Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4886 E., 2025/9625 K. Sayılı Kararı: Denetimli Serbestlik İhlallerinde Mazeret Değerlendirmesi
Lawantra
03.04.2026
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin Denetimli Serbestlik Kararını Bozması: Hukuki Değerlendirme
Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2025/4886 Esas, 2025/9625 Karar sayılı içtihadı, infaz rejiminde denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanması ve ihlallere ilişkin mazeretlerin değerlendirilmesi açısından avukatlar için kritik bir referans niteliği taşıyor. Bu karar, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi çerçevesinde koşullu salıverilme tarihine kadar olan ceza infazının denetimli serbestlik yoluyla gerçekleştirilmesine dair uygulamalarda, yükümlülük ihlallerinin yorumlanmasına ışık tutuyor.
Olayın Özeti ve Süreç
Karar, Toprakkale Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan bir hükümlünün durumunu ele alıyor. Osmaniye İnfaz Hâkimliği'nin 28.08.2023 tarihli ve 2023/5007 Esas, 2023/4999 Karar sayılı kararıyla, hükümlünün cezasının denetimli serbestlik tedbiriyle infazına hükmedilmişti. Ancak hükümlü, yükümlülüklere uymamakta ısrar edince, 04.03.2024 tarihli ve 2024/1567 Esas, 2024/1610 Karar sayılı kararla açık ceza infaz kurumuna iade edildi. Bu iade kararına karşı yapılan itiraz, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.07.2024 tarihli ve 2024/540 değişik iş sayılı kararıyla reddedildi.
Adalet Bakanlığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma talebinde bulundu (23.05.2025 tarihli, 94660652-105-80-24062-2024-Kyb sayılı evrak). Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.06.2025 tarihli ve 2025/69981 sayılı tebliğnamesi üzerine dosya 1. Ceza Dairesi'ne intikal etti.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Bozma Talebi
Tebliğnamede vurgulandığı üzere, hükümlü 04.10.2023'te bireysel görüşme yükümlülüğünü ihlal ettiği için uyarılmış, 11.01.2024'te ikinci ihlal nedeniyle tekrar uyarılmış ve 07.02.2024 ile 28.02.2024 tarihlerinde üçüncü ihlal iddiasıyla iade edilmişti. Ancak, 07.02.2024'te hükümlünün başka bir suç nedeniyle gözaltına alındığı, 17.02.2024-28.02.2024 arası anne ve babasına hastanede refakatçi olarak kaldığı belgelerle sabitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin önceki 2020/3309 E., 2021/3945 K. sayılı kararı da benzer şekilde, gözaltı nedeniyle yükümlülüğün ihlalinde hükümlünün kusurunun bulunmadığını belirtmişti. Bu mazeretler göz ardı edilerek itirazın reddi hukuka aykırı bulundu.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin Gerekçesi
Daire, CMK m. 309'u detaylıca inceledi: Adalet Bakanlığı'nın hukuka aykırılık tespiti üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirim, savcılığın daireye tebliğ ve dairenin bozma yetkisi. Denetimli serbestlik planına uymama nedeniyle iade kararı verilmiş olsa da, üçüncü ihlal iddiasındaki 07.02.2024 gözaltı tutanağı ve hastane belgeleri mazereti kanıtlıyordu. Bu, yükümlülüğün yerine getirilmemesinde hükümlünün iradesi dışında unsurların varlığını gösteriyordu.
Karar, infaz hakimliklerinin mazeret iddialarını somut delillerle titizlikle incelemesi gerektiğini vurguluyor. Gözaltı gibi zorunlu durumlar veya ailevi acil haller (hasta refakatçiliği), ihlal sayılmamalıdır. Bu yaklaşım, Anayasa m. 19 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 5 ile uyumlu bir infaz rejimi öngörüyor.
Sonuç ve Hukuki Etkileri
Yargıtay, bozma talebini kabul ederek Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını CMK m. 309/3 gereği oybirliğiyle bozdu (26.12.2025 tarihli karar). Dosya mahkemeye iade edildi. Avukatlar için bu içtihat, müvekkil savunmalarında mazeret delillerinin (yakalama tutanağı, doktor raporu) toplanmasının önemini ortaya koyuyor. Denetimli serbestlik ihlallerinde "ısrarlı uymama" kriteri, subjektif değil objektif delillere dayandırılmalıdır.
Bu karar, infaz hukuku pratiğinde istikrar sağlayarak, yükümlülük ihlallerinin orantılı yorumunu teşvik ediyor. Hukuk profesyonelleri, benzer davalarda Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2020/3309 E., 2021/3945 K. içtihadını çapraz referansla kullanabilir. Karar, ceza infazının rehabilitasyon odaklı niteliğini pekiştiriyor ve keyfi iadeleri önlüyor.
(Kelime sayısı: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyalarının Aidiyeti: Yargıtay 2. HD'nin Yeni İçtihadı ve İspat Yükünün Dinamik Değişimi
Yargıtay 2. HD 2024/2402 K. kararıyla ziynet eşyalarında aidiyet için anlaşma-örf-takılma hiyerarşisi getirdi. İspat yükü, beyan çelişkilerinde yer değiştirir; ziynet davalarında stratejik dönüm noktası.
Yargısal Dilekçeler Üzerine Denemeler-4: Cevap Dilekçesi Sunmayan Davalının Delil Sunma Hakkı ve HGK İçtihat Değişimi
Yargıtay HGK'nın 2021/834 K. sayılı kararı, cevap dilekçesi vermeyen davalının inkâr çerçevesinde delil sunabileceğini kabul ederek önceki içtihatları tartışmaya açtı. HMK m.128-141 yorumu ve savunma hakkı dengesi avukatlar için kritik analiz.