıkışın gerçekleşeceğini, aksi halde sistemde kalmanın hukuki sonuçlar doğurabileceğini müşterilerine bildirmelidir.
Sonuç olarak, 7587 sayılı Kanun ile e-tebligat rejimi dijitalleşmenin önemli bir adımı daha atmıştır. Hukuk profesyonelleri, bu yeni kuralları yakından takip ederek müvekkillerini olası idari ve cezai risklere karşı korumalıdır. (Word count: 756)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/3048 Sayılı Kararı: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Başvuru Zamanı
Yargıtay, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresi başladıktan sonra yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturdu. Bu karar, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gidererek uygulamada birlik sağladı.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 2026/1095 Sayılı İlke Kararı: Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerinin İşlenmesi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kaza mağdurlarının kişisel verilerinin hukuka aykırı işlenmesine ilişkin önemli bir İlke Kararı yayınladı. 20.05.2026 tarihli ve 2026/1095 sayılı karar, hasar danışmanlığı şirketleri, sigorta eksperleri ve avukatların uyması gereken sınırları netleştirmektedir.