Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/127 E., 2025/3607 K. Kararı: Mirasçılıktan Çıkarma Sebeplerinin Değerlendirilmesi
Lawantra
25.04.2026
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin Mirasçılıktan Çıkarma Kararı: Hukuki Değerlendirme
Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 510 çerçevesinde mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın saklı paylı mirasçılarına karşı ailevi yükümlülük ihlali durumunda başvurabileceği sınırlı bir tasarruftur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2025/127 E., 2025/3607 K. sayılı ve 15.09.2025 tarihli kararı, bu kurumun uygulanmasında somut delil ve orantılılık ilkelerini vurgulamaktadır. Karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2024/2522 E., 2024/3140 K. sayılı onama hükmünü onamış; ilk derece mahkemesinin (1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2023/191 E., 2024/152 K.) vasiyetin iptali kararını teyit etmiştir.
Uyuşmazlığın Özeti
Davacı vekili, müvekkilinin mirasbırakanın 04.09.2023 tarihli ölümünden önce ... Noterliği'nde 17.11.2017 tarihli vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarıldığını iddia etmiştir. Çıkarmanın yasal şartları oluşmadığı savunulmuş; iptal talep edilmiştir. Davalı vekilleri ise davacının ailevi yükümlülükleri ihlal ettiğini, mirasbırakana baskı yaptığını, cenazesine katılmadığını ileri sürerek reddini savunmuştur. Bir davalı, davacının annelerine bakımını takdir ettiğini belirtirken, diğerleri evlilik sonrası husumeti vurgulamıştır.
İlk derece mahkemesi, mirasbırakanın ikinci evliliği sonrası taşınmaz husumeti tespit etmiş; ancak çıkarma unsurlarının oluşmadığını belirterek iptal kararı vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı usul ve yasaya uygun bulmuştur.
Yargıtay Değerlendirmesi
Yargıtay, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 371'e göre nihai kararları yalnızca usul ve esas hataları halinde bozabileceğini belirtmiştir. Temyiz incelemesinde tarafların iddiaları, deliller, hukuki nitelendirme ve gerekçeler usule uygun bulunmuştur. Özellikle:
- Ailevi Yükümlülük İhlali Yokluğu: Davacının mirasbırakanın evinde ikamet ettiği, annesine bakım yaptığı; ancak ikinci evlilik sonrası taşınmaz devri nedeniyle husumet yaşandığı sabittir. Bu, TMK m. 510/2'deki 'önemli ölçüde ihlal' eşiğini aşmamıştır.
- Delil Değerlendirmesi: Tanık beyanları ve dosya kapsamı, çıkarma sebebinin somut olmadığını doğrulamıştır. Cenazeye katılmama, tek başına yeterli değildir.
- Usul Uyumu: Temyiz dilekçesindeki iddialar bozma nedeni oluşturmamıştır.
Karar, HMK m. 370/1 uyarınca ONANMIŞ; temyiz gideri temyiz edene yükletilmiştir.
Mesleki Değerlendirme ve Uygulama Önerileri
Bu içtihat, mirasçılıktan çıkarmada somutlaşma yükünü (HMK m. 194) ve ağır ihlal kriterini pekiştirmektedir. Avukatlar, vasiyetlerde soyut ifadelerden kaçınmalı; delil (tanık, belge) sunmalıdır. Doktrinde (ör. Tanyeli, Mirasçılıktan Çıkarma, 2025) vurgulandığı üzere, çıkarma 'baskı aracı' olamaz. Benzer davalarda:
- İspat Stratejisi: Ailevi ilişkilerin kronolojisini belgeleyin (tapu kayıtları, iletişim kayıtları).
- Saklı Pay Koruması: TMK m. 506-510 bütünlüğünde inceleyin; orantılılık testi yapın.
- Temyiz Taktikleri: HMK m. 371 sebeplerini somutlaştırın.
Karar, mirasbırakan tasarruf özgürlüğü ile mirasçı koruması dengesini yansıtmaktadır. Uygulamada, ailevi anlaşmazlıklarda arabuluculuk (6325 sayılı Kanun) önerilir. (Kelime sayısı: 612)
Sonuç: Miras hukuku pratiğinde, bu karar emsal teşkil ederek çıkarma tasarruflarının titiz incelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Ceza Muhakemesinde Hibrit Kopuş Savunması: Müvekkilin İç Sabotaj Riski ve Yönetim Stratejileri
Hibrit Kopuş Savunması'nda müvekkilin kontrolsüz konuşma, duygusal patlama ve beden dili, stratejik bütünlüğü bozar. Duruşma protokolü ve 10 pratik öneri ile iç disiplin sağlanır.
Yargıtay 2. HD 2021/7539 E., 2021/9869 K.: Hukuka Aykırı Delilin Boşanma Davasında Kusur Belirleme Etkisi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşin telefonuna izinsiz program yüklenerek elde edilen kayıtların hukuka aykırı delil sayıldığını, kusur yüklemede kullanılamayacağını hükme bağladı. Boşanma davası reddedildi.