Bağlantılı Suçlarda Adil ve Dürüst Yargılanma Hakkı: AYM Fatma İyitütüncü Kararının Değerlendirilmesi
Lawantra
12.06.2026
Bağlantılı suçlarda kanun yolu incelemesi, ceza yargılamasının en kritik aşamalarından birini oluşturmaktadır. Özellikle istinaf ve temyiz mercileri arasındaki dosya bölünmesi riski, adil yargılanma hakkını zedeleyebilecek nitelikte sorunlar doğurabilmektedir. Anayasa Mahkemesi (AYM), son dönemde verdiği kararlarda bu konuya özel bir vurgu yapmış ve bağlantılı suçlar bakımından hükmün kısmi kesinleşmesinin yarattığı hukuki güvenlik sorunlarını detaylı biçimde ele almıştır.
Giriş ve Önceki Çalışmalar
İstinaf kanun yoluna ilişkin olarak gerek kanundan gerekse uygulamadan kaynaklanan sorunlar, bireysel başvuru mekanizması yoluyla AYM’nin önüne gelmeye devam etmektedir. Daha önceki analizlerimizde özellikle istinaf incelemesinin duruşmasız yapılması, usule aykırı istinaf incelemesi ve bağlantılı suçlar nedeniyle dosyaların bölünmesi riskine dikkat çekmiştik. Bu sorunların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının gereklerini zedeleyebileceğini vurgulamıştık.
Bağlantılı ceza davalarında, bir hükmün temyiz incelemesine tabi tutulurken diğerinin istinaf aşamasında kesinleşmesi ve infaza konulması, telafisi güç çelişkiler yaratabilmektedir. Bu durum, masumiyet karinesini, hukuk güvenliği ilkesini ve gerekçeli karar hakkını doğrudan etkilemektedir. AYM’nin son kararları, bu sakıncalı durumun giderilmesi için kanun değişikliğinin zorunlu olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
İstinaf Kanun Yoluna İlişkin Yakın Tarihli Kararlar
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), Deliktaş/Türkiye kararında (B. No: 25852/16, 12.12.2023) istinaf incelemesinin niteliğine dikkat çekmiştir. İncelemenin hem hukuki hem maddi vakayı kapsadığı, sanığın suçluluğu veya suçsuzluğu konusunda sonuca ulaştığı ve delillerin sübjektif nitelik taşıdığı hallerde, duruşma talebinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkıyla bağdaşmayacağını vurgulamıştır.
AYM ise Ömer Oral kararıyla (B. No: 2023/33667, 09.01.2025) Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ceza dairelerinin usule aykırı bozma kararlarını incelemiştir. Kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 280/1-(e) ve (f) bentlerinde düzenlenen bozma hallerinin sınırlı olduğu, bu hallerin yalnızca usule ilişkin açık aykırılıklarla ilgili bulunduğu belirtilmiştir. BAM’ın dosya üzerinden delil değerlendirmesi yaparak beraat hükümlerini bozması, CMK m.280/1-g uyarınca duruşma açma zorunluluğunu ihlal etmektedir. Bu uygulama, hem mahkemeye erişim hakkını hem de temyiz imkanını ortadan kaldırmaktadır. AYM, BAM’ın yorumunun kanunilik, öngörülebilirlik ve belirlilik kriterlerini karşılamadığını tespit etmiş ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Bağlantılı Suçlarda Kanun Yolu İncelemesi ve AYM’nin Fatma İyitütüncü Kararı
AYM’nin 27.01.2026 tarihli Fatma İyitütüncü kararı (B. No: 2020/39936), bağlantılı suçlar bakımından doğrudan kanundan kaynaklanan sorunu ele alması açısından çığır açıcıdır. Karar, 02.06.2026 tarih ve 33268 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
CMK m.8 ila m.11’de düzenlenen bağlantılı davalar, birden fazla suçun aynı dosyada yargılanmasını öngörmektedir. CMK m.286/3 uyarınca, 5 yıl ve altında hapis cezalarında (belirli suçlar hariç) temyiz yolu kapalıdır. Bu durum, bağlantılı davalarda kısmi kesinleşme sonucunu doğurmakta ve temyize tabi olmayan hükmün infazına başlanmasına yol açmaktadır. Temyiz incelemesi devam ederken infazın ertelenmesi veya durdurulması ise mümkün olmamaktadır.
Somut olayda başvurucu, 2010 KPSS soruşturması kapsamında resmi belgede sahtecilikten beraat etmiş, kamu kurumlarına zarar verme dolandırıcılık suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve adli para cezası ile FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmaktan 6 yıl 3 ay hapis cezası almıştır. İstinaf talebi, dolandırıcılık yönünden kesin, örgüt üyeliği yönünden temyiz yolu açık olmak üzere reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde örgüt üyeliği hükmü bozulmuş ve bozma sonrası beraat kararı kesinleşmiştir.
AYM, hukuk güvenliği ilkesi çerçevesinde maddi vakaların genel ve soyut hukuk kurallarından farklı niteliğini vurgulamıştır (§50). Bağlantılı suçlarda istinaf aşamasında kesinleşen hüküm ile temyiz incelemesi devam eden hüküm arasında maddi vaka ve hukuk kurallarının uygulanması bakımından yakın bağlantı bulunması halinde, telafisi imkansız çelişkiler ortaya çıkabilmektedir (§60). Bu durum, masumiyet karinesinin zedelenmesine (§63) ve gerekçeli karar hakkının ihlaline (§64) yol açabilecektir.
AYM Genel Kurulu, başvurucunun adil ve dürüst yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. İhlalin CMK m.286’dan kaynaklandığını tespit etmiş, ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğunu belirtmiştir. Sorunun kanundan kaynaklanması nedeniyle Anayasa m.152 uyarınca norm denetimi için AYM’ye başvurulmasının en doğru yol olduğunu vurgulamıştır (§71-72).
Değerlendirme ve Mesleki Yansımalar
Fatma İyitütüncü kararı, bağlantılı suçlarda kanun yolu incelemesine ilişkin kalıcı çözüm arayışları açısından büyük önem taşımaktadır. Karara göre:
- CMK m.286’nın lafzı, suç vasfından kaynaklanan temyiz yasağını öngörmemektedir. Hapis cezası süresine bakılmaksızın suçun hukuki nitelendirmesi temyiz denetimine tabi olmalıdır.
- İki dereceli yargı sisteminde Yargıtay’ın hukukilik denetimi ve içtihat mahkemesi işlevi, bağlantılı suçlarda bütüncül incelemeyi zorunlu kılmaktadır.
- Örgütlü suçlar, nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarında bağlantı unsuru, tek bir dosyanın bölünmesini kabul edilemez kılmaktadır.
- TCK m.220/5 uyarınca örgüt yöneticisinin sorumluluğu, örgüt üyeliğinin varlığı veya yokluğunun temyiz incelemesini zorunlu hale getirmektedir.
Uygulamada, bağlantılı suçlardan birinin 5 yıl altında hapis cezası alması nedeniyle temyiz yolunun kapanması, sanığın hak arama hürriyetini ve hakkaniyetli yargılanma hakkını kısıtlamaktadır. Yargıtay’ın, CMK m.286/2-a’yı şekli kesinlik gerekçesiyle yorumlaması, maddi gerçeğe ulaşmayı engellemektedir.
Avukatlar açısından bu karar, temyiz dilekçelerinde bağlantı unsurunu güçlü biçimde vurgulamayı ve olası çelişki risklerini detaylı biçimde ortaya koymayı zorunlu kılmaktadır. İstinaf mahkemelerinin bozma kararlarında usul kurallarına riayet etmemesi halinde, hem mahkemeye erişim hakkı hem de temyiz hakkı ihlalleri bireysel başvuru konusu yapılabilecektir.
Sonuç olarak, AYM’nin kararına paralel olarak CMK m.286’da acil bir yasal düzenleme yapılması gerekmektedir. Bağlantılı suçlarda, cezanın süresi yerine suçların birbirini etkileme derecesi esas alınmalı ve Yargıtay’ın bütüncül inceleme yetkisi kanunla pekiştirilmelidir. Aksi takdirde, benzer ihlallerin artarak devam etmesi kaçınılmazdır.
Bu karar, ceza hukuku pratiğinde kanun yollarının etkili kullanımını savunan meslektaşlarımız için önemli bir hukuki dayanak sunmaktadır. Avukatların, bağlantılı suç dosyalarında delillerin bütünlüğünü, maddi vakaların ortaklığını ve olası çelişkileri dilekçelerinde sistematik biçimde ortaya koyması, adil yargılanma güvencelerinin korunması açısından kritik öneme sahiptir.
Okuma Süresi: 12 dakika
Anahtar Kelimeler: Adil Yargılanma Hakkı, Bağlantılı Suçlar, İstinaf, Temyiz, Anayasa Mahkemesi, CMK 286, Masumiyet Karinesi, Hukuk Güvenliği
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.