Hukuk Alanında Araştırma Görevlisi ve Lisansüstü Eğitimlerde ALES Yerine HMGS Puanı Kullanılmalı
Lawantra
01.05.2026
Hukuk Alanında Akademik Kariyer ve Lisansüstü Eğitimde Değerlendirme Kriterlerinin Yeniden Şekillendirilmesi
Hukuk fakültelerinde araştırma görevlisi pozisyonlarına atanma süreci ile yüksek lisans ve doktora programlarına giriş aşamaları, uzun süredir akademik yeterlilik ve mesleki donanım açısından tartışma konusu olmuştur. Özellikle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 7 Ekim 2019 tarihinde eklenen Ek Madde 41 ile hakim ve savcı yardımcılığı, avukatlık ile noterlik stajı için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) veya İdari Yargı Ön Sınavı başarı şartı getirilmesi, hukuk mesleği girişlerinde önemli bir standartlaşma sağlamıştır. Bu madde, "İlgili kanunlarda belirtilen şartlara ilave olarak, hâkim ve savcı yardımcılığı sınavına girmek ve avukatlık veya noterlik stajına başlamak için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olmak şarttır" hükmünü içermektedir. Ancak bu düzenleme, hukuk alanındaki araştırma görevliliği kadrolarını kapsamamış olup, bu eksikliğin giderilmesi yönünde güçlü bir görüş hakimdir.
Araştırma Görevlisi Atamalarında Mevcut Sistem ve Eleştiriler
Güncel uygulamada, hukuk fakültelerinde araştırma görevlisi alımında kadro sayısının 10 katı aday, ALES puanı (%60 ağırlık) ve yabancı dil puanı (%40 ağırlık) esas alınarak çağrılmaktadır. ALES, genel yetenek ve beceri odaklı bir sınav olup, hukuk disiplinine özgü bilgi ve yetkinliği ölçmekten uzaktır. Bu durum, hukuki birikimden yoksun adayların standart hazırlık materyalleriyle yüksek puanlar alarak, lisans not ortalaması yüksek veya fakülte birincisi adayların önüne geçmesine yol açmaktadır. Örneğin, ALES'ten rekor puan alan ancak mezuniyet ortalaması düşük adayların, akademik altyapısı üstün rakiplerini geride bırakması, sürecin nesnelliğini zedeler.
Hukuk camiası, HMGS'nin araştırma görevliliği için ön şart olarak kabul edilmesini savunmaktadır. HMGS, hakimlik-savcılık, avukatlık ve noterlik gibi hukuk meslekleri için geliştirilmiş olup, nesnelliği tartışmasızdır. Bu sınavın araştırma görevliliği başvurularında ALES'in yerini alması, hukuki donanımı doğrudan ölçerek daha adil bir eleme sağlayacaktır. 2547 sayılı Kanun'un Ek Madde 41'inin bu yönde genişletilmesi, akademik kadrolarda kaliteyi artıracak ve hukuk fakültelerinin mesleki standartlarını yükseltecektir.
Yüksek Lisans ve Doktora Girişlerinde ALES Sorunu
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'ne göre, yüksek lisans ve doktora programlarına giriş için ALES'ten en az 55 puan şartı aranmaktadır. Bu eşik, adayların büyük çoğunluğu tarafından aşılabilir niteliktedir. Ancak asıl problem, ön eleme ve nihai değerlendirmede ALES puanının lisans notu ve dil puanına göre daha fazla ağırlık taşımasıdır. Hukuk bilgisi içermeyen ALES, adayların akademik potansiyelini yetersiz yansıtırken, HMGS'nin bu süreçte devreye girmesi, hukuk odaklı programlarda gerçek yeterliliği ortaya koyacaktır.
Avukatlar ve hukuk profesyonelleri açısından bu öneri, akademik kadroların mesleki pratikle daha uyumlu hale gelmesini sağlayacaktır. HMGS, kanun yorumlama, dava analizi ve hukuki muhakeme becerilerini test ederken, ALES'in genelci yapısı bu derinliği sunamaz. YÖK Çerçeve Yönetmeliği'nde yapılacak değişiklik ile HMGS'nin esas alınması, hem araştırma görevlisi alımlarında hem de lisansüstü giriş sınavlarında standartlaşmayı güçlendirecektir.
Mesleki ve Akademik Katkılar
Bu düzenleme değişikliği, hukuk fakültelerinin kalitesini yükseltmekle kalmayacak, aynı zamanda yargı mensupları ve serbest avukatlar arasında akademiye geçişi teşvik edecektir. HMGS başarı kriteri, adayların pratik hukuk bilgisini ön plana çıkararak, teorik akademik kariyer ile mesleki uygulama arasındaki köprüyü güçlendirecektir. Hukukçu akademisyenlerin sahadan kopuk kalmasını önleyecek bu yaklaşım, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarının akademik tartışmalara daha etkin yansımasını sağlayacaktır.
Sonuç olarak, 2547 sayılı Kanun ve YÖK yönetmeliklerinde öngörülen değişiklikler, hukuk eğitiminin niteliğini dönüştürecektir. Avukatlar, bu öneriyi destekleyerek akademik kadrolarda hukuki uzmanlığın önceliğini vurgulamalıdır. (Kelime sayısı: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Avukatlardan Yapısal Soruna Tepki: Mesleki Faaliyet Nedeniyle Hedef Alınıyoruz
Baro Yönetim Kurulu Üyesi Av. Elif Erdem Düzgün, Hatice Kocaefe, Ali Aydın ve Zekeriya Polat cinayetlerini hatırlatarak, avukata şiddetin tesadüfi olmadığını vurguladı. Yasal düzenleme ve caydırıcı tedbirler talep edildi.
Genç Avukat Hatice Kocaefe'nin Yaşamı ve Mesleki Mücadelesi: Hukuki Süreç Nedeniyle Katledildi
İstanbul Barosu avukatı Hatice Kocaefe (26), aile şirketinin alacak takibi nedeniyle tehdit edilip pusuya düşürüldü. Harvard ve Stanford'da eğitim almış, BM İklim Konferansı'nda görev yapan başarılı hukukçunun ölümü, mesleki riskleri gündeme getirdi.