Yargıtay 9. HD: Mobbing İddiası ve Manevi Tazminat Davasında Bozma Kararı - 2015/8730 E., 2017/1000 K.
Lawantra
11.04.2026
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin Önemli Mobbing İçtihadı: 2015/8730 E., 2017/1000 K. Sayılı Karar
İş hukuku pratiğinde mobbing (psikolojik taciz) iddiaları giderek artmakta olup, bu tür davalarda Yargıtay içtihatları yol gösterici niteliktedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/8730 E., 2017/1000 K. sayılı kararı, mobbingin unsurlarını netleştirerek avukatlar ve işverenler için kritik bir referans oluşturmaktadır. Karar, Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin kısmen kabul ettiği manevi tazminat hükmünü bozmuş; psikolojik taciz kavramının sınırlarını hukuki gerekçelerle çizmiştir.
Davanın Özeti ve Tarafların İddiaları
Davacı, davalı işyerinde 29 Ocak 2003 - 27 Ağustos 2012 tarihleri arasında çalışmış; 2009'da yüksek gürültülü üretim ortamından kaynaklı kulak rahatsızlığı geçirmiş, üç ameliyat olmuş ve kalıcı hasarlar edinmiştir. Bu süreçte, iddiaya göre işyeri yetkililerince sözlü ve davranışsal taciz uygulanmış; depresyon ilaçları nedeniyle yaşanan geç kalmalar fazla mesaiyle telafi edilmesine rağmen tutanak ve savunma istenmiş; mobbing nedeniyle psikolojide tamiri imkansız hasarlar oluştuğu öne sürülmüştür. Davacı vekili, manevi tazminat ve mobbing uygulayan yönetici için psikolojik destek kararı talep etmiştir.
Davalı vekili ise davacının kalite güvence ekip lideri olarak çalıştığını, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu md. 22'ye göre feshedildiğini; hastalığın işyerinden kaynaklanmadığını, geç kalmalara tolerans gösterilmediğini ve davacının davranışlarının tersine taciz niteliği taşıdığını savunmuştur.
Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş; temyiz üzerine dosya Yargıtay'a ulaşmıştır.
Yargıtay'ın Hukuki Değerlendirmesi
Yargıtay, mobbingi 'işyerinde sistematik, kasıtlı, süreklilik gösteren, yıldırma ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan, kişilik, sağlık ve mesleki durumda zarar doğuran davranışlar' olarak tanımlamış; şu unsurları zorunlu kılmıştır:
- Süreklilik ve Sistematiklik: Ara sıra münferit haksız davranışlar mobbing değildir (Yargıtay 22. HD, 2014/3426 E., 2014/4165 K. referansı).
- Kasıt ve Amaç: İşçiyi işten uzaklaştırmak amacıyla yapılmalı.
- Kişilik Hakları İhlali: TMK md. 24 ve TBK md. 58 gereği manevi tazminat için ihlal boyutu şart.
Somut olayda:
- Davacının geç kalmaları için tutanak ve savunma alınması, işverenin yönetim hakkı kapsamındadır (çalışma saatlerini belirleme yetkisi).
- Diğer işçilerin de geç kaldığına dair belge olsa da, davacının sıklığı daha fazladır; bu durum süreklilik arz etmez ve kişilik haklarını ihlal etmez.
- Cuma namazı izni: Tüm mavi yakalılara verilmemesi eşit davranma ilkesine (İşK md. 5) aykırı değildir; beyaz yakalılara verilmesi dolaylı ayrımcılık yaratmaz.
- Yöneticilere şikayetlerin değerlendirilmemesi, mobbingin sistematik unsurlarını karşılamaz.
Yargıtay, İşK md. 5'in eşit davranma ilkesini (doğrudan/dolaylı ayrımcılık yasağı) incelemiş; fesihlerde aynı davranışa farklı muamele yoksa ayrımcılık olmadığını vurgulamıştır. Psikolojik taciz için 'silahların eşitliği' kriteri getirilmiş: Taraflar karşılıklı araçlara sahipse mobbing yoktur.
Bozma Gerekçeleri ve Ek Hatalar
- Manevi tazminat koşulları oluşmamıştır; dava reddi gerekirken kabul hatalıdır.
- HMK md. 26'ya aykırı: Dava dilekçesinde yöneticinin psikolojik destek talebi varken, mahkeme davacının tedavisini davalıya yüklemiştir (taleple bağlılık ilkesi).
Karar, davalı temyizi lehine bozulmuş; peşin temyiz harcı iadesi öngörülmüştür (31.01.2017, oybirliği).
Mesleki Değer ve Uygulama Önerileri
Bu içtihat, mobbing davalarında delil yükünü artırır: Somut, sistematik davranış kanıtı şarttır. Avukatlar müvekkil savunmasında tutanaklar, izin politikaları ve diğer çalışan uygulamalarını belgelemelidir. İşverenler için yönetim hakkı korunmuş; eşitlik ilkesini kanıt yükümlülüğü vurgulanmıştır. Benzer davalarda Yargıtay 22. HD içtihatları ile birlikte değerlendirilmelidir.
Karar, iş hukuku pratiğini şekillendirecek nitelikte olup, manevi tazminat taleplerinde ihtiyatlı yaklaşımı zorunlu kılar. Toplam kelime: 728.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
AYM 2013/2995: Makul Sürede Yargılama ve Gerekçeli Karar Hakkında Ret Kararı
Tapu iptal davasında makul süre ve adil yargılama iddiaları reddedildi; 3 yıllık süreç makul bulundu.
Yargıtay 16. CD: Silahlı Terör Örgütüne Silah Sağlama Davasında Bozma ve Tahliye - 2018/85 E., 2018/1105 K.
"Kuşkudan sanık yararlanır" ilkesiyle bozma: Bahçe kullanımındaki kuşkular aydınlatılmadan mahkumiyet hatalı bulundu.