AYM'nin 2021/39476 Başvuru Numaralı Kararı: Ceza İnfaz Kurumunda Slogan Atma ve Disiplin Cezası
Lawantra
25.06.2026
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 2021/39476 başvuru numaralı bireysel başvuruda, ceza infaz kurumunda slogan atma nedeniyle disiplin cezası verilmesi, Cumhuriyet savcısının görüşünün tebliğ edilmemesi, tanık dinletme talebinin reddi ve SEGBİS ile duruşma yapılması nedeniyle ifade özgürlüğü, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama ve duruşmada hazır bulunma haklarının ihlal edildiği iddialarını incelemiştir. Karar, 16 Aralık 2025 tarihinde verilmiş olup Resmi Gazete'de 24 Haziran 2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Başvurucular D.Ş. ve İ.K., İzmir 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlüdür. 17 Mayıs 2021'de diğer hükümlülerle birlikte kapılara vurarak "Direne direne kazanacağız", "Sohbet hakkımız engellenemez, kitap hakkımız engellenemez, basına medyaya özgürlük" sloganları atmışlardır. Tutanak, eylemin kurum işleyişini ve güvenliğini aksattığını belirtmiştir. Disiplin Kurulu, 27 Mayıs 2021'de 5275 sayılı Kanun'un 42/2-e, 43/1 ve 48/2 maddeleri uyarınca üç ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası vermiştir. Başvurucular, savunmalarını yüz yüze yapmak istediklerini belirterek infaz hâkimliğine şikayette bulunmuştur.
İnfaz Hâkimliği, savcılık görüşünü aldıktan sonra SEGBİS ile savunma alınmasına karar vermiş, yüz yüze savunma ve avukat taleplerini reddetmiştir. 30 Haziran 2021 kararında, slogan atmanın disiplin suçu olduğu, kurum düzeninin bozulduğu gerekçesiyle itirazları reddetmiştir. İtiraz üzerine İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Ağustos 2021'de itirazları kesin olarak reddetmiştir. Başvurucular, nihai kararı 13 Ağustos 2021'de öğrenerek 31 Ağustos 2021'de Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
5275 sayılı Kanun'un 37. maddesi, disiplin cezalarının düzenli yaşam, güvenlik ve disiplin için uygulanacağını; 42. maddesi, slogan atmanın haberleşme araçlarından yoksun bırakma cezasını gerektirdiğini; 43. maddesi, ziyaretçi yasağını; 48. maddesi, cezanın tekrarında üst ceza uygulanmasını düzenlemektedir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesi, şikayet üzerine savunma alınmasını ve delillerin toplanmasını öngörmektedir. Yönetmelik hükümleri, iyi hal değerlendirmesini ve itiraz yolunu detaylandırmaktadır.
Yargıtay kararları (örneğin E.2022/8372 K.2022/7298), infaz hâkimliğinin yerindelik denetimi yapamayacağını, iyi halin idare ve gözlem kurulunca belirlendiğini vurgulamaktadır. AİHM içtihatları (Alican Demir/Türkiye, Del Rio Prada/İspanya), şartlı tahliye ve disiplin cezalarında kanunilik ve takdir yetkisini ele almaktadır.
Anayasa Mahkemesi, iddiaları Anayasa'nın 26. maddesi (ifade özgürlüğü) ve 36. maddesi (adil yargılanma) kapsamında incelemiştir. Slogan atma eyleminin disiplin suçu oluşturması için 5275 sayılı Kanun'un 37. maddesindeki genel unsurların (düzenli yaşamı engelleme) gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Eylem, toplu ve örgütsel nitelikte olup kurum güvenliğini tehdit ettiği için disiplin cezası ölçülü bulunmuştur. İfade özgürlüğü ihlali iddiası oyçokluğuyla reddedilmiştir.
Adil yargılanma iddialarında, savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi anayasal ve kişisel önemden yoksun kabul edilmiş; tanık dinletme talebinin itiraz aşamasında ileri sürülmesi örtülü feragat olarak değerlendirilmiştir. SEGBİS ile duruşma, COVID-19 ve iş yoğunluğu gerekçeleriyle orantılı bulunmuştur. Karşıoylarda, slogan atmanın otomatik disiplin suçu sayılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği, duruşmada hazır bulunma hakkının esasa ilişkin olduğu belirtilmiştir.
Karar, disiplin cezalarında kanunilik, iyi hal değerlendirmesi, yargısal denetim ve adil yargılanma ilkelerini detaylandırmaktadır. Avukatlar için, disiplin soruşturmalarında savunma hakkının etkin kullanılması, tanık taleplerinin ilk aşamada ileri sürülmesi, SEGBİS kararlarına itiraz gerekçelerinin somutlaştırılması önem arz etmektedir. Karar, ceza infaz kurumlarında protesto eylemlerinin sınırlarını ve yargısal denetimin kapsamını belirleyen emsal niteliğindedir. (Kelime sayısı: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay Kararı: Babaanne ve Dedenin Torunlarla Kişisel İlişki Talebi Reddedildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babaanne ve dedenin torunlarla kişisel ilişki talebini reddetmiştir. Karar, babanın yurt dışında yaşamasının olağanüstü hal sayılmayacağını, babaya tanınan kişisel ilişki süresinin yeterli olduğunu vurgulamaktadır.
AYM'nin 2022/6576 Başvuru Numaralı Kararı: Yetki Belgesine Aykırı Taşıma ve İdari Yaptırım
Anayasa Mahkemesi, D2 yetki belgesine aykırı yolcu taşımacılığı nedeniyle verilen idari yaptırımın suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, 4925 sayılı Kanun'un 26 ve 34. maddeleri ile Yönetmelik hükümlerinin kanunilik şartını taşımadığını vurgulamaktadır.