Avukatın Özensiz Davranışının Haklı Azil Nedeni Olduğu: Yargıtay 13. HD 2009/8351 E., 2009/14675 K. Kararı
Lawantra
04.06.2026
Avukat-müvekkil arasındaki vekalet ilişkisi, temelde güven unsuruna dayanır. Bu güvenin sarsılması durumunda müvekkilin avukatını azletme hakkı bulunmaktadır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2009/8351 Esas, 2009/14675 Karar sayılı ilamı, avukatın aynı borçluya karşı yürütülen farklı icra takiplerinde gösterdiği farklı davranışların özensizlik olarak nitelendirilebileceğini ve bunun haklı azil nedeni oluşturabileceğini ortaya koymuştur.
Olayda, davacı avukat, dava dışı bir kişi adına başlattığı icra takibindeki alacağın davalıya temlik edilmesi üzerine davalının vekaletini alarak takibe devam etmiştir. Daha sonra davalı tarafından haksız azledildiğini iddia ederek vekalet ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı ise avukatın, aynı kooperatif aleyhine babası adına yürüttüğü başka bir dosyada bankalara haciz yazısı yazdırarak tahsilat sağladığı halde, kendisine ait dosyada yalnızca taşınmaz haczi ile yetinmesini gerekçe göstererek azlin haklı olduğunu savunmuştur.
İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermiştir. Kararın davalı tarafından temyizi üzerine dosya Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’ne gelmiştir.
Daire, maddi olayları şu şekilde tespit etmiştir: Davacı avukat, dava dışı … adına … 2. İcra Dairesi’nin 2007/1304 Esas sayılı dosyası ile SS. … Konut Yapı Kooperatifi aleyhinde takip başlatmıştır. Alacağın 6 Mart 2008 tarihinde davalıya temlik edilmesi üzerine davalının vekaletini alarak takibe devam etmiştir. Aynı kooperatif aleyhine Nevzat Tekeli tarafından açılan … İcra Dairesi’nin 2007/1124 Esas sayılı dosyasında ise davalının babası alacaklı konumundadır. Avukat, babaya ait dosyada borçlunun bankalardaki alacaklarına haciz konulması için yazılar yazdırarak paraların dosyaya aktarılmasını sağlamış, ancak davalıya ait dosyada yalnızca gayrimenkul haczi ile yetinmiştir.
Uyuşmazlık, azlin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında yoğunlaşmıştır. Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrası, avukatın kusur veya ihmalinden dolayı azledilmesi halinde ücretin ödenmeyeceğini hükme bağlamaktadır. Daire, avukatın aynı borçluya karşı yürütülen iki ayrı dosyada farklı yöntemler uygulamasını değerlendirmiş ve davalıya ait dosyada üçüncü şahıslara haciz ihbarnamesi göndermemek suretiyle daha çabuk ve kolay tahsil edilebilecek alacağın tahsil sürecini geciktirdiğini tespit etmiştir.
Vekalet ilişkisinin güvene dayalı bir sözleşme olduğu vurgulanmış, avukatın tevdi edilen işlerde özensiz davranmasının müvekkilinin güvenini sarstığı belirtilmiştir. Bu nedenle müvekkilin avukatını azletmekte haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Haklı azil halinde avukat herhangi bir ücret talep edemeyecektir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin bu yönü gözetmeden yazılı gerekçeyle davayı kabul etmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş, kararın davalı yararına bozulmasına hükmetmiştir. Kararda ayrıca peşin alınan temyiz harcının iadesine de karar verilmiştir.
Bu karar, avukatların mesleki özen yükümlülüğünü (Avukatlık Kanunu m.34) bir kez daha hatırlatmaktadır. Aynı borçluya karşı birden fazla dosya yürüten avukatın, her dosyada müvekkilinin menfaatini azami ölçüde koruyacak şekilde hareket etmesi gerektiği açıktır. Bir dosyada etkin tahsil yöntemleri (banka haczi) uygularken diğer dosyada daha pasif yöntemlerle (sadece gayrimenkul haczi) yetinmek, müvekkil nezdinde güven kaybına yol açabilecektir.
Karar aynı zamanda haklı azil kavramının geniş yorumlanabileceğini göstermektedir. Müvekkilin, avukatın davranışlarında özen eksikliği gördüğü takdirde azil hakkını kullanabileceği, bu durumda avukatın ücret hakkının ortadan kalkacağı vurgulanmıştır. Bu içtihat, avukatların özellikle icra ve iflas takiplerinde gösterdikleri özeni titizlikle değerlendirmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.
Uygulamada avukatlar, birden fazla müvekkilin aynı borçlu aleyhine yürüttüğü takiplerde çıkar çatışması riskini de göz önünde bulundurmalıdır. Her ne kadar somut olayda çıkar çatışması doğrudan tartışılmamış olsa da, farklı müvekkillerin menfaatlerinin çatışabileceği durumlarda Avukatlık Kanunu ve Meslek Kuralları çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması zorunludur.
Sonuç olarak Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2009/8351 E., 2009/14675 K. sayılı kararı, avukatlık mesleğinde özen borcunun ihlalinin haklı azil nedeni oluşturabileceğini net biçimde ortaya koymuştur. Bu karar, avukatların mesleki sorumluluklarını yerine getirirken her dosya özelinde müvekkilin menfaatini en üst düzeyde korumak zorunda olduklarını bir kez daha hatırlatmaktadır. Hukuk profesyonelleri, özellikle tahsilat odaklı dosyalarda yöntem seçiminin müvekkil nezdinde yaratacağı algıyı dikkate almalı, olası azil risklerini en aza indirmek için şeffaf ve etkin bir iletişim sürdürmelidir.
Karar, aynı zamanda müvekkiller açısından da önemli bir emsal teşkil etmektedir. Avukatın davranışlarında özen eksikliği gördüklerinde haklı azil yoluna gidebileceklerini ve bu durumda avukatın ücret talebinde bulunamayacağını göstermektedir. Bu içtihat, vekalet ilişkisinde karşılıklı güvene dayalı dengenin korunması açısından değerlidir. (Toplam kelime: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.