Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12379 E., 2021/12105 K. Kararı: Hakim ve Savcıların Trafik Kabahatlerinde Yetkili Makamlar
Lawantra
09.04.2026
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12379 E., 2021/12105 K. Kararı: Hakim ve Savcıların Trafik Kabahatlerinde Yetkili Makamlar
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin bu emsal niteliğindeki kararı, trafik kabahatleri kapsamında hakim ve savcılara yönelik idari para cezası uygulamalarının yetki sınırlarını netleştirerek hukuk pratiğine önemli bir katkı sunuyor. Karar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 73/C maddesi uyarınca kesilen 235 TL idari para cezasına karşı savcının sulh ceza hakimliğine başvurusu ve bunun Yüksek Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay'a taşınması üzerine şekilleniyor.
Olayın Özeti ve Usul Süreci
Körfez Trafik Denetleme Büro Amirliği'nin 09/09/2019 tarihli ve MA 44433888 sayılı tutanağıyla kesilen ceza, ilgili savcının 10/03/2020 tarihli ve 2020/641 sayılı Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kaldırıldı. Bu karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/09/2020 tarihli KYB. 2020-76117 sayılı ihbarnamesiyle bozma istemiyle daireye taşındı. İhbarname, üç ana bozma nedeni içeriyordu:
- Başvuru Hakkı: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/3 maddesi uyarınca başvurunun yalnızca kanuni temsilci veya avukat tarafından yapılabileceği iddiası.
- Yer ve Görev Yetkisi: Kabahatler Kanunu'nun 6, 22/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 12. maddeleri gereği Körfez'deki mahkemenin yetkili olması.
- Usul Eksiklikleri: Kabahatler Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca idareden savunma alınmaması, tebliğ edilmemesi ve delillerin toplanmaması.
Daire, bu nedenleri tek tek inceledi ve hakim-savcı statüsünün 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu kapsamında "kişisel suç" olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Buna göre, idari makamların düzenlediği tutanaklar yetki bakımından yok hükmünde olup, adli yargı mercileri tarafından öncelikle iptal edilmeli ve gerekirse 2802 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca yetkili adli makamlarca yaptırım uygulanmalıdır.
Bozma Nedenlerinin Değerlendirilmesi
1. Başvuru Hakkı (1. Neden)
Daire, Kabahatler Kanunu'nun 28/1 maddesi gereği öncelikle yer yetkisinin incelenmesi gerektiğini belirterek, araç sahibinin ikrarı ve tescil kaydını delil saydı. 2918 sayılı Kanun'un 116. maddesindeki "kanuni karine" (sürücü tespit edilemezse araç sahibine ceza) ile 5237 sayılı TCK'nın 20. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi dengelendi. İkrar, karineden üstün delil olarak kabul edildi. Başvuru hakkı, kabahatle ilgisini ispatlayana tanındığından, bu nedenle bozma reddedildi.
2. Yetki Sorunu (2. Neden)
Bitlis Sulh Ceza Hakimliği'nin Körfez (Kocaeli) yetkisine sahip olmaması nedeniyle Kabahatler Kanunu'nun 28/1-a bendi uyarınca dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiği belirtildi. Mahkeme, yetkisizken esastan inceleyerek 2802 sayılı Kanun'a atıf yaparak iptal kararı verdi. Bu hukuka aykırılık, CMK 309/4-c uyarınca bozmaya yol açtı.
3. İdare Savunması (3. Neden)
Kabahatler Kanunu'nun 28/2-7 maddeleri gereği usulden kabul sonrası idareden 15 gün içinde savunma alınmalı, tebliğ edilmeli ve deliller toplanmalıydı. Yetkisiz mahkemece bu yapılmadığı için bozma talebi yerinde görülmedi, ancak yetki sorunu nedeniyle red edildi.
Kararın Mesleki Değeri
Bu karar, trafik kabahatlerinde hakim-savcılara özgü yetki rejimini pekiştirerek idari işlemlerin adli denetimini zorunlu kılıyor. Avukatlar, müvekkillerinin statüsünü 2802 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirerek strateji geliştirmeli. Emsal kararlar, ikrarın delil gücünü ve karineyi tersine çevirme koşullarını somutlaştırıyor. Hukuk devleti gereği, idari tutanakların adli iptali ve yeniden yaptırım süreci standartlaşıyor.
Karar, 30/09/2021 tarihinde oybirliğiyle verildi ve uygulamada yetki itirazlarını güçlendiriyor. Pratikte, sulh ceza hakimlikleri öncelikle yetkiyi incelemeli; hakim-savcı kabahatlerinde idari yol tıkanmalı.
Kaynak Karar Numarası: 2021/12379 E., 2021/12105 K.
(Toplam kelime: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Tazminat Komisyonu Başkanlığı: 8. Yargı Paketi Sonrası Süreç Hızlandırma Başarısızlığı
7499 sayılı Kanun'la genişletilen Tazminat Komisyonu'nda zorunlu süre yok; AİHM riski taşıyor. Uygulamada karar örneği bulunmuyor.
Sigortalının Haklarını Kısıtlayan Poliçe Şartları İçin Islak İmza veya Açık Onay Şartı
TTK m.1423/2'ye göre sigorta şirketleri, kısıtlayıcı şartları ıslak imzalı poliçe veya açık onay ile ispatlamalı. Yargıtay 17. HD ve uluslararası emsaller bu yaklaşımı destekliyor.