Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/7824 E., 2023/8434 K. Sayılı Kararı: Hükümlü Naklinde Uyarlama Yargılamasının Zorunlu Olmadığına İlişkin Değerlendirme
Lawantra
04.04.2026
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/7824 E., 2023/8434 K. Sayılı Kararı: Hükümlü Naklinde Uyarlama Yargılamasının Zorunlu Olmadığına İlişkin Değerlendirme
Türkiye'de ceza infazının uluslararası boyutunda kritik bir ayrım, infazın devri ile hükümlü nakli arasındaki farktır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023/7824 E., 2023/8434 K. sayılı kararı, bu ayrımı somut bir uyuşturucu kaçakçılığı dosyası üzerinden aydınlatmış ve avukatlar için önemli içtihadi bir rehber oluşturmuştur. Karar, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebinin reddiyle sonuçlanmış olup, 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) ilgili maddelerinin yorumunda yol göstericidir.
Olayın Özeti ve Süreç
Türk vatandaşı bir hükümlü, İran Urumiye İlçe Yargısı İslam İnkılap Mahkemesi'nin 03.07.2019 tarihli ve 9809974421100320 sayılı kararıyla, uyuşturucu öncül maddelerin kaçakçılığına katılım suçundan 25 yıl hapis ve 1.500.000.000 Riyal para cezasına çarptırılmıştı. Cezanın infazı 07.11.2018 tarihinde İran'da başlamış, hükümlünün talebi üzerine Adalet Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşması ile 6706 sayılı Kanun'un 30 ve 31. maddeleri çerçevesinde bakiye cezanın Türkiye'de infazına karar vermiştir.
Türkiye'ye nakil sonrası hükümlü müdafii, 04.11.2021 tarihli dilekçesiyle ... Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'nden uyarlama yargılaması talep etmiştir. Mahkeme, 08.11.2021 tarihli ve 2021/624 değişik iş sayılı kararıyla talebi "karar verilmesine yer olmadığına" hükmetmiş; itiraz üzerine ... 37. Ağır Ceza Mahkemesi 26.11.2021 tarihli ve 2021/507 değişik iş sayılı kararıyla itirazı reddetmiştir. Adalet Bakanlığı'nın 13.03.2023 tarihli ve 2022/10301 sayılı evrakıyla kanun yararına bozma isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32661 sayılı tebliğnameyle dosyayı daireye sunmuştur.
Hukuki Çerçeve: İnfazın Devri ve Hükümlü Nakli Ayrımı
6706 sayılı Kanun'un 26. maddesi, infazın devrini düzenler. Bu yöntemde yabancı mahkeme kararının infazı Türkiye'ye devredilir ve hükümlünün Türkiye'de bulunması zorunludur. Madde 26/5 uyarınca, infaz devri talebi ağır ceza mahkemesine gönderilir; mahkeme 15 gün içinde fiilin Türk Ceza Kanunu'na göre cezasını tayin eder (yabancı ceza süresini aşamaz). Uyarlama kararı itiraza açıktır ve mahkeme koruma tedbirleri de verebilir.
Buna karşın Madde 30, Türkiye'ye hükümlü naklini düzenler. Koşullar: Hükümlünün Türk vatandaşı olması, rızası, kararın kesinliği, fiilin Türk hukukunda suç olması ve en az 6 ay bakiye ceza. Madde 31/2 kritik olup, yabancı mahkûmiyet kararı herhangi bir uyarlama kararı alınmadan Türk kanunlarına göre infaz edilir. Madde 31/3, mahkûmiyetin esasına ilişkin taleplerin hüküm devletine (İran) yapılacağını belirtir.
Yargıtay, somut olayda hükümlü nakli uygulandığını vurgulamış; infaz devri koşullarının (hükümlünün talepte Türkiye'de olmaması) oluşmadığını tespit etmiştir. İran Anlaşması'nın 57. maddesi de infaz devletinin (Türkiye) iç mevzuatına atıf yapar; zorunlu uyarlama öngörmez. Hükümlü naklinin amacı sosyal rehabilitasyondur, ceza hafifletme değil.
Yargıtay'ın Gerekçesi ve Sonuç
Daire, yerel mahkemelerin gerekçelerini kısmen hatalı bulsa da (uydurma talebinin esasa ilişkin olmadığı), sonuçta 6706 sayılı Kanun md. 31'e uygunluk nedeniyle kanun yararına bozma talebini reddetmiştir (05.10.2023 tarihli karar, oybirliğiyle). Bu, hükümlü naklinde uyarlama yargılamasının zorunlu olmadığını netleştirir.
Avukatlar İçin Pratik Değer
- Uyarlama talepleri nakil sonrası reddedilebilir; esasa itirazlar hüküm devletine yapılmalıdır.
- 6706 md. 31 gerekçesi, yabancı kararın doğrudan infazını vurgular; Sözleşmelere uygundur.
- Dosya takibinde infaz devri/nakil ayrımını erken belirleyin; bakanlık onayı ve rıza belgelerini inceleyin.
- Benzer davalarda bu içtihat, müdafilerin taleplerini sınırlayarak infaz rejimini hızlandırır.
Karar, uluslararası ceza işbirliğinde usul ekonomisini önceler; avukatlar müvekkillerine nakil risklerini bu çerçevede anlatmalıdır. (Kelime sayısı: 728)
Kaynak: Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/7824 E., 2023/8434 K.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyalarının Aidiyeti: Yargıtay 2. HD'nin Yeni İçtihadı ve İspat Yükünün Dinamik Değişimi
Yargıtay 2. HD 2024/2402 K. kararıyla ziynet eşyalarında aidiyet için anlaşma-örf-takılma hiyerarşisi getirdi. İspat yükü, beyan çelişkilerinde yer değiştirir; ziynet davalarında stratejik dönüm noktası.
Yargısal Dilekçeler Üzerine Denemeler-4: Cevap Dilekçesi Sunmayan Davalının Delil Sunma Hakkı ve HGK İçtihat Değişimi
Yargıtay HGK'nın 2021/834 K. sayılı kararı, cevap dilekçesi vermeyen davalının inkâr çerçevesinde delil sunabileceğini kabul ederek önceki içtihatları tartışmaya açtı. HMK m.128-141 yorumu ve savunma hakkı dengesi avukatlar için kritik analiz.