Ceza İnfaz Kurumları Personeli ile Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Öğrencilerinin Kıyafet Yönetmeliği
Lawantra
03.06.2026
29 Aralık 2005 tarih ve 26038 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumları Personeli ile Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezi Öğrencilerinin Kıyafet Yönetmeliği, 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun’un değişik 2. maddesi, 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanunu’nun 18. maddesi ile 16 Temmuz 1982 tarihli ve 8/5105 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Personeli Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği’nin 6. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelik, infaz ve koruma başmemurları, memurları ve eğitim merkezi öğrencilerinin kılık ve kıyafetinde birlik ve disiplini sağlamayı amaçlamaktadır.
Yönetmeliğin 5. maddesi, uyulması gereken başlıca hususları ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Buna göre personel görev sırasında üniforma giymek zorundadır. Üniforma bir bütündür ve kısmi giyilemez. Mont, pardesü, kep, bot gibi unsurların kullanım kuralları, düğme ve fermuar durumları, kep giyim mesafesi, bot modeli, sakal-bıyık yasağı, favori uzunluğu, ziynet yasağı, çorap rengi, eskilerin satışı yasağı, düşük kemer yasağı, temizlik kuralları ve bayan personel için makyaj, saç, tırnak ve hamilelik dönemi özel düzenlemeleri madde metninde yer almaktadır. Özellikle (g) bendi, Danıştay 12. Dairesi’nin 2022/4589 E., 2025/4695 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, sakal-bıyık yasağı ve günlük tıraş zorunluluğu hukuki geçerliliğini yitirmiştir.
Denetim yetkisi kurum amirlerine verilmiş olup, astların kılık ve kıyafetini kontrol etmek, hatalara müdahale etmek ve rapor etmekle yükümlüdürler. Giyim eşyaları Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’ne göre ayni olarak verilir. Pantolon, tişört, bot, mont, pardesü, kep, yağmurluk ve palaska gibi malzemelerin kullanma süreleri, iade koşulları ve yenileme usulleri yönetmelikte ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Üniformanın renk, cins ve biçimleri 9. maddede belirlenmiştir. Lacivert ve mavi tonlarda kışlık-yazlık-tören kıyafetleri, özel kumaş özellikleri, cep tasarımları, apoletler ve reflektif yazılar teknik detaylarıyla tarif edilmiştir. 10. ve 11. maddelerde göğüs arması, kep kokardı, infaz koruma yazılı arma, rütbe ve kıdem işaretleri, görev yeri kol arması gibi unsurların yerleri, ebatları, renkleri ve materyalleri şekillerle birlikte açıklanmıştır. Bu teknik düzenlemeler, üniforma bütünlüğünün sağlanması ve hiyerarşik yapının görsel olarak yansıtılması açısından önem taşımaktadır.
Yazlık ve kışlık kıyafetlerin giyilme zamanları, iklim koşulları dikkate alınarak Cumhuriyet başsavcıları ve eğitim merkezi müdürleri tarafından belirlenir. Yönetmelik, 1998 ve 2004 tarihli eski yönetmelikleri yürürlükten kaldırmış, geçici madde ile önceki kıyafetlerin belirli bir tarihe kadar kullanılabilmesine izin vermiştir.
Hukuk profesyonelleri için bu yönetmelik, idari disiplin kurallarının somutlaştırılması, temel haklara müdahale sınırlarının belirlenmesi ve kamu hizmetinin gerektirdiği üniforma zorunluluğunun hukuki dayanakları açısından öğreticidir. Danıştay’ın iptal kararı sonrasında yönetmeliğin (g) bendinin uygulanamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, idarenin yeni bir düzenleme yapma ihtiyacı doğabilecektir. Bu süreçte Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçülülük ilkesi, eşitlik ilkesi ve AİHS 10. maddesi çerçevesinde yeni sınırlamaların şekillendirilmesi gerekecektir.
Yönetmelik, ceza infaz kurumlarının kendine özgü güvenlik ve disiplin ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlanmış olsa da, personel haklarının korunması açısından yargısal denetimin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Avukatlar, benzer idari düzenlemelerin hazırlanması, uygulanması ve iptali süreçlerinde bu metni ve ilgili Danıştay kararını dikkate alarak strateji geliştirebilirler.
(Word count: 652)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İcra Dosyalarında Usulsüz Tebligat Halleri ve Avukatlar İçin Pratik Değerlendirmeler
İcra takiplerinde tebligat usulüne riayet edilmemesinin yarattığı hukuki sonuçlar, Tebligat Kanunu ve Yargıtay içtihatları ışığında detaylı biçimde incelenmiştir.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolunda Ödeme Emrinin Usulsüz Tebliği ve Tebliğ Tarihinin Düzeltilmesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, tebligat mazbatasında tebliğ memurunun ad ve soyadının bulunmaması nedeniyle ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna hükmederek, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını bozmuştur.