Anayasa Mahkemesi'nin Kamulaştırmasız El Atma Kararı: Mülkiyet Hakkı İhlali ve Yapısal Sorunlar (B. No: 2018/3026)
Lawantra
02.04.2026
Anayasa Mahkemesi'nin Kamulaştırmasız El Atma Kararı: Mülkiyet Hakkı İhlali ve Yapısal Sorunlar (B. No: 2018/3026)
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 13 Ocak 2022 tarihli kararıyla (Başvuru No: 2018/3026), kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair önemli bir içtihat oluşturdu. Bu karar, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için idari işlemlerin mülkiyet üzerindeki etkilerini değerlendirmede kritik bir referans niteliği taşıyor. Özellikle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun usulüne uyulmadan gerçekleştirilen müdahalelerin Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında ihlal doğurduğunu teyit ediyor.
Olayın Özeti ve Yargı Süreci
Başvurucu, Mardin Midyat Işıklar Mahallesi'nde bulunan 397 ada 18 parsel sayılı 332,59 m²'lik taşınmazın maliki. Taşınmazın bir kısmı, 2002, 2006 ve 2010 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında yol olarak tahsis edildi. Ancak idare (Karayolları Genel Müdürlüğü) kamulaştırma yapmadan fiilen el atma gerçekleştirdi.
Başvurucu, 4 Mart 2013'te Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminat davası açtı. İlk bilirkişi raporu (22 Aralık 2013), 30,79 m²'lik kısmın değerini 18.391,79 TL olarak hesapladı. Mahkeme 13 Şubat 2014'te davayı kabul ederek tazminata ve tapu kaydının terkinine hükmetti. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 24 Kasım 2014'te bozdu; imar planına uygun el atma nedeniyle taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmesi gerektiğini belirtti.
Yeniden yargılamada, 8 Mayıs 2015 tarihli bilirkişi raporu 30,79 m² ve 232,10 m²'lik kısımların değerini 147.477,05 TL olarak tespit etti. Mahkeme 15 Ekim 2015'te bu tutara hükmetti ve Yargıtay onadı (19 Aralık 2016). Nihai karar 10 Ocak 2018'de tebliğ edildi; başvuru 19 Ocak 2018'de yapıldı.
Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi
AYM, makul sürede yargılanma şikayetini yollar tüketilmediği için reddetti; mülkiyet hakkı ihlalini kabul edilebilir buldu. Anayasa'nın 35. maddesi ("Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.") çerçevesinde incelendi.
Mahkeme, imar planında yol gösterilmesine rağmen uzun yıllar kamulaştırma yapılmadığını, ardından fiili el atma gerçekleştiğini vurguladı. Bu, mülkten yoksun bırakma niteliğinde müdahale olup kanuni dayanağı yok. Önceki kararlar (Celalettin Aşçıoğlu, B. No: 2013/1436; Mustafa Asiler, B. No: 2013/3578; Şevket Karataş, B. No: 2015/12554) referans gösterildi.
Kamulaştırmasız el atma, idareye taşınmazı bedelsiz elde etme imkanı sağlıyor; malik dava açmak zorunda kalıyor. Bu, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı; 2942 sayılı Kanun'un usulüne uymuyor. AYM, uygulamanın yapısal sorun teşkil ettiğini belirterek, idarelere (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı) tedbir çağrısı yaptı.
İhlalin Giderilmesi ve Tazminat
6216 sayılı Kanun m.50 uyarınca ihlal tespit edildi. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat, 4.794,70 TL yargılama gideri (294,70 TL harç + 4.500 TL vekalet ücreti) ödenecek. Ödemeler tebliğden itibaren 4 ay içinde; gecikmede yasal faiz işleyecek.
Karar, Mehmet Doğan (B. No: 2014/8875) ilkelerine dayanıyor: İhlal kaynağı idare eylemi; devam eden ihlal durdurulmalı, zarar giderilmeli. AYM, 221 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanun geçici m.6 ile tasfiye edilen eski uygulamalara rağmen 1983 sonrası devam eden sorunu eleştirdi. Derece mahkemelerinin sadece maddi tazminata hükmetmesi, idareleri bu yola teşvik ediyor.
Mesleki Değer ve Uygulama Önerileri
Bu karar, avukatlara şu stratejileri sunuyor:
- İmar Planı Takibi: Yol/kanal tahsislerinde erken kamulaştırma davası açın.
- Yapısal Sorun Vurgusu: İdarelere karşı AYM içtihatlarını (örneğin Celalettin Aşçıoğlu §57) kullanın; kanuni dayanak eksikliğini ön plana çıkarın.
- Tazminat Talepleri: Manevi tazminat ve giderleri unutmayın; AYM'nin 10.000 TL örneği emsal.
- İdari Tedbir: Kararların Bakanlıklara gönderilmesi, sistemik reform için baskı aracı.
Avukatlar, müvekkillerini hukuki belirsizlikten korumak için imar değişikliklerini izlemeli. Bu içtihat, mülkiyetin kamu yararı adına bile kanuni sınırlara tabi olduğunu pekiştiriyor. Karar, oybirliğiyle verildi (Başkan Hasan Tahsin Gökcan, üyeler Hicabi Dursun ve diğerleri).
(Kelime sayısı: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyalarının Aidiyeti: Yargıtay 2. HD'nin Yeni İçtihadı ve İspat Yükünün Dinamik Değişimi
Yargıtay 2. HD 2024/2402 K. kararıyla ziynet eşyalarında aidiyet için anlaşma-örf-takılma hiyerarşisi getirdi. İspat yükü, beyan çelişkilerinde yer değiştirir; ziynet davalarında stratejik dönüm noktası.
Yargısal Dilekçeler Üzerine Denemeler-4: Cevap Dilekçesi Sunmayan Davalının Delil Sunma Hakkı ve HGK İçtihat Değişimi
Yargıtay HGK'nın 2021/834 K. sayılı kararı, cevap dilekçesi vermeyen davalının inkâr çerçevesinde delil sunabileceğini kabul ederek önceki içtihatları tartışmaya açtı. HMK m.128-141 yorumu ve savunma hakkı dengesi avukatlar için kritik analiz.