Anayasa Mahkemesi’nin 2025/5 E., 2026/68 K. sayılı Kararı: Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda Cumhurbaşkanına Tanınan Ek Teşvik Yetkisi ve Yönetici Şirketin Bilgi ve Belge Sunma Yükümlülüğü
Lawantra
17.06.2026
Anayasa Mahkemesi, 26 Mart 2026 tarihli 2025/5 E., 2026/68 K. sayılı kararıyla, 20 Ekim 2022 tarihli 7419 sayılı Kanun’un 5. ve 10. maddeleriyle 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda yapılan değişiklikleri incelemiştir. İptal davası, TBMM üyeleri tarafından açılmıştır.
I. İptal Edilen Kurallar
A. 4737 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasına eklenen ikinci cümle: “Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilir.”
B. 4/D maddesinin on birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “her türlü belge ve bilgiyi” ibaresi.
II. Ek Teşvik Yetkisine İlişkin Değerlendirme
Mahkeme, hukuki belirlilik ilkesinin Anayasa’nın 2. maddesinin gereği olduğunu vurgulamıştır. Teşviklerin konusu, kapsamı, yararlanma şartları ve iptal nedenleri konusunda kanunda veya başka bir kanunda herhangi bir çerçeve çizilmediği görülmüştür. Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin genel çerçevesi belirlenmemiş, temel ilke ve esaslar ortaya konulmamıştır. Bu nedenle kural, yatırımcılar açısından öngörülebilirlik taşımamakta, keyfî uygulamalara açık hâle gelmektedir.
Mahkeme, kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğuna oyçokluğuyla karar vermiştir. İptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
III. “Her Türlü Belge ve Bilgi” İbaresine İlişkin Değerlendirme
Yönetici şirketin Bakanlığın talebi üzerine faaliyetleriyle ilgili her türlü belge ve bilgiyi sunma yükümlülüğü, hem gerçek kişilerin kişisel verilerinin korunmasını isteme hakkını (Anayasa m. 20) hem de tüzel kişilerin mülkiyet hakkını (Anayasa m. 35) sınırlamaktadır.
Kişisel veriler yönünden kanunilik, meşru amaç, elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkeleri incelenmiş; endüstri bölgelerinin millî ekonomi açısından önemine binaen Bakanlığın denetim görevini yerine getirebilmesi için bilginin gerekli olduğu kabul edilmiştir. 6698 sayılı Kanun’un genel hükümlerinin yeterli güvence sağladığı sonucuna varılmıştır.
Ancak tüzel kişilerin mülkiyet hakkı yönünden, elde edilen verilerin saklanma süresi, imha usulü, itiraz hakkı, amacı dışında kullanımın önlenmesi ve kötüye kullanıma karşı denetim mekanizmalarına ilişkin kanuni güvencelerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle sınırlamanın orantısız olduğu ve Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İptal edilen ibare nedeniyle fıkranın kalan kısmı da uygulanamaz hâle geldiğinden birlikte iptal edilmiştir.
IV. Karşıoy ve Farklı Gerekçeler
Bazı üyeler, ek teşvik yetkisinin belirlilik ilkesine aykırı olmadığını, endüstri bölgelerinin amacının Kanun’da açıkça tanımlandığını belirterek iptale katılmamışlardır. “Her türlü belge ve bilgi” ibaresi yönünden ise bazı üyeler, tüzel kişilerin kişisel verilerinin korunması hakkının Anayasa m. 20 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, mülkiyet hakkı yerine bu hakkın ölçü norm alınması gerektiğini savunmuşlardır.
V. Kararın Hukuki ve Pratik Sonuçları
Karar, Cumhurbaşkanına tanınan ek teşvik yetkisinin kanuni çerçevenin çizilmediği durumlarda belirlilik ilkesini ihlal edeceğini açıkça ortaya koymuştur. Yönetici şirketlerin bilgi sunma yükümlülüğünde ise veri koruma ve mülkiyet haklarına ilişkin asgari güvencelerin kanunda yer almasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
Avukatlar için karar, şu noktalarda yol göstericidir:
- Teşvik düzenlemelerinde kanuni belirlilik ve öngörülebilirlik şartı aranmalıdır.
- Tüzel kişilerin ticari sır, müşteri portföyü, fikri haklar gibi ekonomik değer taşıyan verilerinin korunması, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmelidir.
- İdari denetim yetkilerinin sınırlarının kanunla açıkça belirlenmesi, keyfî uygulamalara karşı güvence oluşturmaktadır.
İptal kararlarının dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi, kanun koyucuya yeni düzenleme için süre tanımıştır. Bu süre içinde endüstri bölgeleri mevzuatının Anayasa’ya uygun biçimde revize edilmesi beklenmektedir.
Okuma Süresi: 13 dakika
Etiketler: Anayasa Mahkemesi, Endüstri Bölgeleri, Ek Teşvik, Belirlilik İlkesi, Kişisel Verilerin Korunması, Mülkiyet Hakkı, Yönetici Şirket, 4737 sayılı Kanun
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Gemi İşletmecisinin İcradan Ödeme Yapması ve İstirdat Davasında Aktif Husumet: Yargı Kararı İncelemesi
Gemiye konulan haciz ve seferden men kararının kaldırılması için icra dosyasına ödeme yapan işletmecinin, ödediği bedelin iadesi için açtığı istirdat davasında aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı, donatan-işletmeci ilişkisi açısından önemli bir emsal oluşturmaktadır.
Hekimin Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası ve Malpraktis Davalarında Gerçek Riskler: Sigorta Tek Başına Yeterli mi?
Malpraktis uyuşmazlıklarında sigorta poliçesinin kapsamı, aydınlatılmış onam eksikliği, sağlık turizmi süreçleri ve manevi tazminat talepleri gibi konular avukatlar için kritik öneme sahiptir. Bu analizde, estetik cerrahi, sağlık turizmi ve komplikasyon yönetimi açısından hukuki riskler detaylı olarak ele alınmaktadır.