Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12035 E., 2023/5664 K. Kararı: Kültür Varlıkları Koleksiyonculuğunda Delil Yetersizliği ve Bozma Gerekçesi
Lawantra
29.03.2026
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin Koleksiyonculuk Suçlarında Delil Değerlendirmesi: Bozma Kararının Detaylı Analizi
Kültür varlıklarının korunması, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında sıkı kurallara bağlanmış bir alandır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/12035 E., 2023/5664 K. sayılı kararı, koleksiyonculuk faaliyetlerinde envanter kayıtlarının tutulması, eserlerin bildirimi ve delillerin yeterliliği konularında önemli içtihatlar içermektedir. Bu karar, avukatlar için hem ceza muhakemesi usulü hem de kültür hukuku açısından yol gösterici niteliktedir.
Olayın Özeti ve Yerel Mahkeme Kararı
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/371 E., 2016/342 K. sayılı kararıyla sanık, 2863 sayılı Kanun'un 73. maddesine aykırılık suçlamasından beraat ettirilmiştir. Suç duyurusu, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü'nün denetimi sonucu gelmiştir. Sanık, koleksiyoncu izniyle faaliyet gösterirken, İstanbul 17. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5308 sayılı dosyasında haciz işlemleri nedeniyle eserleri yediemin deposuna teslim etmiştir. Depoda bulunmayan envanter no'lu 5 ve 7 numaralı eserler ile kayıt dışı bir Kuran-ı Kerim sayfası ve Hilye-i Şerif'in adreste tespit edildiği belirtilmiştir.
Yerel mahkeme, bu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğini taşıdığına dair kesin delil olmadığını, sanığın eserleri iade ettiğini savunduğunu ve bilirkişi raporu alınamadığını gerekçe göstererek CMK m.223/2-e uyarınca beraat vermiştir. Katılan vekili bu kararı temyiz etmiştir.
Temyiz İncelemesi ve Bozma Gerekçeleri
Yargıtay, temyiz isteğinin usul yönünden kabul edilebilir olduğunu tespit ettikten sonra esas incelemeye geçmiştir. Kararın bozma gerekçeleri iki ana başlıkta toplanmaktadır:
-
Eksik Soruşturma ve Delil Toplama Yükümlülüğü: Sanığın koleksiyonunda yediemin deposunda bulunmayan eserlerin durumu yeterince araştırılmamıştır. 26.01.2014 tarihli müze raporu ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 04.06.2014 tarih ve 108616 sayılı yazısı incelenmiş, ancak:
- Topkapı Sarayı Müzesi'nden tüm bilgi ve belgeler istenmemiştir.
- Haciz dosyasında (2013/5308 E.) eserlerin adet ve özellikleri bildirilmemiştir.
- Envanter no'lu 5 ve 7 eserler ile Kuran sayfası/Hilye-i Şerif'in aynı olup olmadığı çelişki giderilmemiştir.
- Sanığın 'Bedesten Çarşısı esnafına iade ettim' beyanı ile raporlardaki tutarsızlık çözümlenmemiştir.
Yargıtay, bu eksikliklerin 'gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti' için zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Avukatlar için kritik nokta: Ceza yargılamasında mahkeme, delilleri re'sen toplama yetkisine sahiptir (CMK m.217).
-
Bilirkişi İncelemesi Zorunluluğu: Dava konusu eserler ele geçirildikten sonra, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerinden oluşan bağımsız bilirkişi heyetine incelendirilmelidir. Eserlerin bilim, kültür, din veya sanat değeri taşıyıp 2863 sayılı Kanun kapsamında tescile tabi olup olmadığı belirlenmelidir. Genel Müdürlük yazısına dayalı hüküm hukuka aykırıdır.
Bu gerekçelerle, 1412 sayılı CMUK m.321 uyarınca hüküm bozulmuş ve dosya yerel mahkemeye iade edilmiştir (14.12.2023).
Hukuki Değerlendirme ve Mesleki Yönler
Karar, koleksiyonculuk yönetmeliğinin (Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik) m.7,8,10,15 hükümlerini somutlaştırmaktadır. Koleksiyoncuların envanter defterini bir ay içinde güncellemesi (m.26), bildirim yükümlülüğü ve belge iptali (m.15/1-a) ihlalleri cezai sorumluluk doğurur. Ancak mahkumiyet için 'kuşkuya yer bırakmayan delil' şarttır (CMK m.160,217).
Avukatlar için stratejik çıkarımlar:
- Delil Stratejisi: Müze raporları tek başına yeterli değildir; bilirkişi raporu zorunludur. Savunma, eserlerin orijinalliğini sorgulayarak beraat yolunu açabilir.
- Usul Hükümleri: Bozma, 6723 sayılı Kanun m.33 ile değişen 5320 sayılı Kanun m.8 ve 1412 sayılı CMUK m.305-317'ye dayanır. Temyiz süresi ve yetkisi titizlikle denetlenir.
- Uygulama: İcra hacizlerinde kültür varlıkları özel rejime tabidir; yediemin deposu ile adres kontrolleri çapraz doğrulanmalıdır.
Bu içtihat, benzer davalarda delil zincirinin tamamlanmasını zorunlu kılarak, keyfi beraat veya mahkumiyetleri önler. Kültür hukuku pratiğinde, bilirkişi incelemesi standart prosedür haline gelmelidir. Karar, 2863 sayılı Kanun'un koruyucu amacını güçlendirirken, sanık haklarını da gözetir.
Toplam kelime: 852
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyalarının Aidiyeti: Yargıtay 2. HD'nin Yeni İçtihadı ve İspat Yükünün Dinamik Değişimi
Yargıtay 2. HD 2024/2402 K. kararıyla ziynet eşyalarında aidiyet için anlaşma-örf-takılma hiyerarşisi getirdi. İspat yükü, beyan çelişkilerinde yer değiştirir; ziynet davalarında stratejik dönüm noktası.
Yargısal Dilekçeler Üzerine Denemeler-4: Cevap Dilekçesi Sunmayan Davalının Delil Sunma Hakkı ve HGK İçtihat Değişimi
Yargıtay HGK'nın 2021/834 K. sayılı kararı, cevap dilekçesi vermeyen davalının inkâr çerçevesinde delil sunabileceğini kabul ederek önceki içtihatları tartışmaya açtı. HMK m.128-141 yorumu ve savunma hakkı dengesi avukatlar için kritik analiz.