Adana BAM 9. Hukuk Dairesi 2020/16 E., 2021/1425 K. Kararı: Ticari Satım Uyuşmazlıklarında Teslim İspatı ve İcra İtirazının İptali
Lawantra
14.04.2026
Adana BAM 9. Hukuk Dairesi 2020/16 E., 2021/1425 K. Kararı: Ticari Satım Uyuşmazlıklarında Teslim İspatı ve İcra İtirazının İptali
Ticari uyuşmazlıklarda sıkça karşılaşılan itirazın iptali davalarında, mal tesliminin ispatı kritik bir rol oynamaktadır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2021 tarihli ve 2020/16 E., 2021/1425 K. sayılı kararı, bu konuda yol gösterici niteliktedir. Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esas ve karar numarası belirtilen hükmüne karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde esastan reddedilmiştir.
Tarafların İddia ve Savunmaları
Davacı vekili, müvekkilinin araç yedek parça satışı ve pazarlama faaliyetleri yürüttüğünü, davalının bu parça alımlarını gerçekleştirdiğini ancak bedellerini ödemediğini belirterek icra takibi başlattıklarını ifade etmiştir. Takibe itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı talep edilmiştir.
Davalı vekili ise öncelikle mahkemenin görevsiz olduğunu (Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olmalı), satış sözleşmesi bulunmadığını, teklif aşamasında fatura kesildiğini ve malların teslim edilmediğini savunmuştur. Faturanın tek başına yeterli olmadığını, ilişki ve teslimin ayrıca ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Yerel Mahkeme Kararı ve İstinaf İncelemesi
Yerel mahkeme, faturaların kalan bakiyeye ilişkin olduğunu, servis fişleri ve davalının ticari defterlerine itirazsız kayıt yapmasını dikkate alarak teslimi kabul etmiş; İİK m.67/2 uyarınca inkâr tazminatına hükmetmiştir. İstinaf incelemesi HMK m.355 uyarınca sınırlı olarak yapılmış, kamu düzeni ve ileri sürülen sebepler değerlendirilmiştir.
Mahkeme, davacı tarafın Liman Vergi Dairesi'nin 06.09.2018 tarihli yazısına göre birinci sınıf tacir olduğunu, davalının limited şirket olduğunu belirterek uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu teyit etmiştir. Satım ilişkisinde davacının mal miktarını ve teslimini, davalının ise ödemeleri ispat yükümlülüğüne vurgu yapılmıştır.
09.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, faturalar her iki tarafın defterlerinde kayıtlıdır. Davacı defterlerinde alacak görünmemekle birlikte, davalı defterlerinde 7.441,67 TL borç kaydı mevcuttur. Davalının faturaları defterine işlemesi, teslim karinesi oluşturmakta olup aksini ispat yükü davalıdadır. Ödeme ispatı yapılmadığından yerel karar onanmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Mesleki Öneriler
Bu karar, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.23/2 ve İİK m.67 çerçevesinde ticari defterlerin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Faturaların deftere işlenmesi, HMK m.200 uyarınca yazılı delil niteliği kazanmakta ve teslimi karine olarak kabul edilmektedir. Avukatlar, müvekkil ticari defter kayıtlarını düzenli tutmalı, bilirkişi raporlarında BA/BS formları ve vergi dairesi yazışmalarını talep etmelidir.
Görev uyuşmazlığı açısından, tarafların tacir sıfatı ve ticari işletmeden kaynaklanan uyuşmazlık, Asliye Ticaret Mahkemesi görevini pekiştirmektedir (HMK m.4). İspat yükü dağılımı, davacı lehine güçlü bir konum yaratmakta; davalı taraf ödemeyi veya teslim almamayı belgelemek zorundadır.
Kararın hüküm kısmı şu şekildedir:
- HMK m.353/1-b-1 uyarınca istinafın esastan reddi.
- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 387,96 TL istinaf harcının hazineye irat.
- HMK m.326/1 ile istinaf giderlerinin davalıya bırakılması.
- Duruşmasız inceleme nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer yok.
- Kullanılmayan avansın iadesi.
- HMK m.359/3 (7035 sayılı Yasa m.30 ile değişik) ile tebliğ.
Karar, dava değeri 78.630 TL'nin altında olduğundan HMK m.362/1-a uyarınca kesin niteliktedir. Bu içtihat, benzer davalarda emsal teşkil edecek olup, hukuk profesyonelleri dosya incelemelerinde bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişliliğini öncelikle değerlendirmelidir.
Kaynak Analizi ve Genişletilmiş Değerlendirme
Karar metninde deliller (fatura fotokopileri, servis fişleri, bilirkişi raporu, vergi dairesi yazısı) titizlikle incelenmiş; davalının defterlerindeki kayıtlar belirleyici olmuştur. Uygulamada, tacirler arası ilişkilerde yazılı delillerin önemi artmakta, sözlü beyanlar yetersiz kalmaktadır. Avukatlar, icra takibi öncesi ticari defter uyumunu kontrol etmeli, itiraz halinde hızlı bilirkişi incelemesi talep etmelidir. Bu yaklaşım, süreçleri hızlandırarak müvekkil zararını minimize eder.
Benzer Yargıtay içtihatlarında (örneğin 11. HD kararları) da fatura-defter uyumu teslim ispatı için yeterli görülmekte; bu karar da bu çizgiyi desteklemektedir. Ticari davalarda başarı, delil toplama stratejisine bağlıdır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Gündemi: Yaklaşan İptal Davaları ve İtiraz Başvuruları
AYM Genel Kurulu, emeklilikten ceza hukuku ve aile mevzuatına uzanan geniş bir iptal gündemine sahip. Hukukçular için kritik esaslar ve kanun maddeleri.
Rekabet Kurulu'nun Param-Kartek Devralma Kararı: İzin Öncesi Fiili Kontrol Yasağı ve Uygulamadaki Sınırlar
Rekabet Kurulu, Param'ın Kartek'i izinsiz fiilen devraldığını tespit ederek idari para cezası uyguladı. Karar, birleşme süreçlerinde 'ara dönem' kurallarını netleştiriyor ve avukatlara kritik uyarılar içeriyor.