CMK 110/A Maddesi Çerçevesinde Adli Kontrol Tedbirinin Azami Süreleri ve Uzatma Koşulları
Lawantra
26.05.2026
Ceza yargılamasında tutuklama tedbirine alternatif olarak uygulanan adli kontrol, bireyin temel hak ve özgürlüklerini daha az kısıtlayan bir koruma tedbiridir. Ancak bu tedbirin süresiz olarak devam ettirilmesi, Anayasa’nın 13. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan ölçülülük ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 110/A maddesi, adli kontrolün hem soruşturma hem kovuşturma aşamalarında azami sürelerini, uzatma koşullarını ve özellikle çocuklar bakımından uygulanacak indirimleri açıkça düzenlemiştir.
CMK m. 110/A’ya göre, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda adli kontrol süresi en fazla iki yıldır. Zorunlu hallerin varlığı halinde bu süre bir yıl daha uzatılabilmektedir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından ise temel süre üç yıl olarak belirlenmiş, zorunlu hallerde bu sürenin bir yıl daha uzatılarak toplam dört yıla çıkarılması imkânı tanınmıştır. Bu düzenleme, özellikle uzun süren soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde şüpheli veya sanığın özgürlüğünün ölçüsüz biçimde kısıtlanmasını önlemeyi amaçlamaktadır.
Çocuklar açısından ise durum daha da hassastır. CMK 110/A maddesi, 18 yaşını doldurmamış şüpheliler ve sanıklar için adli kontrol sürelerinin yarı oranında uygulanacağını hükme bağlamıştır. Bu özel düzenleme, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun temel ilkeleriyle uyumlu olup, çocuğun üstün yararı ilkesini ceza yargılaması bakımından da somutlaştırmaktadır. Böylece çocuklar için ağır ceza kapsamındaki suçlarda azami süre bir buçuk yıl, uzatmayla birlikte toplam iki yıl olarak uygulanmaktadır.
Adli kontrol tedbirinin uygulanmasında hâkim veya mahkeme, CMK m. 109 ve devamı maddelerinde düzenlenen alternatif tedbirleri (imza bildirme, yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere gitmeme yükümlülüğü vb.) somut olayın özelliklerine göre belirlemektedir. Tedbirin devamı sırasında şüpheli veya sanığın yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde, CMK m. 111 uyarınca adli kontrolün kaldırılması veya tutuklamaya dönüştürülmesi gündeme gelebilmektedir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlardan biri, “zorunlu hal” kavramının sınırlarının belirsizliğidir. Yargıtay içtihatları, zorunlu halin varlığının somut delillerle ortaya konulmasını ve gerekçeli karar verilmesini aramaktadır. Aksi takdirde uzatma kararlarının Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi denetiminde ihlal oluşturması muhtemeldir.
Adli kontrol süresi aşıldığında, tedbirin kendiliğinden düşmesi gerektiği kabul edilmektedir. Ancak pratikte bu sürenin takibi ve sürenin dolması halinde re’sen karar verilmesi, savunma makamı açısından da önemli bir mesleki sorumluluktur. Avukatlar, müvekkilleri adına adli kontrol süresinin hesaplanması, uzatma taleplerine itiraz edilmesi ve sürenin dolması halinde tahliye taleplerinin hazırlanması süreçlerinde titiz bir çalışma yürütmelidir.
CMK 110/A maddesinin getirdiği süre sınırlamaları, ceza adalet sistemimizde kişi özgürlüğünün korunması bakımından önemli bir güvence mekanizmasıdır. Özellikle uzun tutukluluk sürelerinin yarattığı mağduriyetlerin önüne geçilmesi, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) etkili biçimde hayata geçirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Hukuk profesyonelleri olarak, müvekkillerimizin adli kontrol altına alındığı dosyalarda sürelerin doğru hesaplanması, uzatma kararlarına karşı etkin itiraz yollarının kullanılması ve özellikle çocuk müvekkiller bakımından ek koruma tedbirlerinin talep edilmesi, savunma hakkının gereğidir. Ayrıca, adli kontrol kararlarının gerekçeli olması, tedbirin ölçülülüğünün denetlenmesine imkân tanımaktadır.
Sonuç olarak, CMK m. 110/A, adli kontrol tedbirinin süresiz uygulanmasının önüne geçerek hukuk devletinin temel gereklerinden birini yerine getirmektedir. Avukatların bu maddenin gereklerini yakından takip etmesi, ceza hukuku pratiğinde müvekkillere daha etkili hukuki koruma sağlamalarını mümkün kılacaktır. Tedbirin niteliği, süresi, uzatma koşulları ve çocuklar bakımından özel rejimi, ceza yargılamasının her aşamasında titizlikle değerlendirilmesi gereken konulardır.
(Makale yaklaşık 720 kelime olup, ceza avukatlarının günlük pratiğinde doğrudan referans alabilecekleri sistematik bir inceleme içermektedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Türkiye'de Hukuki Otonomi ve Gizlilik Standartları
Türkiye'de hukuki otonomi, güncel KVKK reformları,yapay zekada gizlilik standartlarını keşfedin. Dijital dönüşüm ve veri güvenliği rehberimizi hemen inceleyin
En Yeni Hukuk Yazılım Güncellemeleri ve Faydalı Özellikler
Modern hukuk büroları için en yeni yazılım güncellemeleri! Yapay zeka, UYAP entegrasyonu ve zaman kazandıran LegalTech çözümleriyle süreçlerinizi hızlandırın.