Anayasa Mahkemesi’nin 2020/32193 Başvuru Numaralı Kararı: Kişisel Verilerin Alenileştirilmesi ve Kötüniyetli İşlenmesi Bağlamında Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesi
Lawantra
17.06.2026
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 27 Ocak 2026 tarihli 2020/32193 başvuru numaralı kararında, kişisel verilerin “hizmetburada.com” adlı internet sitesinden alınarak pazarlama amacıyla aranması nedeniyle 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasının Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal edip etmediğini incelemiştir.
I. Olayın Özeti
Başvurucu şirket, şikâyetçinin ad, soyad ve telefon bilgilerini “hizmetburada.com” sitesinden temin ettiğini, bu bilgilerin alenileştirilmiş olduğunu ve 6698 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca açık rıza aranmaksızın işlenebileceğini savunmuştur. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, verilerin alenileştirilme amacına aykırı kullanıldığını, bu nedenle veri güvenliği yükümlülüğünün ihlal edildiğini belirterek 100.000 TL idari para cezası vermiştir. Sulh Ceza Hâkimlikleri cezayı 17.828 TL’ye indirmiş, itirazlar reddedilmiştir.
II. Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Mahkeme, Anayasa’nın 38. maddesinin suçta ve cezada kanunilik ilkesini hem suçlar hem de kabahatler için geçerli kabul etmiştir. 6698 sayılı Kanun’un 5. maddesinde “kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” hâli açık rıza aranmayacak istisnalar arasında sayılmış, ancak “alenileştirme amacı” kavramına kanunda yer verilmemiştir. Bu kavram, yalnızca Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Uygulama Rehberi’nde açıklanmıştır.
Mahkeme, kanunda bulunmayan bir kavrama dayanılarak idari para cezası verilmesinin öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Ayrıca veri sorumlusunun tanımı ve sitenin sorumluluğu konusunda da yeterli tartışma yapılmadığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, şikâyet konusu verilerin 6698 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında yorumlanarak idari para cezası uygulanması, kanunilik ilkesinin ihlali olarak kabul edilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
III. Kararın Hukuki Önemi ve Avukatlara Yönelik Çıkarımlar
Karar, idari para cezası niteliğindeki kabahatlerde de suçta ve cezada kanunilik ilkesinin uygulanacağını teyit etmiştir. Özellikle kişisel verilerin korunması alanında, kanunda açıkça yer almayan kavramların (alenileştirme amacı gibi) cezai yaptırım gerekçesi olarak kullanılamayacağını vurgulamaktadır.
Avukatlar, benzer davalarda şu hususlara dikkat etmelidir:
- İdari para cezası gerektiren fiillerin kanunda açık, net ve öngörülebilir şekilde tanımlanması zorunluluğu,
- Rehber, tebliğ veya ikincil düzenlemelerle kanunda yer almayan kavramların cezalandırma gerekçesi yapılamayacağı,
- Alenileştirilmiş verilerin amacına aykırı kullanımının kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının titizlikle incelenmesi,
- Veri sorumlusunun ve veri kaynağının (internet sitesi) sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi.
Karar, kişisel verilerin korunması mevzuatının uygulanmasında kanunilik ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koymuş, idari otoritelerin keyfî yorumlarına karşı önemli bir güvence oluşturmuştur.
Okuma Süresi: 10 dakika
Etiketler: Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru, Suçta ve Cezada Kanunilik, Kişisel Verilerin Korunması, Alenileştirme, 6698 sayılı Kanun, İdari Para Cezası
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Gemi İşletmecisinin İcradan Ödeme Yapması ve İstirdat Davasında Aktif Husumet: Yargı Kararı İncelemesi
Gemiye konulan haciz ve seferden men kararının kaldırılması için icra dosyasına ödeme yapan işletmecinin, ödediği bedelin iadesi için açtığı istirdat davasında aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı, donatan-işletmeci ilişkisi açısından önemli bir emsal oluşturmaktadır.
Hekimin Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası ve Malpraktis Davalarında Gerçek Riskler: Sigorta Tek Başına Yeterli mi?
Malpraktis uyuşmazlıklarında sigorta poliçesinin kapsamı, aydınlatılmış onam eksikliği, sağlık turizmi süreçleri ve manevi tazminat talepleri gibi konular avukatlar için kritik öneme sahiptir. Bu analizde, estetik cerrahi, sağlık turizmi ve komplikasyon yönetimi açısından hukuki riskler detaylı olarak ele alınmaktadır.