AYM’nin CMK m.134’ü İptal Kararı: Dijital Materyal İncelemesinde Yeni Dönem
Lawantra
27.05.2026
Anayasa Mahkemesi’nin 12 Şubat 2026 tarihli, 2023/128 Esas, 2026/36 Karar sayılı iptal kararı, ceza muhakemesi hukukunda önemli bir dönüm noktası oluşturmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı 134. maddesinin 1 ve 2. fıkraları, Anayasa’nın 2., 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İptal kararı Resmî Gazete’de 25 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanmış olup, yürürlüğe girişi 9 ay sonraya ertelenmiştir.
CMK m.134’ün Mevcut Düzenlemesi ve Kapsamı
Maddenin 1. fıkrası, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar, program ve kütüklerde arama, kopyalama ve metne dönüştürme kararı verilmesini öngörmektedir. Savcı kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim 24 saat içinde karar verir. Onay verilmezse kopyalar ve metinler derhal imha edilir.
- fıkra ise şifre çözülememesi, gizli bilgiye ulaşılamaması veya işlemin uzun sürmesi halinde elkoyma imkânı tanımakta, çözüm sonrası cihazların gecikmeksizin iade edilmesini emretmektedir. Diğer fıkralar yedekleme, şüpheliye kopya verilmesi ve elkoyma yapılmaksızın kopya alma usullerini düzenlemektedir.
Uygulamada “dijital materyal incelemesi” olarak bilinen bu tedbir, yalnızca klasik bilgisayarları değil, akıllı telefonlar, tabletler ve bilişim sistemlerini de kapsamaktadır. Ancak akıllı telefonların hem veri depolama hem de iletişim aracı olması, CMK m.134 ile m.135 (iletişimin denetlenmesi) arasındaki sınırları belirsizleştirmektedir.
AYM İptal Gerekçesi ve Anayasal Boyut
Anayasa Mahkemesi, iptal gerekçesinde CMK m.134’ün 1 ve 2. fıkralarında dijital verilerin elde edilmesinden sonra saklanması, işlenmesi, silinmesi, muhafaza süresi ve kişisel verilerin korunması konusunda yeterli yasal güvence bulunmadığını vurgulamıştır. Bu belirsizlik, Anayasa m.13’teki ölçülülük ilkesini ve m.20’deki özel hayatın gizliliği ile kişisel verilerin korunması hakkını ihlal etmektedir.
Karar oy çokluğuyla alınmış olup 5 üye muhalefet şerhi düşmüştür. Muhalefet şerhinde, verilerin saklanmasının maddi hakikate ulaşma açısından zorunlu olduğu, CMK m.137/3’ün kıyasen uygulanabileceği ve daha önce benzer itirazların reddedildiği belirtilmiştir.
İptal kararının 9 ay ertelenmesi, kanun koyucuya yeni bir düzenleme için süre tanımaktadır. Anayasa m.152/3 uyarınca, karar esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar mahkemeye ulaşırsa mahkeme buna uymak zorundadır. Ayrıca CMK m.311/1-e kapsamında “yeni delil” kabul edilerek yargılamanın yenilenmesi yolu da tartışılmaktadır.
Uygulamadaki Sorunlar ve Gelecek Perspektifi
Uygulamada CMK m.134 ve m.135’in yetersizliği, özellikle akıllı telefon incelemelerinde sıkça tartışılmaktadır. Bir cihazın hem veri deposu hem iletişim aracı olması nedeniyle hangi maddenin uygulanacağı belirsizdir. Ayrıca soruşturma gizliliği, masumiyet karinesi ve kişisel verilerin amacı dışında kullanılması, basına sızdırılması gibi sorunlar “itibar suikastı” ve yargısız infazlara yol açabilmektedir.
AYM, tedbirin uygulanma şartlarını değil, elde edilen verilerin akıbetini düzenleyen güvencelerin eksikliğini iptal nedeni saymıştır. Bu karar, dijital delil rejiminin Anayasa m.13, 20, 21 ve 22 ile uyumlu hale getirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yeni düzenlemede kanun koyucunun dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır:
- Müdahalenin somut suç, somut tarih aralığı ve somut veri türü ile sınırlandırılması,
- Hedefli arama ve veri ayıklama usullerinin öncelikli kılınması,
- Verilerin saklanma süresi, silinme usulü, erişim yetkisi ve denetim mekanizmalarının netleştirilmesi,
- Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararlarında otomatik imha yükümlülüğü,
- Yapay zekâ sohbet kayıtları, bulut depolama ve giyilebilir cihazlar gibi yeni teknolojilerin ayrı düzenlenmesi.
Sonuç ve Hukuk Profesyonelleri İçin Değerlendirme
AYM’nin iptal kararı, dijital çağda devletin bireyin mahrem alanına ne ölçüde müdahale edebileceğinin sınırlarını yeniden çizmektedir. Ceza muhakemesi hukukçuları açısından bu karar, delil toplama usullerinin hukuka uygunluğu, hukuka aykırı delil yasağı (CMK m.217/2) ve kişisel verilerin korunması mevzuatı (KVKK) ile birlikte değerlendirilmelidir.
İptal sonrası oluşabilecek yasal boşluğun ivedilikle doldurulması zorunludur. Aksi takdirde soruşturma ve kovuşturmaların dijital delil yönünden tıkanması kaçınılmazdır. Ancak yeni düzenlemenin temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayacak, ölçülü ve öngörülebilir olması şarttır.
Hukukçular, bu süreçte AYM kararının gerekçesini, muhalefet şerhlerini ve karşılaştırmalı hukuk uygulamalarını yakından takip etmelidir. CMK m.134-138 arası maddelerin bütüncül revizyonu, dijital delil rejiminin geleceğini belirleyecektir.
(Toplam kelime sayısı: 856)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Türkiye'de Hukuki Otonomi ve Gizlilik Standartları
Türkiye'de hukuki otonomi, güncel KVKK reformları,yapay zekada gizlilik standartlarını keşfedin. Dijital dönüşüm ve veri güvenliği rehberimizi hemen inceleyin
En Yeni Hukuk Yazılım Güncellemeleri ve Faydalı Özellikler
Modern hukuk büroları için en yeni yazılım güncellemeleri! Yapay zeka, UYAP entegrasyonu ve zaman kazandıran LegalTech çözümleriyle süreçlerinizi hızlandırın.