CMK Madde 133: Şirket Denetimi veya Yönetimi İçin Kayyım Tayini – Şartları, Usulü ve Hukuki Sonuçları
Lawantra
24.06.2026
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 133. maddesi, ceza soruşturma ve kovuşturma sürecinde şirketlerin yönetimi veya denetimi için kayyım tayinini düzenleyen önemli bir koruma tedbiridir. Bu düzenleme, özellikle organize suçlar, kara para aklama, uyuşturucu ticareti ve terör finansmanı gibi katalog suçlarda şirketlerin suç örgütü faaliyetlerinde araç olarak kullanılması durumunda devreye girmektedir. Avukatlar ve hukuk profesyonelleri için kritik önem taşıyan bu müessese, mülkiyet hakkı, iş ve çalışma hürriyeti ile idari vesayet arasındaki hassas dengeyi yansıtmaktadır.
CMK m.133’ün Sistematiği ve Kayyım Türleri
CMK m.133/1, suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğuna dair kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması halinde hakim veya mahkemenin şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili kayyım atayabileceğini hükme bağlamaktadır. Atama kararında iki farklı model açıkça belirtilmelidir: (i) Yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılınması (denetim kayyımlığı) veya (ii) yönetim organının yetkilerinin ya da bu yetkilerle birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verilmesi (yönetim kayyımlığı).
Denetim kayyımlığı, yönetim organının aldığı kararların kayyım onayı olmadan geçerli olmamasını sağlar. Yönetim kayyımlığı ise daha radikal bir tedbirdir; kayyım, şirketin icra organı haline gelerek doğrudan yönetim yetkisini kullanır. Bu ikinci tür, doğal olarak denetim yetkisini de içermektedir. Her iki durumda da kayyım tayinine ilişkin karar, Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve diğer uygun vasıtalarla ilan edilir.
Kayyım Tayininin Hukuki Şartları
Tedbirin uygulanabilmesi için dört temel şart aranmaktadır:
-
Katalog Suç Şartı: CMK m.133/4’te sınırlı sayıda suç sayılmıştır. Bunlar arasında TCK m.79-80 (göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti), m.188 (uyuşturucu imal ve ticareti), m.197 (parada sahtecilik), m.227 (fuhuş), m.228 (kumar oynanması için yer sağlama), m.247 (zimmet), m.282 (kara para aklama), m.314-315 (silahlı örgüt ve silah sağlama), m.328-337 (devlet sırlarına karşı suçlar), Ateşli Silahlar Kanunu m.12 (silah kaçakçılığı), Bankalar Kanunu zimmet suçu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndaki hapis gerektiren suçlar ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.68, 74’teki suçlar yer almaktadır. Katalog dışı suçlarda bu tedbir uygulanamaz.
-
Şirket Faaliyeti Çerçevesinde Suçun İşlenmekte Olması: Kanun “işlenmekte olduğu” ifadesini kullanmıştır. Bu, suçun halen devam etmekte olduğunu ifade eder. Suçun tamamlandığı durumlarda CMK m.123, 127 veya 128’deki elkoyma ve tedbirler uygulanır.
-
Kuvvetli Şüphe Sebeplerinin Varlığı: CMK m.128’deki “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” şartından farklı olarak, burada somut delil aranmamakta, kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı yeterlidir. Ancak uygulamada illiyet bağını gösteren iz ve emarelerin somut delillerle desteklenmesi gerektiği kabul edilmektedir.
-
Maddi Gerçeğin Ortaya Çıkarılması İçin Gerekli Olma: Kayyım tayini, suçun önlenmesi, delillerin korunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına hizmet eder. Kayyım, soruşturmacı veya gizli soruşturmacı yetkisine sahip değildir.
Uygulanabilecek şirketler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen kolektif, komandit, anonim ve limited şirketlerdir. Adi şirketler (TBK m.620 vd.) bu kapsamın dışındadır.
Atama Usulü, İtiraz ve Kaldırma
Tedbir, soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi, kovuşturma aşamasında ise davayı gören mahkeme tarafından verilir. Soruşturma aşamasındaki karara CMK m.267 uyarınca itiraz edilebilir. Kovuşturma aşamasındaki kararlar ise kural olarak temyiz kanun yoluna tabidir.
Cumhuriyet savcısının CMK m.103/2’deki tutukluyu serbest bırakma yetkisine benzer bir yetki CMK m.133’te düzenlenmemiştir. Uygulamada kayyım kararının kaldırılması genellikle hakim kararıyla yapılmaktadır.
Kayyımın Ücreti, Sorumluluğu ve Tazminat
Kayyımın ücreti şirket bütçesinden karşılanır. Soruşturma veya kovuşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi halinde, ödenen ücret kanuni faiziyle birlikte Devlet Hazinesi’nden karşılanarak şirkete iade edilir.
Kayyımın işlemlerine karşı ilgililer, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 6762 sayılı (eski) Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurabilir. Görev sırasında kayyımın sebebiyet verdiği zararlar nedeniyle tazminat davaları CMK m.142-144 uyarınca Devlet aleyhine açılır. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket eden kayyıma bir yıl içinde rücu eder. Bu düzenleme, şirket ortaklarının mülkiyet hakkını koruma açısından isabetli bulunmuştur.
TMSF’nin Kayyım Olarak Atanmasına İlişkin Özel Düzenlemeler
Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde 6758 sayılı Kanun m.19 ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bazı şirketlere kayyım olarak atanmıştır. OHAL’in kalkmasına rağmen 7145 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi ve daha sonra 7539 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 7145 sayılı Kanun’a eklenen geçici m.2 ile bu yetki olağan düzene taşınmıştır.
7145 sayılı Kanun geçici m.2, TCK m.282, 314, 315 ve 6415 sayılı Kanun m.4 kapsamındaki suçlarda kuvvetli şüphe halinde TMSF’nin CMK m.133 uyarınca kayyım olarak atanabileceğini öngörmektedir. Bu durumda TMSF’ye 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndaki yetkiler kıyasen tanınmakta, şirket genel kurulu yetkileri TMSF tarafından kullanılabilmekte, şirketler basiretli tacir gibi yönetilmekte, satış, fesih ve tasfiye kararları TMSF tarafından verilebilmektedir. Elkoyma kararları kendiliğinden kalkmakta, TMSF’nin kararlarına karşı TMSF merkezinin bulunduğu yer idare mahkemeleri yetkili kılınmıştır.
Uygulamada bu düzenlemelerin mülkiyet hakkı (Anayasa m.35, İHAS Ek Protokol m.1), çalışma hürriyeti (Anayasa m.48) ve Anayasa m.13’teki ölçülülük ilkesiyle uyumuna ilişkin ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Kararlarda “kuvvetli şüphe” kriterinin standart ve basmakalıp gerekçelerle kullanıldığı, somut hukuki ve fiili değerlendirmenin yetersiz kaldığı gözlemlenmektedir.
Sonuç ve Avukatlara Öneriler
CMK m.133, tüzel kişilerin ceza sorumluluğunun kabul edilmediği sistemimizde önemli bir güvenlik tedbiridir. Ancak tedbire başvurulurken katalog suç nitelendirmesinin zorlama yapılmaması, kuvvetli şüphenin somut olgulara dayanması, ölçülülük ilkesinin gözetilmesi ve alternatif tedbirlerin (elkoyma, kısıtlama) öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Hukuk profesyonelleri, kayyım tayini kararlarına karşı etkin itiraz ve temyiz yollarını kullanmalı, TMSF’nin kayyım olarak atandığı dosyalarda idari yargı denetiminin sınırlarını iyi değerlendirmelidir. Özellikle OHAL sonrası dönemde olağan hukuk düzenine taşınan bu yetkilerin Anayasa Mahkemesi denetimine konu olabileceği unutulmamalıdır.
Tedbirin amacı suçun önlenmesi ve delillerin korunmasıdır; şirketin faaliyetlerini tamamen durdurmak veya ekonomik değerini yok etmek değildir. Bu denge gözetildiğinde, hem kamu yararı hem de özel teşebbüs özgürlüğü korunmuş olur.
Okuma Süresi: 18 dakika
Etiketler: CMK 133, Kayyım Tayini, Şirket Yönetimi, TMSF, Mülkiyet Hakkı, Kuvvetli Şüphe, Katalog Suç, İdari Vesayet, Kara Para Aklama, Terör Finansmanı
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İş Sözleşmesinin Haksız Feshine Karşı İşe İade Davası: Şartları, Usulü ve Sonuçları
İş Kanunu kapsamında belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan ve iş güvencesinden yararlanan işçilerin, geçerli sebep olmaksızın işten çıkarılması halinde açabileceği işe iade davasının hukuki çerçevesi, arabuluculuk şartı, yargılama süreci ve olası sonuçları detaylı biçimde ele alınmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 2023/1011 Başvuru Numaralı Kararı: FETÖ/PDY İlişkisi Nedeniyle Kamu Görevinden Çıkarma ve Özel Hayata Saygı Hakkı
Anayasa Mahkemesi, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan bir emniyet mensubunun bireysel başvurusunu incelemiş; özel hayata saygı hakkı ve masumiyet karinesi iddialarını değerlendirmiştir. Karar, OHAL döneminde alınan tedbirlerin Anayasa'nın 15. maddesi çerçevesinde ölçülülüğünü ele almakta ve kodlama verilerinin delil değeri üzerine önemli tespitler içermektedir.