Anayasa Mahkemesi'nin Örgüt Üyeliği Suçunda ByLock Deliline İlişkin Yaklaşımı: Gerekçeli Karar Hakkı ve Adil Yargılanma
Lawantra
05.04.2026
Anayasa Mahkemesi'nin Örgüt Üyeliği Suçunda ByLock Deliline İlişkin Yaklaşımı: Gerekçeli Karar Hakkı ve Adil Yargılanma
Giriş
Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu'nun 25 Eylül 2025 tarihli ve 2020/31370 sayılı kararı, FETÖ/PDY örgüt üyeliği suçlamalarında ByLock programının delil niteliğini yeniden masaya yatırmış ve mahkumiyet kararlarının gerekçelendirilmesinde kritik bir ihlal tespit etmiştir. Bu karar, avukatlar için ceza muhakemesi pratiğinde dijital delillerin kullanımını şekillendirecek önemli bir içtihat niteliğindedir. Özellikle, ByLock tespitinin tek başına veya belirleyici delil olarak kabul edilmesinin, sanığın itirazlarının yeterince ele alınmadan mahkumiyete esas alınamayacağını vurgulamaktadır.
Karar, Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında adil yargılanma hakkının gerekçeli karar unsurunu merkeze almaktadır. Hukuk profesyonelleri açısından, bu yaklaşım vicdani kanaat sisteminde delillerin serbestçe takdirini (CMK m.217/1) çelişmeli yargılama ilkesiyle dengeleme zorunluluğunu pekiştirmektedir.
Başvurunun Konusu ve Yargılama Süreci
Başvurucu, FETÖ/PDY şüphesiyle soruşturma kapsamında ByLock kullanımı, Bank Asya'da 2014 sonrası işlem, Aktif Eğitim-Sen üyeliği (1 Temmuz 2014 - 17 Kasım 2015) ve çocuklarının kapatılan F.E.K. okulunda eğitimi gibi tespitlere dayanılarak yargılanmıştır. Yerel mahkeme, 7 Aralık 2017'de CGNAT kayıtları ve ByLock Tespit Tutanağı'na dayanarak 6 yıl 3 ay hapis cezası vermiş; istinaf ve temyiz yolları tüketilmiştir.
Bireysel başvuruda, ByLock'a karşı savunmaların göz ardı edildiği, müdafaa hakkı, özel hayatın gizliliği, masumiyet karinesi gibi birden fazla ihlal iddiası ileri sürülmüştür. AYM, yalnızca gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş; diğer iddiaları açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.
AYM'nin ByLock Değerlendirmesi
AYM, Anayasa m.36/1 ve m.141/3'ü temel alarak gerekçeli karar hakkını incelemiştir. Bu hak, yargılamanın hakkaniyetini ve denetlenebilirliğini sağlar. Mahkumiyette ByLock User-ID 21915 ve CGNAT verileri esas alınmışsa da, başvurucunun örgütsel amaçla kullanım itirazı yeterince karşılanmamıştır.
AYM'nin önceki Adnan Şen (2018/8903, 15.4.2021) kararında ByLock'un örgütsel iletişim aracı olduğu kabul edilmiş; kullanımı kural olarak adil yargılanmaya aykırı görülmemiştir. Ancak İHAM'ın Yalçınkaya/Türkiye (2023) kararı sonrası Yargıtay içtihadı değişmiş; yazışmalarda örgütsel içerik yoksa ek inceleme zorunlu hale gelmiştir. Somut olayda bu inceleme yapılmadığı için ihlal kararı verilmiştir.
Dijital Delillerin Ceza Muhakemesindeki Yeri
Dijital deliller (CMK m.206/2, m.217/2), hukuka uygun elde edilmeli, bütünlüğü (hash değerleri) ve kullanıcı tespiti (ID, IP, baz uyumu) denetlenmelidir. ByLock'un idari tedbirlerde kuvvetli karine oluşturduğu (AYM 2022/86339, 16.7.2025) kabul edilse de, ceza yargılamasında sanığın etkili itiraz hakkı (silahların eşitliği, çelişmeli yargılama) esastır.
ByLock indirme/kullanım tek başına üyelik delili değildir; örgütsel amaç, iletişim içerikleri ve destekleyici kanıtlar aranmalıdır. TCK m.30/1 esaslı hata veya şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanmalıdır. İHAM Yalçınkaya kararında (¶271-272), ByLock'un katı sorumluluksuza dönüştürülmesi eleştirilmiştir; CGNAT/HTS yetersizdir, iletişim kimlikleri ve içerikler gereklidir.
Yargıtay 3. CD 21.11.2023 (2023/17048 E., 2023/8966 K.), İHAM'ı dikkate alarak ByLock'u yegane delil saymamıştır. Deliller dosyaya eklenmeli, savunma erişimi sağlanmalıdır.
Karşı Oy ve Değerlendirme
Karşı oyda diğer deliller (sendika, okul) ByLock'u desteklediği savunulmuş; ancak AYM, Yargıtay içtihadına atıfla bunların delil sayılmayacağını belirtmiştir. Sonuçta, ByLock kural olarak örgütsel delildir ama doğrudan üyelik kanıtı değildir; itirazlar karşılanmazsa ihlal doğar.
Avukatlar için pratik çıkarımlar:
- Delil Denetimi: CMK m.134/135/5651 sayılı Kanun uyumu zorunlu.
- Savunma Stratejisi: Örgütsel kullanımın somutlaştırılmasını talep edin; içerik analizi isteyin.
- İstinaf/Temyiz: Gerekçe eksikliğini vurgulayın.
Bu karar, FETÖ davalarında delil hiyerarşisini yeniden tanımlamakta; dijital delillerin mutlaklaştırılmasını önleyerek adil yargılanmayı güçlendirmektedir. Hukukçular, vicdani kanaati (Anayasa m.138/1) somut denetimle dengelemelidir.
(Kelime sayısı: 852)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Hibrit Kopuş Savunmasında Üslup Stratejisi: Ceza Yargılamasında Etkili İkna Sanatı
Ceza savunmasında üslup, içerik kadar belirleyicidir. Hibrit Kopuş modeli, retorik, psikoloji ve dramaturji ekseninde dereceli üslup stratejisi sunarak hâkim direncini kırmayı ve iknayı maksimize etmeyi hedefler.
Danıştay 5. Dairesi 2018/5267 E., 2022/7858 K. Kararı: ByLock Delilinin Gerçek Kullanıcı Tespiti ve İdari Tedbirlerin Sınırı
Danıştay 5. Dairesi, astsubayın OHAL KHK/4 ile ihraç işlemini ByLock kullanımına dayandıran idare kararını bozmuş; internet aboneliğinin başkası tarafından kullanıldığını tespit ederek hukuka aykırılık bulmuştur.