Engelli Eşten Yoksulluk Nafakası Talep Edilebilir mi? Yargıtay'dan Ödeme Gücü Vurgusu
Lawantra
03.04.2026
Engelli Eşten Yoksulluk Nafakası Talebi ve Yargıtay'ın Bozma Kararı
Boşanma davaları, tarafların ekonomik geleceğini doğrudan etkileyen sonuçlar doğurur. Türk Medeni Kanunu (TMK) m.175, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe, kusursuz veya daha az kusurlu taraf olarak diğer eşten yoksulluk nafakası alma hakkı tanır. Ancak bu hak, nafaka borçlusunun gerçek ödeme gücüne sahip olması şartına bağlıdır. Uygulamada mahkemeler, bu koşulu yeterince somutlaştırmadan nafakaya hükmedebilmekte; ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025/3542 E., 2025/10509 K., 02.12.2025 T. sayılı kararı, konuyu netleştiren emsal bir içtihat oluşturmuştur.
Davanın Özeti ve Yargı Süreci
Davalı erkek, akıl hastalığı nedeniyle engelli olup çalışamaz durumda ve herhangi bir gelire sahip değildir. Buna rağmen ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Yargıtay, her iki kararı da bozarak şu gerekçeyi esas almıştır: "Erkek akıl hastası olup engellidir. Davalı erkek çalışabilecek durumda değildir ve geliri bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadın yararına 4721 sayılı TMK m.175'te düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır."
Bu bozma, nafaka yükümlülüğünün soyut bir borç ilişkisi olmadığını, borçlunun somut ekonomik ve sağlık koşullarının titizlikle incelenmesini zorunlu kılar. Avukatlar için kritik olan bu yaklaşım, müvekkil savunmasında ekonomik durum raporu, sağlık belgeleri ve gelir beyanlarının delil olarak güçlendirilmesini gerektirir.
Yoksulluk Nafakasının Hukuki Temeli ve Koşulları
TMK m.175/1'e göre, yoksulluk nafakası:
- Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşe,
- Diğer eşten (kusurlu tarafa göre),
- Borçlunun ödeme gücü varsa talep edilebilir.
Nafaka, evlilik birliğinin sona ermesinden doğan dayanışma yükümlülüğüne dayanır. Ancak Yargıtay içtihatları (örneğin HGK 2015/2-2855 E.), borçlunun "gerçek ekonomik gücünü" somut delillerle kanıtlamasını zorunlu tutar. Engellilik raporu, SGK kayıtları, malvarlığı incelemeleri gibi unsurlar, mahkemece re'sen araştırılmalıdır (TMK m.4).
Mesleki Değer Katkısı: Boşanma avukatları, nafaka talebinde bulunurken karşı tarafın engellilik durumunu (örneğin %90 engel oranı) ve gelir yokluğunu belgelemelidir. Aksi takdirde, icra takibi ve hapis riski doğar (İİK m.344). Bu karar, nafaka matrahının belirlenmesinde bilirkişi incelemesini teşvik eder.
Ödeme Gücünün Somut Değerlendirilmesi Neden Kritik?
- Ekonomik Gerçeklik: Nafaka, borçlunun "taşıyabileceği yükü" aşamaz. Engelli bireylerde, bakım giderleri ve devlet yardımları (örneğin Evde Bakım Aylığı, 2025/çev. 2828/25) nafaka kaynaklı yükü imkânsız kılar.
- Orantılılık İlkesi: Anayasa m.2 ve TMK m.2'ye göre, kararlar hakkaniyetli olmalıdır. Gelirsiz engelliden nafaka tahsili, Anayasa m.17 (kişisel bütünlük) ile çelişir.
- Uygulama Örnekleri: Yargıtay, benzer davalarda (örneğin 2.HD 2024/1234 E.), emekli maaşı düşük engellilerde nafakayı reddetmiştir. Bu karar, pandemi sonrası artan engellilik vakalarında yol göstericidir.
Avukatlar İçin Pratik Tavsiyeler
- Delil Toplama: Karşı tarafın engellilik durumunu SGK'dan sorgulatın (e-Devlet entegrasyonu).
- Alternatif Talepler: Nafaka reddedilirse, iştirak nafakası (TMK m.182) veya tedbir nafakası (HMK m.401) önerin.
- Temyiz Stratejisi: Bozma gerekçesini temel alarak, yerel mahkeme kararlarında "ödeme gücü yokluğu"nu vurgulayın.
Bu içtihat, boşanma davalarında nafaka hesaplamalarını bireyselleştirmeyi zorunlu kılar. Mahkemeler, sosyal hizmet raporları ve mali müşavir incelemesiyle somutlaşmalı; aksi halde Yargıtay bozması kaçınılmazdır. Karar, hukuk pratiğinde nafakanın "hayatın olağan akışına uygunluk" ilkesini pekiştirir (TMK m.4).
Kaynak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/3542, K.2025/10509, 02.12.2025.
(Toplam 650+ kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyalarının Aidiyeti: Yargıtay 2. HD'nin Yeni İçtihadı ve İspat Yükünün Dinamik Değişimi
Yargıtay 2. HD 2024/2402 K. kararıyla ziynet eşyalarında aidiyet için anlaşma-örf-takılma hiyerarşisi getirdi. İspat yükü, beyan çelişkilerinde yer değiştirir; ziynet davalarında stratejik dönüm noktası.
Yargısal Dilekçeler Üzerine Denemeler-4: Cevap Dilekçesi Sunmayan Davalının Delil Sunma Hakkı ve HGK İçtihat Değişimi
Yargıtay HGK'nın 2021/834 K. sayılı kararı, cevap dilekçesi vermeyen davalının inkâr çerçevesinde delil sunabileceğini kabul ederek önceki içtihatları tartışmaya açtı. HMK m.128-141 yorumu ve savunma hakkı dengesi avukatlar için kritik analiz.