Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi Üzerine Uluslararası Sempozyum: Hukuk Profesyonelleri İçin Yeni Bir Dönüm Noktası
Lawantra
06.04.2026
Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi Üzerine Uluslararası Sempozyum: Hukuk Profesyonelleri İçin Yeni Bir Dönüm Noktası
Türkiye Barolar Birliği (TBB), 5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri çerçevesinde, avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik kritik bir uluslararası sempozyum düzenledi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen ve 13 Mayıs 2025'te imzaya açılan "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Sözleşme" (kısaca Lüksemburg Sözleşmesi olarak anılan), sempozyumun ana gündem maddesiydi. Etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayarak, TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan'ın açılış konuşmasıyla devam etti.
TBB Başkanı Sağkan'ın Açılış Konuşması: Mesleki Mücadelemizin Temel Taşları
Sağkan, konuşmasında avukatlık mesleğinin tarihsel kökenlerini hatırlatarak, 5 Nisan 1878'de İstanbul Barosu'nun ilk genel kurulunu ve 1958'de Barolar Birliği'nin kuruluş çalışmalarını vurguladı. 1987'de Tekirdağ TBB Genel Kurulu'nda 5 Nisan'ın Avukatlar Günü olarak kabul edildiğini belirten Sağkan, mesleğin varlık sebebinin haksızlıklara karşı mücadele olduğunu ifade etti. "Kimseye bakmaksızın insanlık ailesinin adalet arayışının rehberiyiz" diyerek, avukatların hak ve özgürlüklerin sözcüsü olduğunu dile getirdi.
Sağkan, son dönemde avukatlara yönelik baskıların arttığını somut örneklerle anlattı. Meslektaşları Av. Mehmet Pehlivan'ın 19 Haziran 2025'te mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanmasını ve Av. Zekeriya Polat'ın 7 Ocak 2026'da işyerinde katledilmesini hatırlattı. Bu olayların yalnızca bireysel saldırılar olmadığını, savunmanın zayıflatılmasının adil yargılanma hakkını zedelediğini vurguladı. "Güçlü savunma olmadan adil yargılanma hakkı kullanılamaz" uyarısında bulundu.
Sözleşme'nin Önemi ve Türkiye'nin Taraf Olma Süreci
Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni "Avrupa Avukat Hakları Sözleşmesi" olarak niteleyen Sağkan, belgenin avukatların bağımsızlığına yönelik tehditlere karşı bağlayıcı mekanizmalar getirdiğini belirtti. Sözleşme, baroların kurumsal varlığını güvence altına alırken, bireysel hakları da koruyor. Giriş kısmında avukatların hukukun üstünlüğü, adalete erişim ve insan haklarındaki rolü vurgulanıyor; saldırılar ise doğrudan bu değerlere yönelik olarak tanımlanıyor.
TBB, sözleşmenin imzalanması için hemen harekete geçti: Türkçeye çeviri yapıldı, TBMM, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Başkanlığı, Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarına resmi başvurular iletildi. 27 Mayıs 2025'te İstanbul Barosu ile kolokyum düzenlendi, kitapçık basıldı ve dağıtıldı. Sağkan, Türkiye'nin taraf olmasını sağlamak için çalışmaların süreceğini taahhüt etti.
BM Özel Raportörü Satterthwaite'in Mesajı: Küresel Tehditlere Karşı Standart
BM Hakim ve Avukatların Bağımsızlığı Özel Raportörü Margaret Satterthwaite, video mesajında sözleşmeyi "insan hakları açısından dönüm noktası" olarak nitelendirdi. Dünya genelinde avukatların müdahale ve saldırılara maruz kaldığını, sözleşmenin bölgesel standart belirlediğini söyledi. Sözleşme, ilerlemeyi ölçme, yetersizlikleri tespit etme ve yeni düzenlemeler için referans sağlıyor. Avrupa Konseyi üye olmayan devletlere de açık tutulması, evrensel niteliğini artırıyor.
Satterthwaite, avukatların savunma hakkını koruduğunu, adil yargılanma hakkının (AİHS Md. 6) askıya alınamaz olduğunu vurguladı. Uluslararası standartlar, mesleki faaliyetler nedeniyle kovuşturma veya yaptırımları yasaklıyor. Avukatlara yönelik kısıtlamalar, insan hakları savunucularını etkileyerek baskıcı ortam yaratıyor. Sözleşme bu boşluğu dolduruyor.
Sempozyum Oturumları: Hazırlık Süreci ve Uygulamalar
I. Oturum (Kolaylaştırıcı: TBB Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir): BM Özel Raportörü Prof. Dr. George Katrougalos, Avrupa Konseyi Avrupa Hukuki İşbirliği Komitesi Başkanı Julie Devys, Fransa Ulusal Barolar Konseyi Başkanı Marie-Aimée Peyron ve Avrupa Barolar Federasyonu Mesleki Dayanışma Komitesi Başkanı Joanna Wsolek, sözleşmenin hazırlanma sürecini ve uluslararası koruma mekanizmalarını tartıştı.
II. Oturum (Kolaylaştırıcı: TBB Yönetim Kurulu Üyesi Av. Makbule Tanış): İstanbul Üni. Dr. Volkan Aslan, CCBE Başkanı Roman Završek, FBE önceki Başkanı Dominique Attias ve Av. Benan Molu, Türkiye iç hukuku açısından yansımaları ele aldı.
Program forum ile sona erdi. Etkinlik, avukatlık mesleğinin geleceği için umut verici bir platform oldu.
Hukuk Profesyonelleri İçin Değerlendirme
Bu sempozyum, avukatlar için stratejik bir fırsat sunuyor. Sözleşme, AİHS ve uluslararası standartlarla uyumlu olarak, mesleki bağımsızlık ve baro özerkliğini güçlendiriyor. Türkiye'de artan baskılara karşı somut bir araç. Barolar, sözleşmenin onayını hızlandırmak için lobi yapmalı. Avukatlar, bu enstrümanı müvekkil savunmasında kullanabilir; örneğin, tutuklamalara karşı Avrupa Konseyi denetim mekanizmalarını devreye sokabilir.
Mesleki şiddet ve engeller, Anayasa Md. 36 (hak arama hürriyeti) ve AİHS Md. 6'yı ihlal ediyor. TBB'nin girişimleri, hukukun üstünlüğünü pekiştirecek. Avukatlar, bu sözleşmeyi içtihatlarında referans göstererek kazanımlar elde edebilir.
(Yaklaşık 850 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Romanya'da Türk Ailelerin Hukuki Statüsünün Evrimi: 1878 Berlin Kongresi'nden 1940'a
1878 Berlin Kongresi ile başlayan süreçte, Dobruca bölgesindeki Türk ailelerin vatandaşlık, mülkiyet ve idari statüleri nasıl dönüştü? Romanya Anayasası, 74/1924 sayılı Vatandaşlık Kanunu ve 1940 toprak kayıplarının hukuki etkilerini inceleyelim.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/491 E., 2026/103 K. Sayılı Kararı: İtirazın Kaldırılması Davasında Tebligat Usulü
Hukuk Genel Kurulu, itirazın kaldırılması talebinde asıl yerine vekile tebliğ zorunluluğunu vurguladı. İİK ve HMK kıyasen uygulanması ile İçtihadı Birleştirme Kararı bağlayıcılığı teyit edildi.