Av. Mert Dank Adı Kullanılarak Gerçekleştirilen Dolandırıcılık Girişimleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu ve Hukuki Değerlendirme
Lawantra
05.06.2026
Son dönemde avukat isimleri kullanılarak yürütülen dolandırıcılık faaliyetleri, hukuk camiası ve vatandaşlar açısından ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu kapsamda Avukat Mert Dank, kendi adının kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığına ilişkin çok sayıda bildirim aldığını belirterek, kamuoyunu aydınlatmak üzere önemli bir duyuru yayınlamıştır.
Duyuruya göre, dolandırıcılar vatandaşlara SMS, telefon aramaları ve çeşitli iletişim kanalları üzerinden ulaşarak "dosya borcunuz bulunmaktadır", "hakkınızda icra takibi başlatılacaktır", "ödeme yapmazsanız yasal işlem uygulanacaktır", "karar öncesi tarafınıza tanınan sürenin sonuna gelinmiştir" veya "birimimize gelen soruşturma dosyanızın incelemesi sonuçlanmıştır" gibi ifadelerle psikolojik baskı kurmaktadır. Bu kişiler kendilerini "Av. Mert Dank" olarak tanıtmakta ve çeşitli tutarlarda ödeme talep etmektedir.
Avukat Mert Dank, bu tür aramaların, mesajların ve ödeme taleplerinin kendisiyle hiçbir bağlantısının bulunmadığını, kullandığı telefon numaralarının kendisine ait olmadığını ve söz konusu şahısların hiçbir surette kendisi tarafından yetkilendirilmediğini vurgulamıştır. Dolandırıcıların ne adına hareket ettiği, ne de herhangi bir hukuki dosya kapsamında vatandaşlarla iletişime geçtiği yönünde bir yetkilerinin mevcut olmadığını açıkça ifade etmiştir.
Hukuki Boyut ve Avukatların Sorumluluğu
Bu tür olaylar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları kapsamında değerlendirilmektedir. Özellikle bir avukatın isminin kötüye kullanılması, hem mesleki itibar açısından hem de TCK m. 53 kapsamında ek yaptırım gerektirebilecek bir durum yaratmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca avukatların mesleki onur ve güvenilirliği zedelenemez; bu tür sahte kullanımlar neticesinde mağdur olan avukatların da ayrıca haklarını araması mümkündür.
Meslektaşlarımızın bu tür vakalarla karşılaştığında dikkat etmesi gereken en önemli husus, vatandaşları resmi kanallar üzerinden bilgilendirme yükümlülüğüdür. e-Devlet sistemi, Vatandaş UYAP portalı ve Baro Sicil sorgulamaları, herhangi bir hukuki işlemin varlığının teyidi açısından en güvenilir kaynaklardır. Dolandırıcıların sıkça kullandığı yöntemlerden biri de sahte UYAP bildirimleri veya resmi kurumları taklit eden SMS’lerdir. Bu nedenle avukatlar, müvekkillerini ve kamuoyunu bu konuda bilinçlendirmekle de mesleki bir sorumluluk taşımaktadır.
Vatandaşlara ve Avukatlara Pratik Öneriler
Duyuruda belirtilen önemli uyarılar, hukuk profesyonelleri açısından da yol göstericidir:
- Vatandaşlar, kendilerine “avukat” sıfatıyla ulaşan kişileri Baro’nun resmi internet sitesi veya UYAP Avukat Portal üzerinden mutlaka doğrulamalıdır.
- Bilinmeyen IBAN numaralarına, şahsi banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına ödeme yapılmamalıdır. Tüm yasal ödemeler yalnızca resmi kurumların (Vergi Dairesi, SGK, Mahkeme veznesi vb.) sistemleri üzerinden gerçekleştirilmelidir.
- Şüpheli durumlarda gelen SMS, çağrı kaydı, istenen hesap bilgileri derhal kaydedilmeli ve hiçbir ödeme yapılmadan en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı’na veya kolluk kuvvetlerine başvurulmalıdır.
- Mağduriyet yaşayan vatandaşlar, 155 veya 156 numaralı ihbar hatlarını da kullanabilir.
Avukatlar açısından ise kendi isimlerinin kötüye kullanıldığını tespit ettikleri anda derhal bir kamuoyu duyurusu yayınlamaları, Baro’ya bilgi vermeleri ve gerekli suç duyurusunda bulunmaları büyük önem taşımaktadır. Zira pasif kalmak, ileride oluşabilecek daha büyük mağduriyetler ve mesleki itibar kaybı açısından risk teşkil edebilir.
Sonuç ve Mesleki Değerlendirme
Bu olay, dijitalleşen dünyada avukatlık mesleğinin karşı karşıya kaldığı yeni nesil tehditlerin bir örneğidir. Özellikle pandemi sonrası dönemde artan uzaktan iletişim ve dijital dolandırıcılık teknikleri, hukuk profesyonellerini daha dikkatli ve proaktif olmaya zorlamaktadır. Avukatların kendi isimlerini koruma yükümlülüğü, aynı zamanda mesleğin genel itibarını koruma sorumluluğunu da içermektedir.
Hukuk camiası olarak bu tür girişimlere karşı ortak bir duruş sergilemek, vatandaşların hukuki sürece olan güvenini korumak açısından kritik öneme sahiptir. Herhangi bir şüphe durumunda resmi kanalların kullanılması, hem maddi kayıpların önlenmesi hem de dolandırıcıların cezalandırılması bakımından en etkili yöntem olmaya devam etmektedir.
Konuyla ilgili olarak Cumhuriyet savcılıklarınca yürütülen soruşturmaların titizlikle takip edilmesi, benzer vakaların önlenmesi açısından da önemlidir. Avukat Mert Dank’ın yaptığı bu duyuru, meslektaşlarına da örnek teşkil edecek niteliktedir ve hukuki farkındalığın artırılması bakımından değerli bir katkı sunmaktadır.
Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Avukatlar ve hukuk profesyonelleri, benzer vakalarla karşılaştıklarında derhal ilgili barolara ve kolluk kuvvetlerine bilgi vermelidir. Unutulmamalıdır ki, mesleki dayanışma ve hızlı müdahale, bu tür organize dolandırıcılık şebekelerinin en büyük korkusudur.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Edirne Bölge İdare Mahkemesi Resmen Kuruldu: Yargı Çevreleri Yeniden Belirlendi
Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Edirne Bölge İdare Mahkemesi kuruldu. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin yeni mahkemenin yargı çevresine dahil edilmesiyle birlikte İstanbul ve Bursa Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri de yeniden düzenlendi.
Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görseller Kullanılarak MİT İlişkisi İddiasında Bulunan Şüpheli Gözaltına Alındı
Gaziantep’te yapay zeka teknolojisi kullanarak kendisini MİT ve üst düzey kamu yöneticileriyle bağlantılı gösterdiği belirlenen şüpheli B.N.E., ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma’ suçundan gözaltına alındı. Olay, dijital manipülasyon ve kişisel verilerin korunması hukuku açısından önemli bir emsal oluşturabilir.