Sat-Geri Kirala (Leasing) İşlemlerinin Hukuki Niteliği ve Pratik Riskleri
Lawantra
29.04.2026
Sat-Geri Kirala İşlemlerinin Hukuki Yapısı ve Risk Analizi
Finansal kiralama sektöründe 'sat-geri kirala' (sale & leaseback) işlemleri, şirketlerin likidite ihtiyaçlarını karşılamak için sıkça başvurulan bir yöntemdir. Bu modelde, şirketin bilançosundaki bir varlık finansal kiralama şirketine devredilir ve aynı varlık kiracı olarak kullanılmaya devam edilir. Mülkiyetin devri ile kullanım hakkının ayrılması, işlemin kendine özgü hukuki niteliğini oluşturur. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na dayanan bu işlemler, uygulamada uyuşmazlıklara yol açarak sadece taraflar arası değil, üçüncü kişileri de etkileyen sonuçlar doğurur.
İşlemin Hukuki Niteliği ve Ekonomik Gerçeklik
Görünürde bir satış ve kira sözleşmesi olsa da, ekonomik amaç genellikle finansman sağlamaktır. Bu durum, sözleşme metnine bağlı kalınmasının yetersizliğini gösterir. Tarafların iradesi ile ekonomik hedef uyuşmadığında, işlem teminat amaçlı mülkiyet devri olarak nitelendirilebilir. Yargıtay içtihatları, finansal kiralama sözleşmelerini genel olarak geçerli saysa da, gerçek mahiyetin araştırılmasını zorunlu kılar. Şekli yapı ile ekonomik amacın ayrıştığı hallerde, gerçek niteliğe göre değerlendirme yapılır.
Avukatlar için kritik olan, işlemin kural olarak geçerli finansal kiralama sayılması ancak finansman ağırlıklı durumlarda teminat ilişkisine evrilmesidir. Sözleşme hazırlanırken ekonomik amaç ve tarafların gerçek iradesi birlikte incelenmelidir.
Uygulama Riskleri ve Temerrüt Süreçleri
Hızlı planlanan işlemlerde hukuki altyapı eksikliği, uyuşmazlıklara neden olur. Temerrüt hükümlerinin belirsizliği, fesih şartlarının net olmaması ve malın geri alım prosedürlerinin yetersizliği, süreci uzatır. Özellikle taşınmazlarda tahliye davaları uzun sürer, teorik hızlı geri alma avantajını ortadan kaldırır.
Temerrüt sürecinde ihtarların usulüne uygun yapılmaması, icra ve takip aşamalarını etkiler. İcra hukuku açısından malın geri alınması, klasik kiralardan farklı karmaşıklık arz eder. Mülkiyet devri içerdiği için alacaklıların korunması ve iflas senaryoları da gözetilmelidir.
Yargısal Yaklaşımlar ve Pratik Öneriler
Yargıtay, gerçek niteliği ön plana çıkarır. Sözleşmelerde temerrüt, fesih ve geri alma hükümleri ayrıntılı düzenlenmelidir. Finansal avantajlar kadar hukuki riskler de hesaplanmalı. Eksik kurgu, hak kayıplarına yol açar.
Avukatlar, 6361 sayılı Kanun m. 8 ve devamını esas alarak sözleşmeleri yapılandırmalı. Ekonomik analizle hukuki nitelendirme paralelliği sağlanmalı. Temerrüt ihtarlarında TBK m. 117 uyumu, icra takibinde İİK prosedürleri takip edilmeli.
Sonuçta, doğru yapılandırılmış sat-geri kirala işlemleri etkin finansman aracıdır. Ancak riskler yönetilmezse uzun uyuşmazlıklara dönüşür. Hukuk profesyonelleri, müvekkillerine bu dengeleri anlatmalı, sözleşme müzakerelerinde proaktif rol almalıdır.
(Toplam kelime: 512)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. HD 2024/665 E., 2024/5580 K.: İlama Dayalı Takas İddiasının İcra Mahkemesinde İncelenmesi
Karşılıklı ilamlı takiplerde takas talebi esasen incelenmeli. Tarafların kısmi farklılığı engel değil. TBK m. 139 ve İİK hükümleri çerçevesinde bozma kararı.
İflas Hallerinde Takas Hakkı ve Bankaların Yetkileri: Kanuni Sınırlamalar ve Yargı Kararları
İflas masasının korunması amacıyla İİK m. 200 çerçevesinde takas hakkı sınırlı. Bankaların mevduat takası 5411 sayılı Kanun m. 61 ve TBK m. 139 ile düzenlenir. Güncel Yargıtay kararları inceleniyor.