e-Duruşma Sistemi Bölge Adliye Mahkemelerine Taşınıyor: Avukatlar ve Yargı Pratiği Açısından Değerlendirme
Lawantra
30.05.2026
Adalet Bakanlığı tarafından duyurulan son gelişmeler, dijital dönüşümün yargı sistemimizdeki kapsamını önemli ölçüde genişletiyor. Özellikle avukatların yoğun iş yükü ve yargılama süreçlerindeki gecikmeler göz önünde bulundurulduğunda, e-Duruşma sisteminin Bölge Adliye Mahkemelerine (BAM) taşınması, mesleki pratikte köklü değişiklikler vaat ediyor. Bu yazıda, yeni düzenlemenin hukuki temellerini, getireceği usul değişikliklerini ve avukatlar açısından doğuracağı mesleki avantajları detaylı biçimde ele alacağız.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in işaret ettiği üzere, teknolojik adımlar yargı reformunun merkezinde yer almaya devam edecek. e-Duruşma sistemi, pandemi döneminde ilk derece mahkemelerinde başarıyla uygulanmış ve kalıcı bir usul aracı haline gelmişti. Şimdi ise bu uygulamanın BAM'lara da uyarlanması için yoğun yazılım ve mevzuat çalışmaları yürütülüyor. Bu sayede yalnızca ilk derece mahkemeleriyle sınırlı kalan dijital duruşma imkanı, istinaf aşamasına da taşınmış olacak.
Yeni Düzenlemenin Kapsamı ve Usul İşlemleri
Yapılan açıklamalara göre, e-Duruşma yalnızca duruşma aşamasıyla sınırlı kalmayacak. Ön inceleme duruşmaları, istinabe yoluyla dinleme, yemin, isticvap ve tarafların dinlenmesi gibi temel usul işlemleri de elektronik ortamda gerçekleştirilebilecek. Bu genişletme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) elektronik işlemlerle ilgili hükümleri (özellikle m. 149 ve devamı) ile uyumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında da benzer usul kolaylıklarının sağlanması bekleniyor.
En önemli yeniliklerden biri, e-Duruşma'ya katılımın sadece avukatlarla sınırlı tutulmamasıdır. Davacı, davalı, bilirkişi, tanık ve uzmanlar da sistem üzerinden dinlenebilecek. Bu düzenleme, yargılamanın hızını artırırken, özellikle uzak illerde bulunan tanık veya bilirkişilerin fiziki olarak mahkemeye getirilmesinin yarattığı lojistik ve maddi külfeti ortadan kaldıracaktır. Avukatlar açısından bakıldığında, bu durum dosya takibi ve müvekkil koordinasyonunda önemli zaman tasarrufu sağlayacaktır.
Hâkimlerin, gerekli gördüğü hallerde re'sen e-Duruşma yöntemine karar verebilmesi de planlanan düzenlemeler arasında yer alıyor. Bu yetki, HMK m. 153 ve ilgili usul hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, yargılamanın etkinliğini artırmak adına önemli bir esneklik getirecektir. Ancak re'sen karar mekanizmasının, tarafların savunma hakkını zedelememesi için usul garantilerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir.
Avukatlar Açısından Mesleki Değerlendirme
Avukatlık mesleği, zaman yönetimi ve etkin savunma üzerine kuruludur. e-Duruşma sisteminin BAM'lara yayılması, özellikle büyükşehirlerdeki avukatların yoğun duruşma trafiğini azaltacaktır. Fiziki duruşma için mahkeme koridorlarında geçirilen saatler, elektronik katılım ile dilekçe hazırlığı, araştırma ve müvekkil görüşmelerine dönüştürülebilecektir.
Sistem aynı zamanda kırsal bölgelerde veya farklı illerdeki dosyaları takip eden meslektaşlarımız için erişim kolaylığı sağlayacaktır. Ulaşım masrafları, zaman kaybı ve fiziksel yorgunluk önemli ölçüde azalacaktır. Ancak bu avantajların yanında, dijital sistemlerin getirdiği güvenlik riskleri, teknik altyapı sorunları ve elektronik imzaların usul değeri gibi konulara da dikkat edilmesi gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemeleri'nde e-Duruşma'nın devreye girmesi, istinaf incelemesinin niteliğini de etkileyebilir. İstinaf aşamasında dosya üzerinden inceleme kuralı (HMK m. 355) bulunmakla birlikte, gerekli görülen hallerde duruşma açılabilmektedir. e-Duruşma bu duruşmaların daha etkin ve hızlı yapılmasını sağlayacaktır. Özellikle tanık ve bilirkişi dinlenen istinaf duruşmalarında, uzaktan katılımın mümkün olması, delil değerlendirmesinin kalitesini artırabilir.
Potansiyel Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Her teknolojik geçiş gibi, e-Duruşma'nın BAM'lara taşınması da bazı uyum sorunlarını beraberinde getirebilir. Öncelikle, avukatların ve yargı personelinin dijital okuryazarlık düzeyinin artırılması gerekmektedir. UYAP entegrasyonunun sorunsuz çalışması, ses ve görüntü kalitesinin standartlarının belirlenmesi, kesinti durumunda yedek usullerinin oluşturulması kritik öneme sahiptir.
Ayrıca, savunma hakkının etkin kullanılabilmesi için e-Duruşma sırasında itirazların tutanağa geçirilmesi, tarafların kesintisiz dinlenmesi ve teknik sorunlarda fiziki duruşmaya geçiş prosedürlerinin net bir şekilde düzenlenmesi şarttır. Baroların bu süreçte eğitim programları düzenlemesi ve Adalet Bakanlığı'nın teknik destek sağlaması, geçişin sorunsuz olmasını sağlayacaktır.
Sonuç: Dijital Yargı Reformunun Geleceği
e-Duruşma uygulamasının Bölge Adliye Mahkemelerine taşınması, yargı sistemimizin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Bu gelişme, avukatların iş yükünü azaltırken, yargılamaların hızlanmasına ve erişilebilirliğin artmasına katkı sağlayacaktır. Ancak teknolojik yeniliklerin, temel usul ilkelerinden (silahların eşitliği, savunma hakkı, aleniyet) ödün vermeden uygulanması esastır.
Meslektaşlarımızın bu yeni sisteme adaptasyon sürecinde proaktif davranması, olası aksaklıkları erken tespit etmesi ve yapıcı öneriler sunması, reformun başarısı açısından belirleyici olacaktır. Uzun vadede, e-Duruşma'nın tüm yargı mercilerinde standart hale gelmesiyle birlikte, daha etkin, daha hızlı ve daha erişilebilir bir adalet sistemine kavuşmamız mümkün görünmektedir.
Bu düzenleme, özellikle pandemi sonrası dönemde hız kazanan dijital yargı reformunun devamı niteliğindedir. Avukatlar olarak, bu teknolojik dönüşümü mesleki yetkinliğimizi artıracak bir fırsat olarak görmeli ve uygulamada ortaya çıkabilecek hukuki sorunları yakından takip etmeliyiz. (Word count: 852)
Etiketler: e-Duruşma, Bölge Adliye Mahkemesi, dijital yargı, usul hukuku, HMK, yargı reformu
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İcra Dosyalarında Usulsüz Tebligat Halleri ve Avukatlar İçin Pratik Değerlendirmeler
İcra takiplerinde tebligat usulüne riayet edilmemesinin yarattığı hukuki sonuçlar, Tebligat Kanunu ve Yargıtay içtihatları ışığında detaylı biçimde incelenmiştir.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolunda Ödeme Emrinin Usulsüz Tebliği ve Tebliğ Tarihinin Düzeltilmesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, tebligat mazbatasında tebliğ memurunun ad ve soyadının bulunmaması nedeniyle ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna hükmederek, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını bozmuştur.