AYM’nin 2021/62842 Başvuru Numaralı Kararı: Ceza İnfaz Kurumunda Yumuşak Oda Uygulaması ve Eziyet Yasağı
Lawantra
27.06.2026
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü’nün 11/3/2026 tarihli ve 2021/62842 başvuru numaralı kararı, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başvurucunun travma ve doku hasarı önleyici yumuşak odada tutulması, sakalının kesilmesi ve soruşturmanın etkisizliği nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasını incelemiştir.
Adalet Bakanlığı Başkontrolörlüğü’nün 30 Ekim 2018 denetimi sonucunda yumuşak odada kötü muamele yapıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştur. Tutanakta, odanın disiplin aracı olarak kullanıldığı, ellerin ve ayakların arkadan bağlanmasının işkenceyi çağrıştırdığı belirtilmiştir. Başsavcılık soruşturmasında 142 kişinin odada tutulduğu tespit edilmiş; başvurucu 1 Şubat 2017’de yaklaşık 3 saat odada tutulmuştur.
Olay tutanağına göre başvurucu yemek karavanalarını fırlatmış, temizlik sıvısını içmeye çalışmıştır. Kendisine ve çevresine zarar vermemesi için müdür talimatıyla odaya alınmıştır. Başvurucu, copla sürüklenerek iç çamaşırı kalacak şekilde soyulduğunu, domuz bağıyla bağlandığını, sakalının zorla kesildiğini iddia etmiştir. Kamera görüntüleri, başvurucunun elleri ve ayakları arkadan bağlanarak yüzüstü tutulduğunu, sakalının kesildiğini doğrulamaktadır.
Başsavcılık, 20 Ekim 2021’de kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararda, odada tutulmanın suç unsuru oluşturmadığı, kıyafetlerin çıkarılmasının güvenlik gerekçesiyle haklı olduğu, hijyen nedeniyle sakalın kesildiği belirtilmiştir. İtiraz, Sulh Ceza Hâkimliği’nce reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, iddiaları Anayasa m. 17/3 kapsamında incelemiştir. Güç kullanmanın gerekli olmadığı hallerde fiziksel müdahalenin yasağı ihlal edeceği vurgulanmıştır (Ali Rıza Özer, K.K. kararları). Yumuşak oda uygulamasının son çare olması, öncesinde doktor raporu alınması ve kamera ile izlenmesi gerektiği Bakanlık görüşünde de belirtilmiştir.
Mahkeme, başvurucunun ellerinin ve ayaklarının arkadan bağlanarak 3 saat tutulmasının gerekliliğinin ortaya konulamadığını, öncesinde sağlık raporu alınmadığını tespit etmiştir. Sakal kesme iddiası ise delil yetersizliği nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Soruşturmada ise delillerin yeterince toplanmadığı, somut olay özelinde değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
Sonuç olarak eziyet yasağının maddi ve usul boyutlarının ihlal edildiğine karar verilmiş, yeniden soruşturma ve net 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Karar, ceza infaz kurumlarında zor kullanma tedbirlerinin ölçülülüğü, yumuşak oda uygulamasının hukuki sınırları ve soruşturma makamlarının özen yükümlülüğü açısından avukatlar için önemli bir emsaldir. Avukatlar, benzer başvurularda kamera kayıtlarının incelenmesini, sağlık raporlarının alınmasını ve idari/cezai yolların birlikte takip edilmesini tavsiye etmelidir.
(Yaklaşık 1050 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2021/232 E., 2022/415 K. Sayılı Kararı: Hakimlerin Tahliye Kararlarında Takdir Hakkı ve Görevi Kötüye Kullanma Suçu
Ceza Genel Kurulu, MİT tırları soruşturmasında verilen tahliye kararının yargı takdiri kapsamında kaldığını belirterek görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükmünü onamıştır. Karar, delil standardı, CMK 100-101 maddeleri ve yargı bağımsızlığını detaylı incelemektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/551 E., 2010/598 K. Sayılı Kararı: Hakimlerin Hukuki Sorumluluğu ve Tutuklama Kararlarının Gerekçelendirilmesi
Hukuk Genel Kurulu, hakimlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin HUMK 573/2 maddesi ile CMK 141-144 maddeleri arasındaki ilişkiyi incelemiş, tutukluluğun devamına ilişkin gerekçesiz kararın ağır kusur oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, yargı bağımsızlığı, masumiyet karinesi ve AİHS hükümlerini detaylı analiz etmektedir.