Dilekçede Yapay Zekâ Kaynaklı Hatalı İçtihat Künyesi Kullanılması: Avukata Yönelik Soruşturma ve Savunma Hakkı Bağlamında Değerlendirme
Lawantra
19.06.2026
Ankara Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen bir davada, avukat E.Ç. tarafından sunulan savunma dilekçesinde yapay zekâ aracı kullanılarak eklenen Yargıtay kararlarının künyelerinin uydurma veya hatalı çıkması, hem idari hem de cezai soruşturma sürecini başlatmıştır. Olay, karşı taraf avukatının duruşma sırasında yaptığı itiraz üzerine ortaya çıkmış ve mahkeme aynı gün hem Ankara Barosu’na hem de Cumhuriyet Savcılığı’na yazı yazarak inceleme talep etmiştir. Bu gelişme, avukatlık mesleğinde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımı, mesleki sorumluluk ve savunma hakkının sınırları bakımından önemli tartışmaları gündeme taşımıştır.
Avukat E.Ç., olayı şu şekilde açıklamıştır: Üç avukatın ortak çalışması sonucu hazırlanan dilekçenin imzası kendisine aittir. Metnin ana içeriği değiştirilmemiş, yalnızca içtihat desteği amacıyla yapay zekâdan yararlanılmıştır. Yapay zekâ, mevcut Yargıtay kararlarının içeriklerine ulaşmış ancak esas ve karar numaralarını (künyeleri) yanlış üretmiştir. Avukata göre kararlar tamamen uydurma değil, aynı kararın farklı ve hatalı künyelerle gösterilmiş versiyonlarıdır. İçerik doğru olmakla birlikte künye bilgileri hatalıdır.
Olayın arka planında, karşı taraf avukatının bilirkişi raporlarına ilişkin rüşvet iddiaları içeren ağır ithamları yer almaktadır. E.Ç. ve meslektaşları, bu ithamların Avukatlık Meslek Kuralları’na aykırı olduğunu düşünerek mahkemeden karşı taraf avukatının uyarılmasını talep etmişlerdir. Savunma dilekçesi bu bağlamda hazırlanmıştır. Duruşmada karşı tarafın itirazı üzerine avukat şaşkınlığını dile getirmiş, inceleme yaparak beyanda bulunacağını belirtmiş ancak aynı gün soruşturma yazıları gönderilmiştir.
Soruşturma sürecinde en dikkat çeken husus, isnat edilen suçun somut olarak belirtilmemiş olmasıdır. Avukat, savcılık ifadesinde “Hangi suçla itham ediliyorum?” sorusunu yöneltmiş ve iddianamede suç tipinin (hakaret, iftira vb.) açıkça yazılmadığını gözlemlemiştir. Savunmasında, yapay zekânın hatalı yönlendirmesi sonucu sehven oluşan bir hatanın söz konusu olduğunu, kasıt unsuru bulunmadığını vurgulamıştır.
Avukat Hakları Grubu Ankara Genel Koordinatörü Emrah Altunoğlu, olayı yalnızca teknik bir hata olarak görmemekte; savunma faaliyetine yönelik sistematik bir baskı olarak değerlendirmektedir. Birleşmiş Milletler’in Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeleri (Havana Kuralları) uyarınca, avukatların yürüttükleri dava kapsamında yaptıkları söz ve faaliyetler nedeniyle idari veya cezai soruşturmaya maruz bırakılmaması gerektiğini hatırlatmıştır. Altunoğlu’na göre, hukuki hata veya değerlendirme yanlışı ceza soruşturmasının konusu yapılamaz. Savcı iddianamelerinin beraatla, hakim kararlarının bozulmayla sonuçlanabildiği bir sistemde, avukatların dilekçe içeriğindeki hataların cezai yaptırıma dönüştürülmesi kabul edilemez.
Olay aynı zamanda yapay zekânın hukuk pratiğindeki yerini tartışmaya açmıştır. Avukat E.Ç., “Keşke o kolaylıktan yararlanmasaydım” diyerek tecrübesini paylaşırken, Altunoğlu yapay zekânın hukuk alanında kullanılmaya devam edeceğini, ancak sınırlarının ve denetim mekanizmalarının acilen belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yanlış içtihat kullanımı sadece avukatı değil, müvekkilin adil yargılanma hakkını da etkileyebilir.
Hukuk profesyonelleri açısından kararın önemi şudur: Avukatlık Kanunu m. 34 ve Avukatlık Meslek Kuralları uyarınca özen yükümlülüğü bulunmakla birlikte, iyi niyetli ve kasıt taşımayan hataların disiplin veya ceza soruşturmasına dönüştürülmesi savunma hakkını zedeleyebilir. CMK m. 149 ve Anayasa m. 36 çerçevesinde savunma faaliyetinin geniş yorumlanması gerektiği açıktır. Benzer olaylarda avukatların, yapay zekâ çıktısını mutlaka manuel doğrulama ve kaynak kontrolünden geçirmesi, dilekçelerde “Yargıtay’ın şu kararı” yerine “Benzer nitelikteki Yargıtay kararları doğrultusunda” gibi daha temkinli ifadeler kullanması önerilmektedir.
Sonuç olarak, bu olay yapay zekâ teknolojilerinin hukuk pratiğine entegrasyonunda yeni etik ve mesleki standartlar geliştirme ihtiyacını ortaya koymuştur. Avukatlar, teknolojinin sunduğu kolaylıklardan yararlanırken mesleki özen yükümlülüğünü ihmal etmemeli; barolar ve yargı organları ise savunma hakkını koruyan ölçülü yaklaşımlar benimsemelidir. Olayın devam eden soruşturma süreci, Türk hukukunda yapay zekâ kaynaklı hataların cezai sorumluluk açısından nasıl değerlendirileceğine ilişkin emsal oluşturma potansiyeli taşımaktadır. (Toplam kelime sayısı: 912)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayın Yönetmeliği: Telif Hakları, Değerlendirme Kurulları ve Yayımlama Usulleri
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni Yayın Yönetmeliği, Yayın Projeleri Değerlendirme Kurullarının yapısını, eser inceleme usullerini, telif devirlerini ve ısmarlama eser hazırlama prosedürlerini detaylı şekilde düzenlemektedir. 5846 sayılı FSEK ve ilgili mevzuata dayanan Yönetmelik, kültür hukuku uygulayıcıları için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelikte Kapsamlı Değişiklikler: Destek Türleri ve Yeni Kısıtlamalar
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik’te yaptığı değişiklikler, yapım öncesi, yapım ve yapım sonrası destek türlerini detaylandırırken, dizi film desteği için yeni şartlar getirmekte ve destek iadesi durumunda yeniden başvuru yasağı öngörmektedir. Düzenleme, kültür hukuku ve devlet destekleri hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.