Avukatların Kişisel Verilerin Korunması Alanında Yaşadığı Güncel Sorunlar Çalıştayı Gerçekleştirildi
Lawantra
23.06.2026
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Komisyonu tarafından düzenlenen “Avukatların Kişisel Verilerin Korunması Alanında Yaşadığı Güncel Sorunlar Çalıştayı”, avukatlık mesleğinin icrasında karşılaşılan KVKK kaynaklı yapısal engellerin tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Komisyon Koordinatörü Av. Ali Bayram ile Komisyon Sözcüsü Av. Bahar Didem Sağın yapmıştır.
Av. Ali Bayram, konuşmasına kısa süre önce vefat eden TBB Delegesi ve İzmir Barosu eski Başkanı Av. Özkan Yücel’i anarak başlamış, demokratik hukuk devletinin temelinin bağımsız savunma olduğunu vurgulamıştır. Son yıllarda KVKK’nın savunma hakkı ve hak arama özgürlüğü üzerinde yarattığı olumsuz etkilere dikkat çeken Bayram, kamu kurumları, bankalar ve sigorta şirketlerinin KVKK hükümlerini genişletici ve hatalı biçimde yorumlayarak avukatların bilgi ve belge taleplerini sistematik olarak reddettiğini belirtmiştir. Bu durumun silahların eşitliği ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, zira kamu kurumlarının ve finansal kuruluşların verilere sınırsız erişimine karşılık avukatların aynı verilere ulaşamaması nedeniyle savunma imkanının fiilen kısıtlandığı ifade edilmiştir.
Bayram, adil yargılanma hakkının yalnızca mahkeme önünde usul güvencelerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda delillere ve bilgiye ulaşma hakkını da içerdiğini hatırlatmıştır. Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinin avukatlara kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi ve belge isteme yetkisi verdiğini, ancak KVKK uygulamalarının bu yetkiyi etkisizleştirdiğini dile getirmiştir. Kişisel verilerin korunması amacının bilgi akışını durdurmak değil, verilerin hukuka uygun işlenmesini güvence altına almak olduğunu belirten Bayram, mevcut uygulamanın hem avukatın hem de müvekkilin hak kaybına yol açtığını vurgulamıştır.
Çözüm önerileri arasında, yargı reformu çalışmalarına baroların etkin katılımının sağlanması, Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesinde KVKK kaynaklı engelleri giderecek düzenleme yapılması ve sigorta ile bankacılık sektöründeki veri güvenliği adı altındaki kısıtlamaların yeniden ele alınması yer almaktadır. Hasar danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların kişisel verileri ticari amaçla kullanmasının yarattığı risklere de dikkat çekilmiştir. Sır saklama yükümlülüğünün hak arama özgürlüğünü ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmaması gerektiği, müvekkil adına hareket eden avukatların bilgi edinme taleplerine ilişkin açık ve bağlayıcı yasal düzenlemelerin acilen yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Komisyon Sözcüsü Av. Bahar Didem Sağın ise çalıştayın teorik tartışmaların ötesine geçerek adliye koridorlarında, icra dairelerinde ve kamu kurumlarında avukatların karşılaştığı “KVKK barikatları”na odaklandığını belirtmiştir. KVKK’nın hak arama özgürlüğü, bilgi edinme yetkisi ve savunma hakkı önünde engel oluşturmaması gerektiğini vurgulayan Sağın, Türkiye Barolar Birliği çatısı altında somut, dengeli ve sahada uygulanabilir çözüm önerileri üretmeyi amaçladıklarını kaydetmiştir.
Çalıştayda beş ayrı masa kurulmuş, her masada sorunun tespiti, mevzuattaki çelişkiler, yargı kararlarındaki yaklaşımlar ve somut çözüm önerileri tartışılmıştır. Avukatların banka ve sigorta şirketlerinden müvekkil hesap hareketleri, poliçe bilgileri, hasar dosyaları gibi kritik belgelere KVKK gerekçesiyle erişememesi, icra dosyalarında borçlu malvarlığı sorgulamalarında karşılaşılan engeller, kamu kurumlarının “kişisel veri” gerekçesiyle bilgi verme yükümlülüğünü fiilen askıya alması gibi konular detaylı biçimde ele alınmıştır.
Çalıştay sonuç bildirgesinde, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 28. maddesinin istisnalar hükmünün savunma hakkı lehine daha geniş yorumlanması, Avukatlık Kanunu’nda açık yetki düzenlemesi yapılması, Kurum’un (KVKK) bağlayıcı görüş ve rehberliklerinde avukatlık mesleğinin özel durumu dikkate alınması gibi öneriler öne çıkmıştır. Ayrıca, silahların eşitliği ilkesinin bir parçası olarak avukatların bilgi edinme hakkının anayasal teminat altına alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu çalıştay, avukatlık mesleğinin dijitalleşme ve veri koruma rejimi karşısında yaşadığı yapısal sorunlara dikkat çeken önemli bir mesleki etkinliktir. Elde edilen bulgular ve öneriler, TBB tarafından ilgili bakanlıklara, KVKK Kurumu’na ve yasama organına iletilecektir. Avukatlar açısından, müvekkil menfaatini koruma yükümlülüğü ile veri koruma yükümlülüğü arasındaki dengeyi kurmak, mesleki etik ve hukuki özenin temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Çalıştay, bu dengenin mevzuat yoluyla daha adil biçimde kurulması gerektiğine dair güçlü bir meslek mesajı vermiştir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı Kararı: Karakolda Darp ve Hakaret İddiasının İftira Suçu Olarak Değerlendirilmesi
Yargıtay, karakolda ifadesi alınırken darp ve hakaret gördüğünü iddia eden sanığın, tanık beyanları ve sağlık raporlarıyla çelişen şikayetinin iftira suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Karar, isnat kastının belirlenmesinde tanık ve rapor delillerinin önemini vurgulamaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı Kararı: İnfaz Kurumunda Darp İddiası ve İftira Suçu
Yargıtay, infaz kurumunda kavga olayına karışmadığı halde memurlara darp isnadında bulunan hükümlü sanığın eylemini zincirleme iftira suçu olarak nitelendirmiş ve mahkumiyet hükmünü onamıştır. Karar, kamera görüntüleri ve raporların isnat kastının belirlenmesindeki rolünü vurgulamaktadır.