Ceza Muhakemesinde Egosantrik Yanlılık: Hibrit Kopuş Savunması ile Beş Kritik Görünüm
Lawantra
19.04.2026
Ceza Muhakemesinde Egosantrik Yanlılık: Hibrit Kopuş Savunması ile Beş Kritik Görünüm
Ceza yargılaması, salt hukuki normların ve delillerin mekanik uygulanmasından ibaret değildir. Bu süreç, hâkim, savcı, avukat, tanık ve sanık gibi farklı roller üstlenen bireylerin bilişsel eğilimleri, duygusal dinamikleri ve mesleki konumlarının derin etkisi altındadır. Egosantrik bias, yani bireyin kendi algısını, bilgisini ve yorumunu farkında olmadan merkeze oturtması, ceza muhakemesinin epistemolojik bütünlüğünü ve adil karar verme kapasitesini ciddi biçimde tehdit eden bir bilişsel sapmadır. Bu yanlılık, yalnızca kişisel bir hata olarak kalmayıp, delil yorumunu çarpıtır, savunma etkinliğini azaltır ve gerekçeli kararların kalitesini düşürür.
Bu makalede, egosantrik biasın ceza muhakemesindeki beş temel tezahürü, yenilikçi bir savunma stratejisi olan Hibrit Kopuş Savunması perspektifinden ele alınacaktır. Hibrit Kopuş Savunması, yargılamayı yalnızca normatif düzlemde değil, karar psikolojisi ve bilişsel dinamikler üzerinden okuyarak, aktörlerin 'görünmez merkezlerini' görünür kılar, çoğullaştırır ve stratejik biçimde sorgular. Bu yaklaşım, avukatlara pratik araçlar sunarak, muhakeme sürecindeki yapısal riskleri minimize etmeyi hedefler.
Egosantrik Biasın Kavramı ve Ceza Muhakemesindeki Yeri
Egosantrik bias, bireyin kendi bakış açısını nesnel gerçeklik olarak kabul etmesi, başkalarının sınırlı perspektiflerini yeterince dikkate almamasıdır. Bu, narsisizmden ziyade zihinsel bir kısayol olarak işler. Ceza muhakemesinde, farklı epistemik konumdaki aktörler (hâkimin yargısal tarafsızlığı, savcının suç isnadı, avukatın hak güvencesi, tanığın algısal kesiti, sanığın öznel deneyimi) bu yanlılığa maruz kalır. Sonuçta, aynı delil farklı anlamlara bürünür ve adalet, yorumlama savaşına dönüşür.
Hibrit Kopuş Savunması, savunmayı pasif bir karşı duruştan çıkarıp, hâkimin veya savcının 'doğal' gördüğü çerçeveyi bozan proaktif bir sürece evirir. Dereceli müdahalelerle (mikro: varsayımları adlandırma; makro: merkezî anlatıyı sarsma), savunma epistemik alanı genişletir.
1. Hâkimin Egosantrik Biası: İlk Okumanın Doğallaşması
Hâkim, dosya ilk incelendiğinde iddianame ve kolluk raporlarının etkisiyle bir zihinsel çerçeve kurar. Bu çerçeve, egosantrik bias ile 'nesnel gerçeklik' hâline gelir. Savunma argümanları, bu merkeze meydan okuyan 'ikincil' unsurlar olarak algılanır. Özellikle prematüre kanaat (erken sabitlenme) ile birleştiğinde, savunma bilgi üretmekten ziyade 'bozucu' görülür.
Avukatlar için pratik: Hâkimin varsayımlarını nazikçe adlandırın. Olay anındaki bilgi asimetrisini vurgulayın (örneğin, 'Sanığın o anki stres seviyesi, hâkimiyet anındaki değerlendirmeden farklıdır'). Hibrit Kopuş, hâkimin merkezini yok etmeden çoğullaştırır; bu, Yargıtay içtihatlarında delil değerlendirmesinin 'bütüncül' olmasını zorunlu kılan CMK md. 217'ye uygundur.
2. Savcının Egosantrik Biası: Suç Anlatısının Merkezîleşmesi
Savcı, soruşturmada kurduğu kurguyu olayın 'doğal akışı' sanır. Olgu-yorum geçişi silikleşir; leh deliller 'pürüz' addedilir. Bu, CMK md. 160'ta öngörülen 'leh-aleyh delil toplama' yükümlülüğünü fiilen ihlal eder.
Hibrit strateji: Savcının köprülerini görünür kılın. 'Bu para hareketi kastı mı gösterir, yoksa alternatif bağlamı mı?' diye sorun. Leh delilleri epistemik ağırlığıyla mahkeme gündemine taşıyın; bu, savcının merkezîliğini bozar.
3. Avukatın (Müdafi) Egosantrik Biası: Kendi Stratejisinin Mutlaklaştırılması
Avukat, dosya analizini mükemmel sanıp mahkeme dinamiklerini (kısa duruşmalar, hâkim ön kanaati) ihmal eder. Müvekkil psikolojisi göz ardı edilirse savunma çöker. Üslup hataları (saldırganlık algısı) etkinliği düşürür.
Öneri: Kendi 'merkezinizi' denetleyin. Stratejiyi müvekkil kapasitesine uyarlayın; duruşma ritmine göre vites değiştirin. Hibrit Kopuş, avukatı 'kendi öfkesinin esiri' olmaktan kurtarır.
4. Tanığın Egosantrik Biası: Parçayı Bütün Sanma
Tanık, sınırlı algısını (korku, dikkat daralması) tam olay diye sunar. Gözlem-yorum karışır; hafıza yeniden inşası hatalar doğurur. Samimiyet, güvenilirlik sanılır.
Çapraz sorgu taktiği: 'Gördüğünüzü mü söylüyorsunuz, yoksa niyet mi çıkarıyorsunuz?' diye ayırın. CMK md. 52'deki tanık değerlendirme kriterlerini (algı koşulları) kullanın; tanığın epistemik sınırını netleştirin.
5. Sanığın Egosantrik Biası: İç Haklılığın Dış Görünüme Üstünlüğü
Sanık, niyetini 'tek gerçek' bilir; dış yansımayı küçümser. İfade dağılır, kritik detaylar atlanır.
Müdafi görevi: İçsel anlatıyı hukuki dile tercüme edin. 'Dışsal etkiyi' vurgulayın; CMK md. 147'deki susma hakkını stratejik kullanın.
Hibrit Kopuş Savunması'nın Stratejik Değeri
Bu beş bias, muhakemeyi tek merkeze hapseder. Hibrit Kopuş, dosya psikolojisine göre dozajlar: Mikro müdahaleler için varsayım adlandırma; makro için normatif sorgulama. Avukatlar, bu araçlarla Yargıtay'ın 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini (CMK md. 223) güçlendirir.
Sonuçta, adalet delilden öte yorumlamadır. Hibrit Kopuş, avukatlara bilişsel hijyen sağlayarak, ceza muhakemesini çoğulcu ve adil kılar. Bu teori, pratikte karar psikolojisini dönüştürme potansiyeline sahiptir. (Kelime sayısı: 852)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. HD 2025/8861 E., 2026/603 K.: Görev/Yetki Kararları Kesin Niteliği ve Temyiz Yasağı
BAM görev/yetki kararları HMK m.353/1-a-3 ve m.362/1-c gereği kesin; temyiz edilemez. Meskeniyet şikâyeti üzerine yetkisizlik istinafı reddedilmiştir.
Danıştay 2. Daire 2021/3132 E., 2024/68 K.: Disiplin Zamanaşımında Fiil Sübutu Değerlendirmesi Yapılmadan İşlemden Kaldırma Hukuka Aykırı
Disiplin soruşturmasında zamanaşımı tespit edilse bile fiil sübutu belirtilmeden dosya kaldırılamaz. 657 DMK m.127 ve 7068 sayılı Kanun m.29 bağlamında İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.