AYM’nin 2026/25 E., 2026/25 K. sayılı Kararı: Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nda Bakanlık Uygun Görüşü Şartı İptal Edildi
Lawantra
24.06.2026
Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli ve 2026/25 Esas, 2026/25 Karar sayılı kararıyla önemli bir iptal hükmüne imza attı. İtiraz konusu kural, 1 Haziran 1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 10 Temmuz 2008 tarihli ve 5786 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle” ibaresidir. Mahkeme, bu ibarenin Anayasa’nın 124. ve 135. maddelerine aykırı olduğuna oyçokluğuyla karar vermiştir.
Karara konu olay, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından hazırlanan bir yönetmeliğin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından uygun görülmemesi üzerine Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin itiraz yoluna başvurmasıyla başlamıştır. İdare Mahkemesi, ilgili kuralın Anayasa’ya aykırılığı kanısına vararak iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Kanuni Çerçeve ve İtiraz Konusu Kural
3568 sayılı Kanun’un amacı, işletmelerdeki faaliyet ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir şekilde yürütülmesini, faaliyet sonuçlarının tarafsız denetimini ve yüksek mesleki standartların sağlanmasını temin etmektir. Kanun’un 28. maddesi, serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler odalarının katılacağı Birliğin, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu hükme bağlamaktadır.
Kanun’un 10. maddesi yeminli mali müşavirlik sınavını düzenlemektedir. Sınav Birlik tarafından yazılı olarak yapılır. Sınav komisyonu yedi üyeden oluşur; dört üye Maliye Bakanlığı vergi denetim elemanları arasından, biri Yükseköğretim Kurulu’nca önerilen adaylar arasından, ikisi ise Birlik tarafından önerilen adaylar arasından Maliye Bakanı tarafından seçilir. Komisyon üyeliği için hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık veya idari bilimler dallarında lisans veya lisansüstü mezuniyeti ve en az on beş yıl deneyim veya öğretim üyeliği şartı aranmaktadır.
İtiraz konusu kural, sınav komisyonunun çalışma usulleri, sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esasların “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle” Birlik tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngörmektedir. Bu düzenleme, Birliğin yönetmelik çıkarma yetkisini Bakanlığın uygun görüşüne bağımlı kılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi ve Önceki İçtihat
Anayasa Mahkemesi, daha önce 16 Şubat 2023 tarihli ve E.2022/142, K.2023/32 sayılı kararında 3568 sayılı Kanun’un 50. maddesinin ikinci fıkrasındaki benzer “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra” ibaresini Anayasa’nın 124. ve 135. maddelerine aykırı bularak iptal etmişti. Mahkeme, bu kararında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliğinin Anayasa’nın 135. maddesiyle korunduğunu vurgulamıştır. Buna göre, meslek kuruluşlarının karar ve yönetim organlarının seçimle göreve gelmesi, idari ve mali denetimle sınırlı kalması ve sorumlu organlarının görevine ancak yargı kararıyla son verilebilmesi özerkliklerinin temel unsurlarıdır.
Mahkeme, idari vesayet denetiminin Anayasa’nın 135. maddesi çerçevesinde mümkün olduğunu, ancak kanun koyucunun bu denetim aracını seçerken Anayasa’nın 124. maddesinde düzenlenen yönetmelik çıkarma yetkisini ortadan kaldırmaması gerektiğini belirtmiştir. Uygun görüş mekanizması, fiilen bir “onama” yetkisi niteliği taşıdığından, Bakanlık uygun görüş vermediği takdirde Birliğin yönetmelik çıkarma yetkisi kullanılamaz hale gelmekte ve bu durum özerkliği anlamsız kılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 2026/25 sayılı kararında da aynı gerekçeleri tekrarlamış ve itiraz konusu kural bakımından önceki karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Kuralın Anayasa’nın 124. maddesinde düzenlenen düzenleme yetkisini ve 135. maddede korunan özerkliği zedelediği gerekçesiyle iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir. Karara Kadir Özkaya, İrfan Fidan, Muhterem İnce, Yılmaz Akçıl, Ömer Çınar ve Metin Kıratlı karşıoy kullanmıştır.
Karşıoy Gerekçeleri
Karşıoy yazılarında, çoğunluk görüşüne katılmayan üyeler öncelikle Anayasa Mahkemesi’nin önceki kararlarındaki kendi karşıoy gerekçelerine atıf yapmışlardır. Özellikle yeminli mali müşavirlik sınavının adil, tarafsız ve mevzuata uygun yapılmasının kamu yararıyla doğrudan ilgili olduğu vurgulanmıştır. Kanun, sınav komisyonunun oluşumunda Bakanlığa belirleyici rol vermişken, sınavın usul ve esaslarının belirlenmesinde de Bakanlığın uygun görüşünün alınmasının doğal bir gereklilik olduğu ifade edilmiştir.
Karşıoyda, bu düzenlemenin meslek kuruluşunun özerkliğini ihlal etmediği, aksine Kanun’un Bakanlığa verdiği yetki ve görevlerin etkili şekilde yerine getirilmesini sağladığı belirtilmiştir. Sınav komisyonunun yapısı ve sınavın niteliği dikkate alındığında, uygun görüş şartının hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından zorunlu olduğu savunulmuştur.
Avukatlar ve Hukuk Profesyonelleri İçin Değerlendirme
Bu karar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerkliği ile idari vesayet denetimi arasındaki dengeyi yeniden tesis etmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Avukatlar ve mali müşavirlik mesleği mensupları bakımından, Birliğin yönetmelik çıkarma yetkisinin Bakanlığın veto yetkisine tabi olmaktan kurtulması, mesleki özerkliğin güçlenmesi anlamına gelmektedir.
Karar, benzer düzenlemelerin bulunduğu diğer meslek kanunları (mühendislik, mimarlık, eczacılık vb.) için de emsal teşkil edecektir. Özellikle sınav, staj, sicil ve disiplin yönetmeliklerinde bakanlık uygun görüşü veya onay şartı bulunan hükümlerin Anayasa Mahkemesi denetimine açık hale geldiği görülmektedir.
Hukuk profesyonelleri, bundan böyle meslek odalarının çıkardığı yönetmeliklerin idari vesayet denetiminde “uygun görüş” yerine “yazılı görüş” veya “görüş alma” gibi daha hafif vesayet araçlarının kullanılabileceğini öngörmelidir. Aksi takdirde, Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihadı doğrultusunda iptal riski yüksek olacaktır.
Ayrıca karar, idari yargıda açılacak davalarda meslek kuruluşlarının özerkliğine vurgu yapılmasını ve idari işlemlerin iptali taleplerinde Anayasa’nın 124. ve 135. maddelerinin daha etkin şekilde ileri sürülmesini teşvik etmektedir.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin 2026/25 sayılı kararı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının Anayasal özerkliğinin sınırlarını netleştirmiş ve idarenin aşırı vesayet yetkisini sınırlamıştır. Bu karar, mesleki kuruluşların kendi mevzuatlarını daha bağımsız şekilde oluşturabilmelerinin hukuki zeminini güçlendirmektedir.
Okuma Süresi: 12 dakika
Etiketler: Anayasa Mahkemesi, Meslek Özerkliği, 3568 sayılı Kanun, İdari Vesayet, Yönetmelik, Mali Müşavirlik Sınavı, Anayasa Madde 124, Anayasa Madde 135
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İş Sözleşmesinin Haksız Feshine Karşı İşe İade Davası: Şartları, Usulü ve Sonuçları
İş Kanunu kapsamında belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan ve iş güvencesinden yararlanan işçilerin, geçerli sebep olmaksızın işten çıkarılması halinde açabileceği işe iade davasının hukuki çerçevesi, arabuluculuk şartı, yargılama süreci ve olası sonuçları detaylı biçimde ele alınmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 2023/1011 Başvuru Numaralı Kararı: FETÖ/PDY İlişkisi Nedeniyle Kamu Görevinden Çıkarma ve Özel Hayata Saygı Hakkı
Anayasa Mahkemesi, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan bir emniyet mensubunun bireysel başvurusunu incelemiş; özel hayata saygı hakkı ve masumiyet karinesi iddialarını değerlendirmiştir. Karar, OHAL döneminde alınan tedbirlerin Anayasa'nın 15. maddesi çerçevesinde ölçülülüğünü ele almakta ve kodlama verilerinin delil değeri üzerine önemli tespitler içermektedir.