Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1464 E., 2026/1869 K. Kararı: Muris Muvazaası İddiasında Taşınmazların Terekeye Dahil Edilmesi ve 1/2 Sayılı İBK Uygulanamazlığı
Lawantra
15.04.2026
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararı: Muris Muvazaası ve Tereke Paylaşımında Kanıtlama Yükü
Muris muvazaası davaları, miras hukuku pratiğinde en tartışmalı alanlardan biridir. Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/189 E., 2021/571 K. sayılı red kararını onayan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2024/1213 E., 2024/1405 K. sayılı kararını inceleyen Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/1464 E., 2026/1869 K. sayılı kararıyla onama yoluna gitmiştir. Bu içtihat, muris muvazaası iddiasının kanıt yükü ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın (İBK) sınırlarını netleştirir.
Dava Konusu ve Tarafların Savunmaları
Asıl davada davacılar, muris ...'nin 2005'te hastalanması sonrası kızı ...'yi taşınmaz satış vekili atadığını, murisin mallarını kaçırdığını iddia ederek davalılar ... ve ... adına kayıtlı bağımsız bölümleri (26 07... parsel 8 nolu, 21 39... parsel 8 nolu) terekeye dahil talep etmiştir. Birleştirilen davada 33 96... parsel benzer iddiayla ileri sürülmüştür. Davalılar, murisin bakıma muhtaçlığını ve muvazaa yokluğunu savunmuştur.
Yerel mahkeme iddiayı kanıtlanmamış sayarak reddetmiş; BAM, muris taşınmazlarının 10 yılda peyderpey satıldığını, satış gelirlerinin tedavi masraflarına harcandığını, davalıların muristen para aldığı iddiasının ispatlanmadığını belirterek onamıştır.
Yargıtay'ın Hukuki Nitelendirmesi
Yargıtay, dosyayı tarafların iddiaları, deliller, uygulanacak hukuk kuralları ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İBK çerçevesinde değerlendirmiştir. Kritik nokta: Dava konusu taşınmazlar hiçbir zaman muris adına kayıtlı olmaması nedeniyle İBK uygulanamaz. İBK, muris adına kayıtlı olup muvazaalı devredilen taşınmazlar için geçerlidir.
BAM gerekçeleri:
- Muris taşınmaz satışları ile davalı alımları arasında bağlantı yok.
- Murisin hastalık tedavileri (Adıyaman'dan ... illerine sevk) masraflı.
- Satış gelirleri tedavi ve ihtiyaçlara harcanmış.
Bu değerlendirmeler usul ve kanuna uygundur (HMK m.370/1). Temyiz iddiaları bozma gerektirmemiştir.
Mesleki Değer ve Uygulama Önerileri
Avukatlar için bu karar şu dersleri verir:
- Kanıtlama Yükü: Muvazaa iddiası somut delille (banka kayıtları, satış belgeleri) ispatlanmalı; soyut beyan yetmez.
- İBK Sınırı: Taşınmazın muris adına kayıtlılığı şart; üçüncü kişilerden alım halinde uygulanmaz.
- Tedavi Masrafları: Muris harcamaları dosya delilleriyle (hastane kayıtları) doğrulanmalı.
Karar kesin olup (10.03.2026, oybirliği), onama harçları davacılardan tahsil edilecektir. Miras davalarında, tapu kayıtlarının tarihsel incelemesi ve mali akış delilleri vazgeçilmezdir. Bu içtihat, muvazaa iddialarının dar yorumunu güçlendirerek miras paylaşımında istikrar sağlar.
(Kelime sayısı: 612)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2022/2496 E., 2023/308 K. Sayılı Kararı: Riskli Yapı Dönüşümünde Sözleşme Feshi Usulü
Danıştay İDDK, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı yenileme projelerinde müteahhit sözleşmelerinin feshi prosedürünü onamış; idarenin detaylı kusur araştırması zorunluluğunu reddetmiştir. Karar, avukatlar için kilit içtihat niteliğindedir.
Danıştay 6. Daire 2020/10800 E., 2022/1325 K.: Arsa Payı Sözleşmesi Fesih İşleminin Hukuka Uygunluğu
Riskli yapıda inşaat durması nedeniyle 6306 md. 6/14 ile fesih onandı; kusur araştırması zorunlu değil görüşü hâkim.